ÖZET

Dijitalleşme ile birlikte abonelik temelli iş modelleri, mal ve hizmet sunumunda yaygınlaşmış; bu durum tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasındaki zaten mevcut olan bilgi ve güç asimetrisini daha belirgin hale getirmiştir. Dijital arayüzlerin sunduğu tasarım imkânları, tüketicilerin karar alma süreçlerini yönlendirmeye elverişli bir zemin oluşturmuş ve bu bağlamda “karanlık ticari tasarımlar” olarak adlandırılan uygulamalar önem kazanmıştır. Özellikle abonelik sözleşmelerinin kurulması, devamı ve sona erdirilmesi aşamalarında kullanılan bu tasarımlar, tüketicilerin normal şartlar altında taraf olmayacakları işlemlere yönlendirilmelerine veya istemedikleri sözleşme ilişkilerinin içinde kalmalarına yol açabilmektedir.

Bu çalışmada, karanlık ticari tasarımlar kavramsal ve türsel açıdan ele alınmış ve karanlık ticari tasarımların başlıca türleri hakkında açıklamalara yer verilmiştir. Ardından Türk hukuku çerçevesinde karanlık ticari tasarımların hukuki niteliği değerlendirilmiş; özellikle Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ile Reklam Kurulu kararları üzerinden uygulamadaki görünümü ortaya konulmuştur. Çalışmanın devamında ise abonelik tuzakları kavramı ele alınarak abonelik tuzaklarının başlıca türleri hakkında açıklamalara yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Karanlık Ticari Tasarım, Abonelik, Reklam, Haksız Ticari Uygulama, Tüketici

ABSTRACT

With digitalization, subscription-based business models have become widespread in the provision of goods and services; this development has made the already existing information and power asymmetry between consumers and sellers or service providers more pronounced. The design possibilities offered by digital interfaces have created a favorable environment for steering consumers’ decision-making processes, and within this context, practices referred to as “dark commercial patterns” have gained importance. Especially in the stages of establishing, maintaining, and terminating subscription contracts, such designs may lead consumers to engage in transactions to which they would not normally be a party or to remain bound by contractual relationships they do not desire.

In this study, dark commercial patterns are examined from conceptual and typological perspectives, and explanations are provided regarding their main types. Subsequently, within the framework of Turkish law, the legal nature of dark commercial patterns is evaluated; in particular, their manifestation in practice is demonstrated through the Regulation on Commercial Advertising and Unfair Commercial Practices and the decisions of the Advertising Board. In the continuation of the study, the concept of subscription traps is addressed, and explanations are given regarding the main types of subscription traps.

Keywords: Dark Commercial Pattern, Subscription, Advertising, Unfair Commercial Practice, Consumer

GİRİŞ

Dijitalleşme sürecinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak mal ve hizmet sunumunda abonelik temelli iş modelleri giderek daha önemli bir hale gelmiştir. Video ve müzik platformları, çevrimiçi oyunlar, mobil uygulamalar gibi birçok dijital hizmet abonelik ilişkisi yoluyla tüketicilere sunulmaktadır. Abonelik temelli iş modellerinin satıcı ve/veya çeşitli avantajları bulunmaktadır. Abonelik temelli iş modelleri satıcı ve sağlayıcılara öngörülebilir gelir ve müşteri bağlılığı sağlamaktadır. Bu nedenle tüketicilerle bir abonelik sözleşmesi kurmak ya da mevcut olan bir abonelik sözleşmesinin devamını sağlamak satıcı ve sağlayıcılar açısından önemli bir yere sahiptir.

Dijital platformlarda satıcı ve sağlayıcıların sahip olduğu veriler ile tüketicilerin sahip olduğu veriler arasındaki tüketiciler aleyhine oluşan asimetri, dijital platformlardaki işlem yoğunluğu ve karmaşası, yaş küçüklüğü, dijital okuryazarlık eksikliği, satıcı ve sağlayıcıların tüketici davranışlarını yönlendirme imkanının fiziki mecralara kıyasla dijital mecralarda daha kolay olması, elde edilen çok sayıda kişisel veri sayesinde tüketici davranışlarının dijital ortamlarda kolaylıkla izlenebilme imkanının bulunması, dijital ortamlarda tüketici işlemlerinin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi gibi çeşitli faktörler karanlık ticari tasarımlar kullanılarak tüketicilerin bir abonelik sözleşmesine taraf olmasını ya da mevcut olan bir abonelik sözleşmesinin tarafı olarak kalmalarını sağlamak konusunda risk oluşturmaktadır.

1. KAVRAMSAL ÇERÇEVE

1.1. Abonelik Sözleşmesi Kavramı

Abonelik sözleşmeleri kavramı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Abonelik sözleşmeleri” başlıklı 52’nci maddesinin birinci fıkrasında “Tüketicinin belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmeler” olarak tanımlanmıştır.

1.2. Karanlık Ticari Tasarım Kavramı

Karanlık ticari tasarım kavramı ilk kez 2010 yılında kullanıcı deneyimi (UX) tasarımcısı Harry Brignull tarafından kullanılmıştır (OECD, 2022:8). Brignull karanlık ticari tasarımları; “web siteleri ve uygulamalarda kullanılan ve bir şeyi satın almak veya bir şeye kaydolmak gibi istemediğiniz şeyleri yapmanızı sağlayan hileler” olarak tanımlamıştır (Brignull ve başk). Karanlık ticari tasarım kavramının literatürde genel kabul görmüş bir tanımı olmamakla birlikte konu hakkında yapılan muhtelif çalışmalarda farklı tanımlara yer verilmiştir. Bu tanımlara birkaç örnek vermek gerekirse;

“Genellikle dijital arayüzlerde tüketicileri yönlendiren, aldatan, zorlayan veya çoğu zaman kendi çıkarlarına olmayan seçimler yapmaları için manipüle eden uygulamalara atıfta bulunmak için kullanılan bir kavramdır.” (European Commission, 2022:20).

“Karanlık tasarımlar, çevrim içi kullanıcı arayüzlerinde yaygın olarak bulunan ve tüketicileri genellikle kendi çıkarlarına olmayan seçimler yapmaya yönlendiren çok çeşitli uygulamalara atıfta bulunan bir şemsiye terimdir.” (OECD, 2022:8).

“Karanlık tasarımlar” terimi, kullanıcıları başka türlü yapmayacakları seçimler yapmaları için kandıran veya manipüle eden ve zarar verebilecek tasarım uygulamalarını tanımlamak için kullanılmıştır.” (FTC, 2022:2).

“Karanlık tasarımlar, kullanıcıların kafasını karıştırmak için kasıtlı olarak tasarlanmış kullanıcı arayüzleri olarak tanımlanır.” (Konsumentverket, 2021:11).

“Kullanıcıları istenmeyen ve potansiyel olarak zararlı kararlar almaya zorlayarak, yönlendirerek veya aldatarak çevrim içi bir hizmete fayda sağlayan kullanıcı arayüzü tasarım seçimleridir” (Mathur ve başk, 2019:1).

“Karanlık ticari tasarımlar, web sitelerinde ve uygulamalarda kullanılan ve bir şey satın almak veya bir şeye kaydolmak gibi istemediğiniz şeyleri yapmanızı sağlayan hileler olarak tanımlanır.” (Leiser ve Yang, 2022).

“Karanlık tasarımlar, çevrim içi bir hizmetten faydalanmak amacıyla kullanıcıları normalde yapmayacakları bir şeyi yapmaya yönlendirmek için kasıtlı olarak tasarlanmış kullanıcı arayüzü öğeleridir.” (Calawen, 2022:1).

2. KARANLIK TİCARİ TASARIMLARIN TÜRLERİ

Karanlık ticari tasarımların tanımı hususunda olduğu gibi sınıflandırılması konusunda da genel kabul görmüş bir görüş bulunmamaktadır. Konu ile ilgili yapılan çalışmalarda birbirinden oldukça farklı sınıflandırma şekillerine yer verilmiştir. Literatürde yapılan sınıflandırma örneklerinin bazılarında çeşitli karanlık ticari tasarım türlerinin bağımsız bir tür olarak ele alındığı buna karşın yapılan diğer sınıflandırmalarda ise başka bir karanlık ticari tasarım çeşidinin alt türü olarak ele alındığı görülmektedir.  Aşağıda karanlık ticari tasarım türlerine ilişkin olarak yapılacak açıklamalarda teoride ve pratikte en çok dikkat çeken karanlık ticari tasarım türlerine yer verilecektir.

2.1. Zorunlu Eylem/İstenmeyen Bir Eyleme Zorlama (Forced Action)

Bu tür karanlık ticari tasarımların söz konusu olduğu durumlarda tüketiciler, bir mal veya hizmete erişebilmek için aslında istemedikleri başka bir işlemi yapmaya zorlanmaktadırlar. Bu karanlık ticari tasarım türüne başka bir örnek olarak tüketicilerin sepetlerine ekledikleri ürünlere yönelik satın alma işlemini tamamlayabilmeleri için zorunlu bir ön işlem olarak ilgili elektronik ticaret platformuna üyelik kaydı oluşturmak durumunda bırakılmaları verilebilir.  Örneğin aşağıda yer alan görselde, tüketiciler herhangi bir satın alma işlemi yapmadan sadece internet sitesinde gezinmek istedikleri durumda bile ilgili siteye üyelik işlemi yapmaya zorlanmaktadırlar.

Şekil – 1: “Zorunlu eylem” olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım örneği

(Kaynak: Mathur ve başk, 2019:22)

2.2. Arayüz Müdahalesi (Interface Interference)

Arayüz müdahalesi olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım türünde seçeneklerin tüketicilere sunuluş biçimi, renk, boyut, şekil, konum, ton gibi arayüz tasarımına ilişkin çeşitli unsurlar kullanılarak tüketicilerin satıcı ve sağlayıcıların lehine durum oluşturacak tercihlerde bulunması sağlanmaktadır. Örneğin aşağıda yer verilen görselde, pazarlama iletişimi almayı kabul etme seçeneği, pazarlama iletişimi almayı reddetme seçeneğine göre görsel olarak daha çok ön plana çıkartılmıştır.

Şekil – 2: “Arayüz Müdahalesi” olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım örneği

(Kaynak: Mathur ve başk, 2019:16)

2.3. Israrlı Yönlendirme/Israrlı Bir Şekilde Rahatsız Ederek Yönlendirme (Nagging)

Bu karanlık ticari tasarım türü, tüketicilerin bildirimleri açmak veya konum takibi yapmak gibi işletme lehine olacak bir eylemi yapmaları için tekrarlanan talepleri içermektedir. Bunun sonucunda tüketicinin sınırlı iradesi veya zamanı suistimal edilebilir (OECD, 2022:10). Aşağıda yer verilen görselde, tüketicilerin, bir internet tarayıcısının yeni sürümünü denemeleri yönünde tekrarlanan taleplere ilişkin bir örnek yer almaktadır. Ayrıca bu örnekte yeni sürümü deneme teklifini kalıcı olarak reddetme seçeneğine yer verilmeyip tüketiciler daha sonra dene (later) ve şimdi dene (try now) seçenekleri arasında bir tercih yapmak durumunda bırakılmaktadır.

Şekil – 3: “Rahatsız edici ısrar” olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım örneği

(Kaynak: OECD, 2022:51; https://darkpatterns.uxp2.com/pattern/apple-no-no-option/)

2.4. Engelleme (Obstruction)

Bu tür karanlık ticari tasarımların söz konusu olduğu durumlarda, tüketicileri bir eylemin yapılmasından caydırmak amacıyla tüketicilerin izlemesi gereken yolun olması gerekenden daha zor hale getirilmesi söz konusudur (Gray ve başk, 2018:5, OECD, 2022:10). Buna örnek olarak bir hizmete kaydolma ya da gizliliğe müdahale eden ayarları kabul etme işlemi kolaylaştırılmasına rağmen hizmetin iptal edilmesi ya da daha gizlilik dostu ayarlardan vazgeçilmesinin zorlaştırılması verilebilir (OECD, 2022:10).  Aşağıdaki görselde yer verilen bilgilendirme metninde tek bir tıklama işlemi ile abone olma imkânı sunan bir hizmete ilişkin olarak aboneliğin iptali işlemi yapılmak istendiğinde müşteri hizmetleri biriminin aranması ya da bu birim ile yazışma yürütülmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Şekil – 4: “Engelleme” olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım türüne örnek

(Kaynak: https://www.deceptive.design/types/hard-to-cancel)

2.5. Sinsilik/Gizli Bir Şekilde Yönlendirme (Sneaking)

Burada, özellikle maliyetlerle ilgili olmak üzere, tüketicinin kararıyla ilgili bilgilerin saklanması, gizlenmesi veya geciktirilmesi söz konusudur (OECD, 2022:10). Bu tür karanlık ticari tasarımlara damlama fiyatlandırma (drip pricing)[1] olarak ifade edilen fiyatlandırma yöntemleri örnek olarak verilebilir. Damlama fiyatlandırma, bir firmanın, başlangıçta bir ürünün fiyatının yalnızca bir kısmının reklamını yapmasına rağmen ilerleyen süreçte tüketici satın alma noktasına yaklaştıkça kademeli olarak ilave ücretlerin veya masrafların ortaya çıkarılması durumunu ifade etmektedir (Rhodes, 2023:1).

2.6. Sosyal Kanıt (Social Proof)

İnsanlar, belirli bir davranışı çok sayıda insan yaptığında bunun doğru olduğu sonucuna varma ve bu davranışı takip etme eğilimindedir (Konsumentverket 2021:14). Örneğin, birçok insan belirli bir ürünü satın aldığında, diğerlerinin de satın alma eğilimi artmaktadır (Konsumentverket, 2021:14). Sürü psikolojisinin söz konusu olduğu durumlarda, insanlar, diğer insanlar öyle yaptığı için bir şeye daha yüksek bir değer atfederler (Blasetti, 2022:13). Sosyal kanıt içeren karanlık ticari tasarımlar, diğer tüketicilerin davranışlarına ilişkin gözlemlere dayanarak bir kararın verilmesini tetiklemeye çalışmaktadır. Bu karanlık ticari tasarım türüne, diğer tüketicilerin faaliyetlerine ilişkin bildirimler veya diğer tüketicilerin son satın alımlarına ilişkin yapılan referanslar örnek olarak verilebilir (OECD, 2022:11).

2.7. Aciliyet (Urgency)

Aciliyet içeren karanlık ticari tasarımlar, tüketiciyi satın almaya zorlamak için bir teklife gerçek veya sahte bir zamansal veya niceliksel sınır koyar ve böylece tüketicilerin kıtlık sezgisini kullanır (OECD, 2022:11).

Şekil – 5: “Aciliyet” olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım örneği

(Kaynak: Mathur ve başk, 2019:20)

2.8. Utandırma (Confirmshaming)

Bu karanlık ticari tasarım türünde kullanıcıları belirli bir seçim yapmaktan uzaklaştırmak için dil ve duygular kullanılır (Mathur ve başk, 2019:16). Aşağıda yer verilen görselde tüketicilere iki tane seçenek sunulmuştur. Yukarıda yer alan ve kırmızı ile vurgulanan seçenekte “Evet. İndirim istiyorum” ifadesi yer almaktayken bunun altında yer verilen seçenekte “Hayır teşekkürler. İndirimsiz fiyat seviyorum” ifadesi yer almaktadır.

Şekil – 6: “Utandırma” olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım örneği

(Kaynak: Mathur ve başk, 2019:16)

3. HUKUKİ ÇERÇEVE

6502 sayılı Kanun’un Haksız Ticari Uygulamalar başlıklı 62’nci maddesinde, “Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya önemli ölçüde bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Özellikle aldatıcı veya saldırgan nitelikte olan uygulamalar ile yönetmelik ekinde yer alan uygulamalar haksız ticari uygulama olarak kabul edilir. Tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar yasaktır.” hükmü yer almaktadır. 6502 sayılı Kanun’un 61’inci, 62’nci, 63’ üncü ve 84’üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 10.01.2015 tarihli ve 29232 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 28’inci maddesinde haksız ticari uygulamalar düzenlenmektedir. Bahsi geçen maddenin dördüncü fıkrasında Yönetmeliğin ekinde yer alan aldatıcı ticari uygulamalar ve saldırgan ticari uygulamaların her hâlükârda haksız ticari uygulama olarak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Yönetmeliğin “A – Aldatıcı Ticari Uygulamalar” başlıklı ekinin 22’nci maddesi Türk Hukukunda karanlık ticari tasarımlara ilişkin temel düzenleme niteliğinde olup ilgili düzenlemede terminolojik olarak “karanlık ticari tasarım” ifadesi kullanılmamasına rağmen karanlık ticari tasarımların dolaylı olarak tanımına yer verilmiştir.

Bahsi geçen düzenlemeye göre, “İnternet ortamında bir mal veya hizmete ilişkin yönlendirici ara yüz tasarımları, seçenekler ya da ifadeler gibi araçlarla tüketicilerin karar verme veya seçim yapma iradesini olumsuz etkileyen ya da normal şartlar altında vereceği kararda satıcı veya sağlayıcı lehine değişikliklere yol açmayı hedefleyen yöntemler kullanmak.” Bir haksız ticari uygulama örneği olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle Türk hukukunda karanlık ticari tasarımlar hukuki niteliği itibariyle “haksız ticari uygulama” olarak kabul edilmektedir. 

Yönetmeliğin “A- Aldatıcı Ticari Uygulamalar” başlıklı ekin çeşitli maddelerinde karanlık ticari tasarımların muhtelif türleri ile ilişkilendirilebilecek haksız ticari uygulama örnekleri yer almaktadır. Örneğin yedinci maddede, “Tüketicinin ani bir karar vermesini sağlamak ve bilinçli bir tercih yapması için gerekli fırsat veya zamandan mahrum bırakmak amacıyla, gerçeğe aykırı olarak bir mal veya hizmetin sadece çok kısıtlı bir süre içerisinde belirli şartlar altında sunulacağını belirtmek.” eylemi haksız ticari uygulama olarak kabul edilmiştir. Bu örnek, aciliyet(urgency) olarak ifade edilen karanlık ticari tasarımlara doğrudan uygulanabilir niteliktedir.

 “A- Aldatıcı Ticari Uygulamalar” başlıklı ekin altıncı maddesinde yer alan “Mal veya hizmetleri belirli bir fiyattan edinmeye davet ettikten sonra, başka bir mal veya hizmeti pazarlamak amacıyla; a) Davete konu olan mal veya hizmeti tüketiciye göstermeyi reddetmek, b) Söz konusu mal veya hizmete ilişkin siparişleri almayı ya da makul bir süre içinde ifa etmeyi reddetmek, c) Mal veya hizmetin ayıplı bir örneğini göstermek.” haksız ticari uygulama örneği ise yem ve değiştirme (bait and switch) olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım türüne örnektir. Bu karanlık ticari tasarım türü, Brignull’un orijinal sınıflandırmasında, en genel ifadeyle, kullanıcıların bir eylemde bulunmak üzere yola çıktığı ancak en nihayetinde farklı ve istemedikleri bir sonuçla karşılaştıkları durumları ifade etmek için kullanılmaktadırlar. (Lieser ve Yang, 2022:8; Brignull, 2010[2]). Bu karanlık ticari tasarım türüne örnek olarak kullanıcıların Windows 10 güncellemesindeki ‘X’ düğmesine tıkladığında, normalde bir X düğmesinin yapacağı gibi güncellemenin kapatılması işlemi yerine, “X” düğmesinin aslında istenmeyen güncelleme işlemini başlatması verilmektedir (Berbece, 2019:10).

4. ABONELİK TUZAKLARI

Uluslararası Tüketiciyi Koruma ve Uygulama Ağı (ICPEN) tarafından abonelik hizmetlerine yönelik yapılan karanlık ticari tasarım tarama çalışmasında, taramaya tabi tutulan 642 tacirin %75,70’inin abonelik hizmetlerini pazarlarken en az bir karanlık ticari tasarım; %66,82’sinin ise birden fazla karanlık ticari tasarım kullandığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, ilgili tarama çalışmasına tabi tutulan tüm tacirlerden yalnızca 156 tanesinin abonelik hizmetlerini pazarlarken herhangi bir karanlık ticari tasarım kullanmadığı bulgusuna ulaşılmıştır (ICPEN, 2024).

Abonelik tuzağı olarak değerlendirilen uygulamalara örnek olarak aşağıdaki uygulamalar verilebilir:

  • Otomatik yenileme,
  • Önceden işaretlenmiş onay seçenekleri,
  • Sözleşmenin sonlandırılmasının engellenmesi veya güçleştirilmesi,
  • Yanıltıcı ücretsiz deneme uygulamaları,
  • Psikolojik baskı ve duygusal yönlendirme içeren ifadeler

4.1. Otomatik Yenileme

Bir hizmetin abonelik temelli iş modeliyle tüketicilere sunulması, satıcı ve sağlayıcılara müşteri bağlılığı ve öngörülebilir bir gelir elde etme gibi önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu nedenle, tüketiciler ile yapılan abonelik sözleşmelerinin devamının sağlanması satıcı ve sağlayıcılar için öncelikli hedeflerden biridir.

Tüketiciler, otomatik yenileme içeren bir abonelik hizmetinin kabul edildiğine ilişkin onay seçeneğinin önceden seçili gelmesi, abonelik hizmetinin otomatik olarak yenileneceğine ilişkin bilginin kullanıcı arayüzlerinde gizlenmesi, otomatik yenilemeye ilişkin verilmiş onayın geri alınması sürecinin zorlaştırılması gibi çeşitli karanlık ticari tasarım yöntemlerine maruz kalabilirler.

ICPEN tarafından yapılan tarama sırasında sinsilik/gizli bir şekilde yönlendirme (sneaking) olarak ifade edilen karanlık ticari tasarımlara ilişkin en sık karşılaşılan uygulama, tüketicilerin bir aboneliğin otomatik olarak yenilenmesini kapatamamasıdır (ICPEN, 2024). Bu durum, otomatik olarak yenilenen abonelik hizmeti sunumlarının %81’inde tespit edilmiştir. Otomatik yenilenen abonelik hizmetlerinde karşılaşılan yaygın uygulamalar ise, kayıt işlemi esnasında iptal adımları hakkında bilgi verilmemesi ve tüketicilere, ücretlendirilmelerinden önce aboneliklerini iptal etmeleri gereken son tarih hakkında bilgi verilmemesidir. Bu uygulamalar otomatik yenilenen aboneliklerde sırasıyla %70 ve %67 oranında gözlemlenmiştir (ICPEN, 2024).

Karanlık ticari tasarımlar gerçekleştirilerek gerçekleştirilen otomatik yenileme uygulamaları sadece tüketicilere zarar vermekle kalmayıp satıcı ve sağlayıcılar arasındaki rekabetin de bozulmasına yol açmaktadır. Örneğin, müşterileri elde tutarak yüksek pazar payını artırmak veya korumak isteyen bir işletmenin, otomatik yenileme uygulamaları kullanarak sahip olduğu müşterilerin rakiplere geçiş yapmasını önleyebileceği ifade edilmiştir (CMA, 2022:32).

Uluslararası Ticaret Odası (ICC) yapmış olduğu çalışmada, otomatik yenilenen abonelik hizmetlerine ilişkin satıcı ve sağlayıcıların göz önünde bulundurması gereken çeşitli ilkelere yer vermiştir. Bu ilkeler sırasıyla;

  • Tek seferlik satın alma yerine otomatik yenileme olarak sunulan mal veya hizmetler, reklam ve pazarlama materyallerinde şeffaf bir şekilde belirtilmelidir.
  • Otomatik yenilemenin önemli şartları, tüketicinin iptal edene kadar mal veya hizmetler için ücretlendirilmeye devam edeceği, tekrarlayan maliyet veya fiyatın nasıl hesaplanacağı, ücretlerin zamanlaması, asgari taahhütler ve iptal politikası dahil olmak üzere, tüketici teklifi kabul etmeden önce tüketiciye açık, belirgin ve net bir şekilde sunulmalıdır.
  • Otomatik yenileme, deneme süresi veya deneme süresinin sonunda ücretli (veya daha yüksek fiyatlı) hale gelen başka bir tanıtım teklifiyle başlıyorsa, ücretli dönüşümün şart ve koşulları da tüketici teklifi kabul etmeden önce açık, belirgin ve net bir şekilde açıklanmalıdır. 
  • Pazarlamacılar, sözleşmenin başlangıcında otomatik yenilemenin önemli koşullarına ilişkin tüketicilerin onayını almalıdır. Önemli koşullara ilişkin onay, özgürce verilmiş, açık, belirgin ve bilgilendirilmiş olmalıdır.   
  • Tüketicilere; iptal politikası ve iptalin nasıl sağlanacağına dair bilgiler de dahil olmak üzere, otomatik yenilemenin esaslı şartlarının teyidi kalıcı bir veri saklayıcısı ile sunulmalıdır. Söz konusu teyit, makul bir sürede ve en geç malların teslimi anında veya hizmetlerin ifasına başlandığı esnada sağlanmalıdır.
  • Otomatik yenilemenin iptali tüketiciler için basit olmalıdır. Tüketicilerin iptal mekanizmalarını bulması kolay olmalı; iptal süreçlerinde tüketicilerin kolayca anlayabileceği bir dil kullanılmalı; aboneliğin iptali gereksiz yere karmaşık olmamalı ve tüketiciler aboneliği iptal ettiklerini kolayca teyit edebilmelidir.  
  • Daha uzun otomatik yenileme süreleri için (örneğin, yıllık abonelikler), tüketicilere, mal veya hizmetleri almaya devam etmek için ücretlendirilmeden önce bildirim alma seçeneği sunulmalıdır.  Otomatik yenilemede önemli değişiklikler yapılmadan önce de tüketiciler bilgilendirilmelidir. Örneğin, fiyat değişikliklerinden önce bildirimde bulunulmalıdır. Tüm bildirimler, tüketicilere bir sonraki ücretlendirmeden önce iptal etmek için makul bir fırsat tanınacak şekilde yeterince önceden yapılmalıdır; makul olanın abonelikten aboneliğe farklılık göstereceği unutulmamalıdır. Bildirimler göze çarpan bir şekilde sunulmalı ve açık ve anlaşılması kolay bir dil kullanılmalıdır. (ICC, 2023:3)

Otomatik yenilenen aboneliklere karşı tüketicilerin korunması amacıyla yabancı hukuk sistemlerinde çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Kaliforniya İş ve Meslekler Yasasında tüketicilerin otomatik yenileme veya sürekli hizmet teklifini çevrimiçi olarak kabul etmesine izin veren bir işletmenin, tüketicilerin, otomatik yenileme veya sürekli hizmeti yalnızca çevrimiçi olarak, istediği zaman ve tüketicilerin otomatik yenileme veya sürekli hizmeti derhal sonlandırma yeteneğini engelleyen veya geciktiren herhangi bir ek adım atmadan sonlandırmasına izin vermesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna ilaveten işletmelerin müşterilerine, (1) “Müşteri hesabında veya profilinde ya da cihaz veya kullanıcı ayarlarında bulunabilen, belirgin bir şekilde konumlandırılmış doğrudan bağlantı veya buton” ya da (2) “Tüketicinin ek bilgiye ihtiyaç duymadan işletmeye gönderebileceği, işletme tarafından biçimlendirilen ve sağlanan, hemen erişilebilir bir fesih e-postası,” yöntemlerinden herhangi birini içeren bir hizmet sonlandırma yöntemi sağlaması yönünde zorunluluk getirilmiştir.

Otomatik yenilenen abonelik hizmetlerine karşı tüketicilerin korunması amacıyla alınan bir diğer önleme örnek olarak Hindistan Merkez Bankası (Reserve Bank of India) tarafından yapılan düzenleme verilebilir. 1 Ekim 2021 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeye göre, 5.000 Hindistan Rupisi[3] üzerindeki yenilenen ödemelerde ek kimlik doğrulaması yoluyla tüketicilerin açık onayının alınması gerekmektedir.

4.2. Önceden İşaretlenmiş Onay Seçenekleri

Abonelik hizmetlerinin pazarlanması sürecinde önceden işaretlenmiş onay seçenekleri çok farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Bazı durumlarda abonelik hizmetinin kendisi seçili olarak sunulduğu gibi abonelik hizmetinin süresi (aylık abonelik, yıllık abonelik vb.) ve abonelik hizmeti kapsamında tüketiciye sunulan paketler (temel paket, premium paket vb.) gibi tüketicilere sunulan hizmetin çeşitli unsurları tüketicilere seçili olarak sunulabilmektedir.

  • Reklam Kurulunun 17.04.2025 tarihli ve 356 sayılı toplantısında alınan kararın gerekçesinde, “Tüketicilerin hiçbir olumsuz dış etkiye maruz kalmadan tamamen kendi iradelerine dayalı bir şekilde karar verebilmeleri için tüketicilerin lehine ya da aleyhine olduğu fark edilmeksizin hiçbir abonelik hizmeti seçeneğinin önceden seçili olarak tüketicilere sunulmaması gerektiği,  Bu nedenlerden ötürü inceleme konusu ticari uygulamanın, tüketicilerin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozabileceği, tüketicilerin normal şartlar altında taraf olmayacağı bir tüketici işlemine taraf olmasına yol açabileceği gerekçesiyle haksız ticari uygulama niteliğinde olduğu değerlendirmiş olup” ifadelerine yer verilmiştir.
  • Reklam Kurulu’nun 08.08.2023 tarihli ve 336 sayılı toplantısında alınan kararın gerekçesinde, “Yapılan incelemeler sonucunda; firmaya ait … adresli internet sitesinde platformda yer alan içerikleri izlemek için platforma abone olmak üzere ödeme sayfasına geçildiğinde, halihazırda “Yıllık abonelik seçersen ayda ₺69.9 yerine ₺39.9 %43 indirim” ifadeli yıllık abonelik kısmının seçili halde sunulduğu, abonelik süresinin önceden seçili olmasının tüketicileri, normal şartlar altında taraf olmayacakları bir sözleşmeye taraf olmaya ve platforma uzun süreli abone olmaya zorlanmasına yol açtığı, dolayısıyla online platformlarda abonelik sistemiyle yayın yapan firma tarafından tüketicilere önceden seçili üyelik süresi sunularak tüketicilerin karar verme veya seçim yapma iradesinin olumsuz etkilendiği…değerlendirilmiş olup” ifadelerine yer verilmiştir.
  • Reklam Kurulu’nun 10.09.2024 tarihli ve 349 sayılı toplantısında alınan kararın gerekçesinde,ise, “… internet sitesinde, “Aylık Abonelik” ve “Yıllık Abonelik” seçeneklerinin yer aldığı ekranda, “Yıllık Abonelik” seçeneğinin önceden seçili olarak tüketicilere sunularak tüketicilerin doğrudan yıllık abonelik paketini seçmeye yönlendirildiği ancak bu durumun tüketicilerin belirli mal veya hizmete yönelik karar alma sürecindeki bağımsızlıklarına zarar verebileceği,  tüketicilerin hiçbir olumsuz dış etkiye maruz kalmadan tamamen kendi iradelerine dayalı bir şekilde karar verebilmeleri için tüketicilerin lehine ya da aleyhine olduğu fark edilmeksizin hiçbir abonelik hizmeti seçeneğinin önceden seçili olarak tüketicilere sunulmaması gerektiği, Yıllık abonelik paketi seçildiğinde her bir ay başına düşen ücret miktarının, aylık abonelik paketi seçildiğinde ödenecek olan aylık ücretten daha düşük olmasının, yıllık abonelik paketinin tüketicilere seçili olarak sunulması konusunda makul bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceği, bu çerçevede, inceleme konusu ticari uygulamanın, tüketicilerin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozabileceği, tüketicilerin normal şartlar altında taraf olmayacağı bir tüketici işlemine taraf olmasına yol açabileceği gerekçesiyle haksız ticari uygulama niteliğinde olduğu değerlendirmiş olup” ifadelerine yer verilmiştir.

4.3. Sözleşmenin Sonlandırılmasının Engellenmesi veya Güçleştirilmesi

Tüketiciler, karanlık ticari tasarımlarla sadece bir abonelik sözleşmesinin kurulma aşamasında değil aynı zamanda abonelik sözleşmelerinin sonlandırılması aşamasında da karşılaşabilmektedir. Örneğin Avustralya’da yapılan bir çalışmada en az bir aktif aboneliği olan 1.000 tüketici ile yapılan anket çalışmasında tüketicilerin %75’inin aboneliklerini iptal etmeye çalışırken olumsuz bir deneyim yaşadığı bulgusuna ulaşılmıştır (CPRC, 2024:6). Abonelik sözleşmelerinin sonlandırılması aşamasında tüketicilerin karşılaşabilecekleri karanlık ticari tasarım türleri tıpkı sözleşmenin kurulması sürecinde olduğu gibi farklılık göstermekte olup bu karanlık ticari tasarım türlerinin kullanılması ile amaçlanan aboneliklerin sona erdirilmesi için yapılması gereken işlemler olması gerektiğinden daha zor hale getirilerek tüketicilerde aboneliğin sonlandırılması konusundaki sahip oldukları iradenin zayıflatılmasıdır. Örneğin bunlardan biri literatürde “Hamam Böceği Moteli (Roach Motel)” olarak ifade edilen karanlık ticari tasarım türüdür. Roach Motel, hamam böceklerini yakalamak için tasarlanmış bir cihaz olup sloganı, “Hamam böcekleri içeri girer, ama dışarı çıkmaz! olarak belirlenmiştir. Karanlık ticari tasarım türü olarak Roach Motel (Hamam Böceği Moteli) ise bir hizmete veya aboneliğe kaydolmanın kolay, ancak iptal etmenin çok zor olduğu durumları ifade etmek için kullanılmaktadır (Brignull ve başk).

Abonelik sözleşmelerinin sonlandırılması aşamasında tüketicilerin karşılaşabileceği bir diğer karanlık ticari tasarım türü ise “tıklama yorgunluğu (click fatigue)” olarak adlandırılan ve tüketicileri işletme tarafından tercih edilen seçeneği seçmeye yönlendirmek için farklı seçeneklere giden farklı uzunluklarda tıklama yolları oluşturulması durumudur (OECD, 2022:10).

Abonelik sözleşmelerinin sonlandırılması sürecini engelleyen veya güçleştiren karanlık ticari tasarımlara örnek olarak aboneliğin sonlandırılma gerekçesine ilişkin olarak tüketicilerin çok sayıda çevrimiçi form doldurmak zorunda/seçenek işaretlemek zorunda bırakılması ve bu işlemler tamamlanmadan tüketicilerin aboneliği sonlandırmasına izin verilmemesi verilebilir. Bir başka örnek olarak ise aboneliklerin sonlandırılma sürecini başlatacak butonların/sekmelerin kullanıcı arayüzlerinin fark edilmeyecek yerlerinde gizlenmesi verilebilir.

Abonelik sözleşmesinin sonlandırılması sürecinin güçleştirilmesine örnek olarak Reklam Kurulunun 10.09.2024 tarihli ve 349 Sayılı toplantısında alınan karar verilebilir. Bu kararında Kurul, “…Hesabın kapatılması ve verilerin silinmesi” aşaması kapsamında ise ilgili internet sitesinde hesap silmek için gidilmesi gereken ekranın hesap oluşturmak için izlenmesi gereken aşamalara göre daha karmaşık seyrettiği ve hesabın kapatılarak verilerin silinmesi için gereken onayın mükerrer olarak talep edildiği,” gerekçesiyle haksız ticari uygulamada bulunan şirket hakkında idari yaptırım kararı uygulanmasına karar verilmiştir.

Norveç Tüketici Konseyinin (Forbrukerrådet) Amazon Prime’ın abonelik iptal sürecine ilişkin yürüttüğü incelemede ise, bir tüketicinin “Amazon Prime” aboneliğini sonlandırabilmesi için ilk önce Amazon hesabına giriş yapması, sonrasında menüyü açarak “Hesabınız” seçeneğine tıklaması ve bunun ardından “Prime Üyeliği” seçeneğine tıklaması gerektiği tespit edilmiştir. Ancak tüketicilerin gerçekleştirmesi gereken işlemler bununla sınırlı değildir. İlerleyen aşamada, tüketicilerin altı farklı sayfaya tıklayıp bunları kaydırmalı ve en nihayetinde iptal işleminin onaylandığını gösteren “İptal onaylandı” metnini görene kadar bir dizi seçim yapması gerektiği tespit edilmiştir. Bu nedenle Norveç Tüketici Konseyi, “You Can Log Out, But You Can Never Leave (Oturumu Kapatabilirsiniz Ama Asla Ayrılamazsınız)” başlıklı raporunda, Amazon Prime’ın iptal prosedürünün oldukça uzun, karmaşık ve manipülatif tasarımlar içerdiğini belirtmiştir. Bu nedenle ilgili tüketiciyi koruma otoritesinden, Amazon Prime’ın tüketicilere sunduğu iptal prosedürünün Pazarlama Kontrol Yasası kapsamında haksız ticari uygulama teşkil edip etmediğinin değerlendirmesini talep edilmiştir (Forbrukerrådet, 2021). Burada Amazon Prime üyeliğinin iptali işlemleri zor ve karmaşık hale getirildiği için hamam böceği moteli (roach motel) ve tıklama yorgunluğu (click fatigue) olarak adlandırılan karanlık ticari tasarım türlerinden bahsedilebilir.

Ülkemizde, abonelik sözleşmelerinin sonlandırılmasının engellenmesini veya güçleştirilmesini yasaklayan temel düzenleme 24.01.2015 tarihli ve 29246 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin “Fesih bildirimi” başlıklı 23’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan yöntemden daha ağır koşullar içeren veya tüketicinin sözleşmeyi feshetmesini zorlaştıran bir yöntem belirleyemez.” hükmüdür.

Abonelik sözleşmelerinin sonlandırılması aşamasında tüketicileri karşılaşabilecekleri karanlık ticari tasarımlardan koruyabilmek için mevzuat hükümlerinde satıcı ve sağlayıcılara, fesih süreçlerinin kolaylaştırılması yönünde ilave yükümlülükler getirilmelidir. Bu yönde bir düzenlemeye örnek olarak 17.08.2021 tarihli Federal Resmî Gazetede yayımlanan Adil Tüketici Sözleşmeleri Yasası (Gezets für faire Verbraucherverträge)[4] ile Alman Medeni Kanunu’na (BGB)[5] eklenen “Elektronik ticarette tüketici sözleşmelerinin feshi” başlıklı 312k maddesinde yer alan düzenlemeye verilebilir. Bu düzenlemeye göre, tüketicilere sözleşmeyi olağan veya olağanüstü şekilde feshetmek için bir açıklama yapmasını sağlayan bir fesih butonu sunulması yükümlülüğü getirilmiş olup fesih butonunun “Sözleşmeleri buradan feshet” veya benzer şekilde açık bir ifadeyle etiketlenmiş olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Düzenlemeye göre bu buton tüketicileri doğrudan bir onay sayfasına yönlendirmelidir. Buna ilaveten onay sayfasının tüketicilerin fesih açıklamasını yapmasını sağlayan bir onay butonu içermesi ve bu butonun yalnızca “Şimdi feshet” veya benzer şekilde açık bir ifadeyle etiketlenmiş olması ve butonlar ile onay sayfasının her zaman kullanılabilir, doğrudan ve kolay bir şekilde ulaşılabilir olması gerektiği düzenlenmiştir.

4.4. Yanıltıcı Ücretsiz Deneme Uygulamaları

Ücretsiz deneme uygulamaları tek başına tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı nitelikte olmayıp bunun aksine tüketiciler açısından bazı faydaları beraberinde getirmektedir. Ücretsiz deneme süreçlerinde tüketiciler herhangi bir maddi bedel ödemeden abone olmak istedikleri mal veya hizmeti deneyimleme imkanına sahip olmaktadırlar. Buna ilaveten hizmetten memnun kalınmadığı durumda tüketiciler cayma hakkını kullanmaya gerek kalmadan deneme süreci içinde hizmetten yararlanmayı sonlandırabilirler. Ücretsiz deneme uygulamalarının tüketicilere sağladığı bir diğer fayda ise rakiplerin sunduğu hizmetleri karşılaştırma imkanının elde edilmiş olmasıdır. Ancak ücretsiz deneme hizmetlerine ilişkin tekliflerinin tüketicilere sunulması ve bu hizmetlerden faydalanılması aşamasında da karanlık ticari tasarımlar kullanılabilmektedir.  Ücretsiz deneme uygulamalarında karşılaşılan temel sorunlar aşağıdaki durumlar örnek olarak verilebilir.

  • Ücretsiz deneme süresi sonunda ücretli bir aboneliğin başlayacağı bilgisinin gizlenmesi,
  • Ücretsiz deneme süresi sonunda ücretli bir aboneliğin kendiliğinden başlayacağı durumlarda tüketicilerin ücretsiz deneme hizmetini sonlandırmalarının engellenmesi veya güçleştirilmesi,  
  • Tüketicilerin ücretsiz deneme hizmetinden faydalanabilmeleri için başlangıçta kredi/banka kartı gibi ödeme araçlarına ilişkin bilgilerini paylaşmaya mecbur bırakılması,
  • Ücretsiz deneme teklifinin gerçeğe aykırı olarak belirli bir zaman veya miktarla sınırlı olduğunun ifade edilmesi,

Birleşik Krallık Reklam Uygulamaları Komitesi (CAP)[6] reklamverenler için hazırladığı Rehberde, “Ücretsiz deneme” içeren abonelik hizmetlerine ilişkin reklamlarda, deneme süresi bittikten sonra iptal edilmediği sürece ücretli aboneliğin otomatik olarak başlayıp başlamadığı ve aboneliğin iptal edilmemesi durumunda ortaya çıkacak mali yükümlülüğün kapsamı gibi konularda açık bilgilendirme yapılması gerektiğini ifade etmiştir (CAP, 2017:5). Rehber’de ilave olan belirtilen hususlara aşağıda yer verilmektedir.

  • Önemli koşullar belirgin olmalı ve diğer bilgilerden ayrı olarak sunulmalıdır.
  • Deneme veya teklife yapılan en belirgin atıfların hemen ardından önemli koşullar belirtilmelidir.
  • Hizmete ilişkin önemli koşullara ilişkin bilgilendirmelerin göze çarpan “ücretsiz deneme” veya tanıtım metni, “Başlat” ifadesi gibi belirgin işlem düğmelerinden uzak bir konuma yerleştirilmemelidir.
  • Önemli koşulların hemen görünür olması gerekmektedir (Rehber’de açılır pencereler yeterli görülmemektedir.

Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ücretsiz deneme içeren bir teklifi kabul etmeden önce tüketicilerin dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin hususlara ilişkin yaptığı açıklamalarda; tüketicilerin, ücretsiz deneme teklifinin koşullarına ilişkin bilgilendirmelere ulaşması gerektiği ve yapılan bilgilendirmelerde tüketicilerin tam olarak neye onay verdiği, ücretsiz deneme süresi ve ücretsiz deneme süresinin sona ermesinin ardından ücret ödemek istemeyen tüketicilerin hizmeti nasıl ve ne zaman sonlandırabileceğine ilişkin bilgilerin yer alması gerektiği ifade edilmiştir. Konuya ilişkin yapılan açıklamaların devamında, bahsi geçen bu bilgilendirmelerin bulunmamasının şirketin iptal ve iade işlemlerini zorlaştıracağının bir işareti olabileceği ifade edilmiştir. Bunlara ilaveten satıcı ve sağlayıcılar hakkında araştırma yapılması (inceleme ve perakende sitelerinden, arama motorlarından ve diğer kaynaklardan gelen kullanıcı yorumları vb.) ve önceden seçili gelen seçeneklere dikkat edilmesi gerektiği ifade edilmiştir (FTC, 2026)

Reklam Kurulu’nun 10.09.2024 tarihli ve 349 sayılı toplantısında, “…7 günlük ücretsiz denemeden yararlanmak için “Lütfen ödeme bilgilerini gir.” ibaresiyle yönlendirilen ekranda kredi kartı bilgilerinin eklenmesinin zorunlu tutulduğu, aksi takdirde söz konusu ücretsiz denemeden yararlanılamadığı, ne var ki “7 Gün Ücretsiz Dene” ibareleri ile başlı başına “deneme” kavramının ortalama tüketici nezdinde uygulamada yapıldığı gibi yeni bir abonelik sürecinin başlatılmasını değil yalnızca belirli bir süre “deneme” konusu hizmetten herhangi bir ücret ödemeksizin veya ödeme bilgisi gerekmeksizin faydalanma beklentisini doğurduğu, zira o aşamada zaten tüketicinin henüz abonelik sözleşmesine taraf olup olmama konusunda net bir fikri bulunmadığından kendisine sunulan ücretsiz deneme süresi teklifi ile hizmeti tecrübe ederek sonrasında abone olup olmamaya karar verebileceği, bu anlamda deneme süresinde hizmetten memnun kalınmadığında sürenin bitiminde ayrıca başkaca bir işlem yapmaya gerek olmaksızın hizmetin kendiliğinden son bulması gerektiği, ancak abone olunarak hizmetten yararlanmaya devam etmenin tercih edilmesi halinde ilgili mevzuat uyarınca gerekli bilgilendirmelerin yapılarak ödeme bilgilerinin talep edilebileceği dikkate alındığında mevcut uygulamada tekliften yararlanmak isteyen tüketicilerden zorunlu olarak kredi kartı veya banka kartı bilgileri alınmak suretiyle belirli periyotlarla otomatik olarak yenilenecek bir aboneliğin başlatıldığı, “ücretsiz deneme” kavramının ortalama tüketicide yarattığı beklentinin karşılanmadığı ve yanıltıcılık içerdiği, tüketiciye seçeneklerin önceden seçili olarak sunulduğu ve belirli bir işleve erişmek için bir şey yapmaya zorlanması suretiyle karar verme veya seçim yapma iradesini olumsuz etkileyen karanlık ticari tasarım kullanıldığı…” gerekçesiyle ticari uygulamada bulunan şirket hakkında idari yaptırım kararı uygulanmasına karar verilmiştir.

5. SONUÇ

Abonelik temelli iş modellerinin dijital ekonomide giderek yaygınlaşması, tüketici hukukunun klasik sorun alanlarını aşan yeni riskleri beraberinde getirmiştir. Karanlık ticari tasarımlar, dijital arayüzler aracılığıyla tüketicilerin karar verme özgürlüğünü zayıflatan ve ekonomik davranışlarını satıcı veya sağlayıcı lehine şekillendiren uygulamalar olarak öne çıkmaktadır. Bu tasarımların özellikle abonelik sözleşmeleri bağlamında kullanılması, tüketicilerin farkında olmadan uzun süreli mali yükümlülükler altına girmesine veya sözleşme ilişkisini sona erdirememesine yol açmaktadır.

Türk hukukunda karanlık ticari tasarım kavramı açıkça tanımlanmamış olmakla birlikte, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemeler ve Reklam Kurulu kararları aracılığıyla bu tür uygulamaların haksız ticari uygulama olarak değerlendirildiği görülmektedir. Reklam Kurulu’nun abonelik sözleşmeleri bağlamında verdiği kararlar incelendiğinde tüketicilerin irade serbestisini merkeze alan bir yaklaşım benimsendiği görülmektedir. Bununla birlikte, mevcut düzenlemelerin büyük ölçüde sonradan denetim ve yaptırıma dayalı olduğu, önleyici mekanizmaların ise sınırlı kaldığı sonucuna varılabilir.

Bu çerçevede, abonelik sözleşmelerinde karanlık ticari tasarımlarla daha etkin mücadele edilebilmesi için mevzuatta açık, öngörülebilir ve teknik gelişmelere uyumlu düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. Özellikle otomatik yenileme sistemleri, fesih süreçleri ve ücretsiz deneme uygulamalarına ilişkin şeffaflık, açık rıza ve kolay iptal ilkelerinin pratikte tüketicilerin yaşadığı sorunları da giderecek ve proaktif bir yaklaşımı esas alacak şekilde daha net biçimde düzenlenmesi önem taşımaktadır. Ayrıca, kullanıcı arayüzü tasarımlarına ilişkin asgari standartların belirlenmesi ve tüketicilerin dijital okuryazarlığının artırılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi, karanlık ticari tasarımların etkisini azaltacak tamamlayıcı unsurlar olarak değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak, abonelik tuzakları ve karanlık ticari tasarımlar yalnızca bireysel tüketici zararları doğurmakla kalmamakta; aynı zamanda rekabetin bozulmasına ve dijital pazarlara duyulan güvenin zedelenmesine de yol açmaktadır. Bu nedenle, tüketicinin korunması ile adil rekabetin sağlanması amacıyla, hukuki düzenlemelerin ve idari uygulamaların bu alandaki gelişmelere paralel olarak güçlendirilmesi gerekmektedir.

6. KAYNAKÇA

BERBECE, S. (2019) “Let There Be Light!’ Dark Patterns Under the Lens of the EU Legal Framework”, URL: https://dx.doi.org/10.2139/ssrn.3472316 (E.T.: 10.01.2026)

BLASETTI, C. (2022) “The Bright Side of Dark Patterns: A Proposal of Guidelines For The Application of Deceptive Design to UX to Stimulate A More Sustainable And Pata Protection-Oriented Customer Journey”, URL: https://tesi.luiss.it/34537/ (E.T: 06.01.2026)

BRIGNULL, H. (2010) “Dark Patterns”, URL: https://old.deceptive.design/main_page/ (E.T: 02.01.2026)

BRIGNULL, H., LEISER, M., SANTOS, C., & DOSHI, K “Deceptive Patterns”, URL: https://www.deceptive.design/ (E.T: 02.01.2026)

CALAWEN, D. (2022) “Dark Patterns: Effect on Overall User Experience and Site”, URL: https://doi.org/10.21427/BRW3-HZ03 (E.T: 08.01.2026)

COMMITTEE OF ADVERTISING PRACTICE (CAP) (2017) “Guidance on “Free Trial” or Other Promotional Offer Subscription Models”

COMPETITIONS AND MARKETS AUTHORITY (CMA) (2022) “Online Choice Architecture-How Digital Design Can Harm Competition And Consumers”

CONSUMER POLICY RESEARCH CENTER (CPRC) (2024) “Let Me Out – Subscription Trap Practices in Australia”

EUROPEAN COMMISSION (2022) “Behavioural Study On Unfair Commercial Practices In The Digital Environment: Dark Patterns and Manipulative Personalisation-Final Report”

FEDERAL TRADE COMMISSION (FTC) (2022) “Bringing Dark Patterns to Light”, URL: https://www.ftc.gov/reports/bringing-dark-patterns-light(07.01.2026)

FEDERAL TRADE COMMISSION (FTC) (2024) “Getting In and Out of Free Trials, Auto-Renewals, and Negative Option Subscriptions”

FORBRUKERRÅDET (2021), URL:https://www.forbrukerradet.no/news-in-english/amazon-manipulates-customers-to-stay-subscribed/ (E.T: 03.01.2026)

GRAY, C., KOU, Y., BATTLES, B., HOGGATT, J., & TOOMBS, A. (2018). “The Dark (Patterns) Side of UX Design”, Conference: CHI’18: Proceedings of the 2018 CHI Conference on Human Factors in Computing Systems, Montréal, URL: https://doi.org/10.1145/3173574.3174108 (E.T: 13.01.2026)

ICPEN. (2024) “ICPEN Dark Patterns in Subscription Services Sweep Public Report”, URL:https://icpen.org/news/1360 (E.T: 04.01.2026)

INTERNATIONAL CHAMBER OF COMMERCE (ICC) (2023) “ICC Principles on Automatic Subscription Renewals”

KONSUMENTVERKET (2021) “Barriers To A Well-Functiong Digital Market – Effects of Visual Design And Information Disclosures On Consumer Detriment” URL:https://publikationer.konsumentverket.se/produkter-och-tjanster/ovriga-omraden/underlagsrapport-20211-barriers-to-a-well-functioning-digital-ma (E.T.: 05.01.2026)

LEISER, M., & YANG, W.-T. (2022) “Illuminating Manipulative Design: From ‘dark Patterns’ to Information Asymmetry and The Repression of Free Choice Under The Unfair Commercial Practices Directive”, URL: https://doi.org/10.31235/osf.io/7dwuq  (E.T: 07.01.2026)

MATHUR, A., ACAR, G., FRIEDMAN, M., LUCHERINI, E., MAYER, J., CHETTY, M., & NARAYANAN, A. (2019)” Dark Patterns at Scale: Findings from a Crawl of 11K Shopping Websites”, Proceedings of the ACM on Human-Computer Interaction, 3(CSCW), ss. 1-32, URL: https://dl.acm.org/doi/10.1145/3359183 (E.T: 08.01.2026)

OECD (2022) “Dark Commercial Patterns”, OECD Digital Economy Papers, No: 33, Paris, OECD Publishing, URL: https://doi.org/10.1787/44f5e846-en

RESERVE BANK OF INDIA (2020) URL: https://www.rbi.org.in/Scripts/NotificationUser.aspx?Id=12002&Mode=0

RHODES, A. (2023) “A Survey on Drip Pricing and Other False Advertising” URL: https://dx.doi.org/10.2139/ssrn.4430453 (E.T: 11.01.2026) TİCARET BAKANLIĞI, URL: https://ticaret.gov.tr/tuketici/ticari-reklamlar/reklam-kurulu-kararlari


[1] 2005/29/EC sayılı Direktif’e ilişkin olarak hazırlanan Rehber’de, damlama fiyatlandırmanın, tacirlerin satın alma süreci boyunca, örneğin kaçınılmaz olan ve en başından itibaren fiyata dahil edilmesi gereken ücretleri ekleyerek veya başka bir şekilde nihai fiyatı keyfi olarak artırarak maliyet eklediği durumları kapsadığı ifade edilerek bu tür bir uygulamanın Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi’ni (UCPD) ihlal eden yanıltıcı bir eylem veya ihmal anlamına gelebileceği ifade edilmiştir. 

[2] bkz: https://old.deceptive.design/main_page/ 

[3] 5.000 Hindistan Rupisi olarak belirlenen limit ilerleyen süreçte 15.000 Hindistan Rupisine yükseltilmiştir. 

[4] https://www.bmjv.de/SharedDocs/Downloads/DE/Gesetzgebung/BGBl/Bgbl_Faire_Verbrauchervertraege.html

[5] Bürgerliches Gezetsbuch

[6] Committee of Advertising Practice