Yeni Batı Mah. Palandöken Cad. No: 92 Yenimahalle/ANKARA
ÖZET:
AB gümrük ve ticaret yasaları sürekli ve önemli hukuki, mali sonuçlar doğuracak şekilde değişmektedir. Bazı değişiklikler hemen yürürlüğe girmekte, diğerleri ise gelecekte daha büyük düzenlemelerin yapılacağını göstermektedir. Bu düzenlemeler zamanında takip edildiğinde, uygulamada birlik ve ülke ekonomisine yarar sağlanacaktır.
Ticarette Uzman Görüş Dergisi’nde yayımlamakta olduğumuz seri makalenin devamı olan bu çalışmamızda, ticaretin en önemli unsurlarından birisi olan ancak dış ticaret denince akla ilk gelmeyen laboratuvarlar konusu, Avrupa Birliği Gümrük Reformu’nun önemli kısımlarından birisi olan Avrupa Gümrük Laboratuvarları Ağı (CLEN) ile ilgili gelişmeler, bir çeşit vaka çalışması olarak gıda ürünlerinde mineral yağ hidrokarbonlarının (MOH: MOSH/MOAH) tespiti ve kontrolüne yönelik AB’nin düzenleme yapmaya hazırlandığı uygulamalar ile ülkemizdeki teknik ve hukuki düzenlemeler incelenecektir.
Çalışmamızda ayrıca, ISO/IEC 17025 standardına göre akredite gümrük laboratuvarlarının tahlil yöntemleri, laboratuvar raporlarının hukuki geçerliliği ve uluslararası ticaretteki bağlayıcılığı açısından önemi ortaya konulmaktadır. Dijitalleşme kısmında ise, gümrük laboratuvarı raporlarının blokzincir tabanlı tokenizasyonu; veri bütünlüğü, izlenebilirlik ve sahteciliğin önlenmesi açısından teknik bir yenilik olarak değerlendirilmekte ve dijital gümrük uygulamalarına potansiyel faydası incelenmektedir.
Anahtar kelimeler: Avrupa Gümrük Laboratuvarları Ağı (CLEN), mineral yağ hidrokarbonları (MOH), gıda güvenliği gümrük hukuku, idari yaptırımlar, laboratuvar raporu tokenizasyon
ABSTRACT
EU customs and trade laws are constantly changing, with significant legal and financial consequences. Some changes come into effect immediately, while others indicate that larger regulations will be made in the future. When these regulations are followed in a timely manner, they will benefit both the Union and the national economy in practice. This study, a continuation of a series of articles we publish in the Journal of Expert Opinions on Trade, will examine the topic of laboratories, one of the most important elements of trade but not the first thing that comes to mind when discussing foreign trade. It will focus on developments related to the European Customs Laboratories Network (CLEN), a significant part of the European Union Customs Reform, and, as a case study, the EU’s planned regulations for the detection and control of mineral oil hydrocarbons (MOH: MOSH/MOAH) in food products, along with the technical and legal regulations in our country.
Our study also highlights the importance of the analysis methods of customs laboratories accredited according to the ISO/IEC 17025 standard, the legal validity of laboratory reports, and their binding nature in international trade. In the digitalization section, we will examine the blockchain-based tokenization of customs laboratory reports. It is considered a technical innovation in terms of data integrity, traceability, and fraud prevention, and its potential benefits for digital customs applications are being examined.
Keywords: The European Network of Customs Laboratories (CLEN), mineral oil hydrocarbons (MOH), food safety customs law, administrative sanctions, and laboratory report tokenization.
1. GİRİŞ
Uluslararası ticarette serbest dolaşıma giren ürünlerin çeşitliliği ve kimyasal bileşenlerinin giderek karmaşıklaşması, gümrük denetimlerinin geleneksel belge ve fiziki muayene yöntemleriyle yürütülmesini yetersiz hâle getirmektedir. Bu gelişme, gümrük laboratuvarlarını tarife sınıflandırması, mevzuata uygunluk, ürün güvenliği ve risk tahlilinde merkezi bir teknik karar üretim birimine dönüştürmüştür. Gümrük laboratuvarları tarafından gerçekleştirilen analitik testler, yalnızca eşyanın kimyasal veya fiziksel özelliklerini ortaya koymakla kalmamakta; aynı zamanda idari işlemlerin bilimsel doğruluk temelinde yürütülmesini de sağlamaktadır.
Avrupa Birliği’nde gümrük laboratuvarlarının karşı karşıya olduğu temel teknik sorunlardan biri, üye ülkeler laboratuvarlarında uygulanan yöntemlerin sonuçlar üzerinde yaratabileceği farklılıklardır. Bu sorunun giderilmesi amacıyla kurulan Avrupa Gümrük Laboratuvarları Ağı, laboratuvarlar arası yöntem doğrulama çalışmaları, yeterlilik testleri ve ortak veri tabanları aracılığıyla analitik uyum sağlamayı hedeflemektedir. CLEN kapsamında geliştirilen ILIADe veri tabanı ve karşılaştırmalı tahlil programları, özellikle karmaşık matrislerde yapılan ölçümlerin güvenilirliğini ve tekrarlanabilirliğini artıran teknik bir referans sistemi sunmaktadır.
Gıda ürünlerinde mineral yağ hidrokarbonlarının (MOH) tespiti, analitik kimya açısından en yüksek hassasiyet gerektiren konulardan biridir. MOH grubunu oluşturan mineral yağ doymuş hidrokarbonlar (MOSH) ve mineral yağ aromatik hidrokarbonlar (MOAH), geniş karbon aralığına ve karmaşık kromatografik profillere sahiptir. Özellikle MOAH fraksiyonlarının endojen bileşenlerden ayrıştırılması, ileri düzey numune hazırlama teknikleri ve doğrulama tahlilleri gerektirmektedir. Bu nedenle, MOH tahlilinde sıvı ve gaz kromatografisinin birleştirildiği LC-GC-FID yöntemi ve gerekli hâllerde iki boyutlu gaz kromatografisi (GCxGC) gibi ileri teknikler kullanılmaktadır.
Avrupa Birliği’nin 2027 yılı itibarıyla MOAH için fiilen sıfır tolerans yaklaşımını benimsemesi, gümrük laboratuvarlarının ölçüm belirsizliği, nicelleştirme sınırları (LOQ) ve yöntem doğrulama performansları açısından yüksek teknik yeterlilik sergilemesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda ISO/IEC 17025 akreditasyonu, yalnızca kalite yönetim sistemi açısından değil; kullanılan analitik metotların doğruluğu, tekrarlanabilirliği ve karşılaştırılabilirliği açısından da kritik bir gereklilik hâline gelmiştir.
Bunun yanında, gümrük laboratuvarı raporlarının dijital ortamda güvenli şekilde paylaşılması ve doğrulanması ihtiyacı, blokzincir tabanlı tokenizasyon teknolojilerinin gündeme gelmesine yol açmıştır. Tokenizasyon, analitik sonuçların veri bütünlüğünü koruyarak değiştirilemez biçimde kaydedilmesini sağlamakta; bu sayede laboratuvar raporları, gümrük işlemlerinde gerçek zamanlı ve otomatik karar mekanizmalarına entegre edilebilmektedir. Bu çalışma; CLEN’in teknik koordinasyon rolünü, MOH tahlillerinde kullanılan ileri analitik yöntemleri ve gümrük laboratuvarı raporlarının tokenizasyonunu teknik bir bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
2. MODERN GÜMRÜK LABORATUVARLARI VE MOBİL LABORATUVAR UYGULAMALARI,
2.1 Gümrüğün Bilimsel Kolu
Avrupa Birliği’ndeki gümrük laboratuvarları, gümrük idarelerinin çalışmasını desteklemek için bilimsel uzmanlık sağlar, ilgili diğer idareler ile bilgi ve uzmanlık alışverişinde bulunur; böylece ulusal sınırlar ötesi işlemleri kolaylaştırır ve koordine etme imkanı sağlar. Her laboratuvarın ana amacı, aynı olsa da, yerel yasa ve uygulamalardaki farklılıklar ile bireysel Üye Ülkelere ithal ve ihraç edilen eşyaların miktarı ve cinsindeki önemli farklılıklar nedeniyle, istihdam ettikleri personel sayısı, ellerindeki ekipman çeşitliliği ve uzmanlaşıp akredite oldukları analitik yöntemler açısından farklılık göstermektedir.
2.2 Sayılar: Laboratuvarlar ve Personel
Avrupa Birliği’nin 27 ülkesinde 90 gümrük laboratuvarı ve 27 mobil laboratuvar bulunmaktadır. AB Üye Ülkelerinin çoğunda tek bir merkezi laboratuvar bulunmakta, bazılarının ek mobil birimleri ve birkaç ülkede de ülke çapına yayılmış laboratuvar ağı vardır. Bu laboratuvarlarda yaklaşık 2.000 personel görev yapmaktadır. Bunların çoğu kimyager, fizik, mühendislik, mikrobiyoloji gibi ilgili alanlardan uzmanlar, teknisyenler ve laboratuvar asistanlarıdır.
2.3 Güvenliğinizi Sağlamak ve Daha Fazlası: Laboratuvarların Görevleri
Vergi düzenlemeleri, tarife tesbitleri, ortak tarım politikası (common agricultural policy CAP) gibi gümrükle ilgili klasik görevler, gümrük laboratuvarlarının yaptığı çalışmaların üçte ikisini oluşturmaktadır. Ancak artan görev ise, uyuşturucu araştırmaları, ürün kalitesi, kaçakçılık, tüketici sağlığı ile çevrenin korunması ve diğer güvenlik konularına ilişkindir.
2.4 Sadece Numuneler mi Tahlil Ediliyor?
İstisnasız, tüm laboratuvarlar öncelikle numunelerin tahlilini yapar. Bu, yapılan işin %75’ini oluşturur. Laboratuvarın büyüklüğüne ve ekipmanlarına bağlı olarak, tahlil edilen numune miktarı yılda birkaç yüz ile en büyük laboratuvarlarda yaklaşık 30.000 civarında değişmektedir. Gümrük laboratuvarına gönderilen numune türleri ülkeden ülkeye, laboratuvardan laboratuvara değişebilmektedir.
Numunelerin tahlilinden sonra ikinci en önemli görevi, uzmanlıklarını paylaşmaktır. Son olarak, çoğu laboratuvar düzenli olarak diğer gümrük memurlarına eğitim vermektedir.
2.5 Birlikte Çalışmak
Avrupa Birliği politikaları, ticaretin uluslararası yapısı gereği, Avrupa düzeyinde bilgi alışverişi, işlemleri birleştirmek, odak noktalarını belirlemek ve eylemleri koordine etmek, Üye Ülkeler arasında yakın iş birliğini gerektirir. Elbette, her gümrük laboratuvarı kendi gümrük idaresiyle de birlikte çalışır. Zaman zaman laboratuvarlar, eşyanın özelliklerine göre istenilen tahlili yapabilecek sırasıyla en yakın üniversite, ilgili bilimsel kuruluş, uzman ve uygulayıcı kurum laboratuvarları, özel laboratuvarlar ile de birlikte çalışır.
2.6 Numuneler, İzlenen Yol
Gümrük idaresi tarafından yapılan işlem genellikle yollarda, limanlarda, havaalanlarında veya antrepolarda numune alma ile başlar. Gümrük muayene memuru tahlile tabi bir eşyanın muayene ve tesbiti için eşya sahibi veya temsilcisinin huzurunda her zaman numune alabilir. Özellikle potansiyel tehlikeli maddeler veya kimyasallar söz konusu olduğunda, gümrük laboratuvarları numune alma konusunda daha geniş bir bilgi ve ekipmanlara ihtiyaç duyar.
Tahlil sonuçlarının doğru olması, büyük ölçüde laboratuvara getirilen numunelerin eşyayı gerçekten temsil etmesine bağlıdır. Bu nedenle numuneler laboratuvar çalışmalarında ilk ve kritik bir adımdır, gümrük laboratuvarları gümrük muayene memurlarına yoğun görevlerinde büyük ölçüde yardımcı olur. Tütün gibi heterojen malzemelerden numune alınırken veya karmaşık bir numune durumu ortaya çıktığında (örneğin, alt yüklemeli yol araçlarından yakıt numunesi) birçok soru ortaya çıkar. Numune, sevkiyat kapsamı eşyayı temsil ediyor mu? Ekipman, doğru numune almak için yeterli mi? Bir risk var mı ve tüm olası tehlikelerden nasıl kaçınabilir? Bu nedenle iyi bir numune kılavuzuna sahip olmak gerekiyor.
Gümrük laboratuvarları, canlı hayvanlar hariç, tatlılardan oyuncaklara, ilaçlara, yakıttan metal çubuklara kadar neredeyse her türlü eşyanın tahlilini yapar. Posta veya taşıt aracı ile (numune olarak biri hemen tahlil ve diğeri kontrol amacıyla) getirilen numune, sisteme kaydedilir ve laboratuvarın ilgili bölümüne atanır, izlenebilirlik amacıyla bir tanımlama işaretiyle birlikte kullanılır. Laboratuvar, tahlil talebini mümkün olan en kısa sürede ele alır, testleri, tahlili, yorumları yapar, önerilen gümrük sınıflandırması (veya başka bir konu) hakkında bir görüşe varır, tahlil raporlarını gümrük idaresine, ilgililerine, istenilmesi halinde mahkeme başkanlığına sunar.
Tahlili yapılan numuneler, tahlil raporlarının yazılıp imzalanmasından sonra tahlili yapan kimyager tarafından mühürlenir ve gerektiğinde ikinci tahlil veya delil için laboratuvardaki numune odasında saklanır. Numunelerin depolanma şekli önemlidir, çünkü farklı ürünlerin farklı sıcaklıklarda, farklı nem seviyelerinde vb. depolanması gerekir.
Numunenin gelişini kaydetmekten bilimsel tahlili tamamlayıp gelecekte referans için saklamaya kadar her adımda gümrük laboratuvarları kalite, verimlilik ve güvenilirliğe dayalı sonuçlar üretmeye çalışır. Gümrük laboratuvarları modern kalite kontrol ve güvence ilkelerini uygulamaktadır. Tüm Avrupa ve ülkemiz gümrük laboratuvarları, akreditasyon idareleri tarafından tanınan ISO/IEC 17025 Test ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliğine İlişkin Genel Gereksinimler, ana standarda göre tahlil yapmaktadır.
Gümrük laboratuvarları, tahlil işlemi için bir başvuruya dayanan bilgi sisteminin parçasıdır; bu da gümrük memurlarının tarife sınıflandırması veya vergiyle ilgili konularda netleştirme isteğini talep etmek ve ilgili ürün sevkiyatının görüntülerini eklemek için elektronik bir form doldurmasına olanak tanır. Aynı sistem laboratuvar tarafından da görülebilir, bu da zaman kazandırır ve memuru hangi numunelerin yolda olduğunu fiziksel olarak laboratuvara gelmeden önce bilgilendirir. Laboratuvar tahlil raporlarını elektronik olarak yayımlanırken, gümrük memurları da raporu ekranda görebilirler.
2.7 Ticareti Kolaylaştırmak ve Gelirleri Sağlamak
İlk gümrük laboratuvarı 100 yıldan fazla bir süre önce kurulduğunda, amaçları, gümrük idarelerine gelir sağlamalarına yardımcı olmaktı. Ticaret kolaylaştırıldı ve bu nedenle gümrük vergileri bütçe gelirlerinin önemli bir parçası oldu. Gelir sağlama görevi, günümüz gümrük laboratuvarlarının çalışmalarına hâlâ hakimdir. Eşyaların tarife sınıflandırılması, gümrük vergilerinin temelini oluşturur; ayrıca örneğin anti damping işlemleri ve ticaret istatistikleri için de bir temeldir; doğru sınıflandırma, bilimsel tahlil olmadan imkansızdır.
Bu nedenle, gümrük laboratuvarları için çok önemli bir görev, eğitimli personel tarafından yapılan sınıflandırma, tahlile esas ve hatta mahkeme için önemli delildir. Kimyasal tahlil olmadan, beyaz tozun gerçekten bir vitamin mi olduğu (gümrük istisnası olup olmadığına) yoksa nispeten yüksek gümrük vergisi olan bir gıda ürünü olup olmadığına karar vermek mümkün değildir.
Laboratuvarların bir diğer görevi, bağlayıcı tarife bilgileri için uzman görüşleri sunarak ticareti kolaylaştırmaktır. Bu ‘BTB’ tüm yükümlüler için eşit vergilerin tesbitine ve ödenmesine yardımcı olur. Laboratuvar, kesin etkisinin farkında olmasa da, tahlili önemli -potansiyel olarak milyonlarca değerde- finansal sonuçlar doğurmaktadır.
2.8 Tüketicileri ve Sağlığı Korumak
Gümrük laboratuvarları, insan sağlığına yönelik çeşitli potansiyel tehditlerle mücadele etmektedir. Bunlar arasında uyuşturucu kaçakçılığı ve sahte eşyaların ticareti, örneğin sahte ilaç ürünleri ve psikoaktif maddeler yer alır. Laboratuvarlar, ithal gıda takviyelerini düzenli olarak içerip içermediğini inceleyerek yasadışı hormonlar, amfetaminler veya internetten alınan ilaçlar ile güvenli olmayan oyuncakları kontrol eder.
Laboratuvarlar tarafından araştırılan sorunlara örnek olarak, bisfenol A (çeşitli plastiklerin üretiminde kullanılan kimyasal bileşik) gibi tehlikeli kimyasallar (besleme şişelerinde) veya poliamid ve melamin plastik mutfak eşyalarından birincil aromatik aminlerin salınımı; yasadışı gıda katkı maddeleri (örneğin bazı koruyucular) veya AB ve ülkemiz mevzuatında tanımlanan limitleri aşan katkı maddeleri; bebek mamasında melamin; üç yaş altı çocuklar için yüksek ftalatlı plastik oyuncaklar; aşırı miktarda kurşun ve ftalatlar veya dimetil fumarat içeren ayakkabılar; kozmetik ürünlerinde hidrokinon gibi yetkisiz aktif prensipleri vb. göstermek ve bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu nedenle kimyasal tahliller, istenmeyen yasak eşyaların ithalatlarını durdurmak için gümrük idareleri tarafından sıklıkla kullanılan temel bir araçtır.
Laboratuvar tahlilleri, güvensiz ürünlerin mahrece iade veya imha edilmesini de sağlar. Laboratuvarlar tarafından tespit edilen veya doğrulanan tahliller, ayrıca Avrupa Birliği Komisyonu tarafından işletilen ve gıda dışı ürünler için kullanılan Hızlı Uyarı Sistemi (Rapid Alert System RAPEX) kullanılarak AB düzeyinde uyarılar yayımlanır ve önlemler alınır.
2.9 Çevrenin Korunması
Çevreyi korumak, gümrük laboratuvarlarının görevini giderek artırmaktadır. Dünya, ozon tabakasına zarar veren maddeler (örneğin köpüklerdeki kloroflorokarbonlar), karbon ayak izi, sınırda karbon düzenleme mekanizması (CBAM), tehlikeli maddeler ve kalıcı kirleticiler gibi çevresel konularla giderek daha fazla önemli hale gelmektedir. Aynı zamanda, artan küreselleşme nedeniyle, gümrük idarelerinin topluma hizmet sunması ve çevre koruma da dahil olmak üzere çeşitli diğer görevleri kapsayan ‘Tek Bir Pencere’ şeklinde hareket etmesi giderek daha fazla talep edilmektedir.
Nesli Tükenmekte Olan Yabani Hayvan ve Flora Türlerinin Uluslararası Ticareti Sözleşmesi’ne (CITES) destek vermek de gümrük laboratuvarlarının CITES kontrolündeki türleri belirlemede önemli rol oynadığı alanlardan bir diğeridir.
Her ağacın kendine özgü bir deseni olduğundan, farklı türleri tanımlamak için mikroskop kullanılabilir veya bir parça daha hassas bir kütle seçici dedektör cihazına yerleştirilebilir. Ayrıca, DNA/PCR (polimeraz zincir reaksiyonu), CITES veya tarife amaçlı balıkları kontrol etmek için kullanılabilen tekniklerdir. Zemin kaplamaları veya parfüm için tasarlanmış küçük parçalar için kullanılan birçok ahşap türü de CITES listesinde yer almaktadır.
2.10 Güvenliği Sağlamak ve Terörle Mücadele
Terörizm ve kitle imha silahlarından kaynaklanan potansiyel tehditler, silah olarak kullanılabilecek kimyasal veya biyolojik maddeler, nükleer ve radyoaktif maddeler, kısıtlı eşyalar, hem sivil hem de askeri uygulamaları olabilecek çift amaçlı ürünler gümrük idarelerinin bir başka önemli görev alanıdır. Gümrük laboratuvarları da, bu tür tehditleri önlemede ve onlarla mücadelede önemli bir görev yapar. Bu husus, sabit bir özellikle mobil ekipman ve mobil laboratuvarlar kullanarak laboratuvarı binadan sahaya çıkaracaktır. Bu görev, gümrük idarelerinin ulusal ve uluslararası düzeyde ilgili idarelerle daha yakın iş birliği içinde olmasını gerektiren bir zorunluluktur.
Bazı gümrük laboratuvarları ayrıca, uluslararası terörizmin finansmanında kullanılabilen elmas, değerli taşlar ve metaller gibi çok değerli eşyaların incelenmesinde de görev yapmaktadır. Gümrük laboratuvarları, bu tür ürünlerin gerçek değerini ve bir ölçüde menşeini, kökenini ortaya çıkarır. Bu durum, bu tür ürünlerin, örneğin ‘Kimberley süreci’nin uygulanması ve kontrolü gibi çatışma ve terörizmi finanse etmemesini sağlar; aynı zamanda bu, uluslararası bir elmas sertifikasyon programıdır.
2.11 Zamanla Uyum Sağlamak: Ekipman ve Yeni Teknolojiler
Gümrük laboratuvarları günlük işlerinde birçok türde ekipmana ihtiyaç duyar. Bunlar, basit eski bir Bunsen brülörü gibi nispeten düşük teknolojili ürünlerden, uzman kullanım ve hassas kullanım gerektiren çok daha yüksek teknolojili ekipmanlara kadar değişir. Üretim yöntemleri gelişir, yeni sağlık riskleri ortaya çıkar ve sistem için kullanılan yöntemler de değişir. Bu, gümrük laboratuvarlarının son teknoloji hizmeti sürdürmesini gerektirir.
3. MOBİL GÜMRÜK LABORATUVARI
Laboratuvar tahliline tabi tutulacak eşyalar, gümrük sahasında anında kontrol ve ölçümler gerektirebilir. Çoğu AB ülkesinde, sahada kontrol yapmak için kullanılabilen taşınabilir ekipmanlar (çanta veya araba arkası için küçük ekipmanlar) mevcuttur.
Bazı ülkelerde havaalanında ilaç kontrolü için mobil analitik cihazlar (iyon hareketlilik spektrometrisi, FTIR ve Raman spektrometrisi) kullanılır. Örnek olarak taşınabilir tahlil XRF ekipmanları, mineral yağ kaçakçılığıyla mücadele için mineral yağdaki kükürt içeriğinin belirlenmesinde önemli bir araçtır.
Tekerlekli Tahliller — Size Gelen Laboratuvar: Teknolojik gelişmeler nedeniyle yerinde tahlil amacıyla üretilen araçların kullanılması, gümrük laboratuvarlarının temel hizmetlerini geliştirmesi için yeni bir imkan sunmaktadır.
AB Üye Ülkelerinin bazılarında, eşyaların ‘yerinde’ tahlil yapmak için ‘mobil laboratuvarlar’ bulunmaktadır. Mobil laboratuvarlar statik laboratuvarların yerini alamasa da, önemli görevler yaparlar ve aynı zamanda potansiyel risklerin hızlı taramasını sağlayabilirler.
Mobil laboratuvar, yurtdışından getirilen sahte ilaçların havaalanları ve özellikle mineral yağ ürünleri ve alkollü içecekler gibi özel tüketim ürünlerinin anında ve yerinde denetimi, tahlili için kullanılmaktır. Mineral yağ kontrolü durumunda, mobil ekip anında tarife sınıflandırması için gerekli tüm analitik parametreleri ölçer. Bu sonuçlar, daha yüksek kükürt içeriğine sahip AB dışı ülkelerden ithal edilen ucuz mineral yağ ürünleri veya yine ‘baz’ yağın kötüye kullanılmasına karşı etkili bir araçtır. Alkollü içeceklerin sürekli kontrolü, tehlikeli alkollerin (alkollerdeki metanol içeriği) tespit edilmesi için piyasa gözetimi sağlar.
4. AVRUPA BİRLİĞİNDE GIDA ÜRÜNLERİNDEKİ MİNERAL YAĞ HİDROKARBONLARIN (MOH) TESBİTİ, ZARARLARI, ALINACAK ÖNLEMLERE İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER ,,, , ,,,,
Mineral yağ hidrokarbonları (Mineral oil hydrocarbons MOH), esas olarak petrol damıtma ve rafinasyonundan elde edilen çok çeşitli kimyasal bileşiklerden oluşur. Mineral yağ hidrokarbonları (MOH: MOSH+MOAH), Mineral Yağ Doymuş Hidrokarbonlar (MOSH) ve Mineral Yağ Aromatik Hidrokarbonları (MOAH) oluşturur.
Mineral yağ doymuş hidrokarbonlar (MOSH) ve mineral yağ aromatik hidrokarbonlardan (MOAH) oluşan mineral yağlar (parafinum liquidum veya beyaz yağ gibi), ilaç ve kozmetik gibi çeşitli tüketici ürünlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Gıdaların mineral yağ ile kirlenmesi, üretimi ve işlenmesi veya mineral yağ içeren ürünlerin ambalaj malzemelerinden, çevreden ya da hasat, taşıma yahut işleme sırasında gıda tedarik zincirinden olabilir. Gıdalardaki MOAH’lar vücutta birikebilir ve DNA’ya zarar vererek kansere neden olabilir. Bazı MOSH’ların karaciğerde ve lenfoid sistemde biriktiği belirtilmektedir.
Mineral yağlar insan vücudundaki en büyük kirletici ve zarar vericidir. “Aromatik mineral yağlar” Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (European Food Safety Authority, EFSA) tarafından potansiyel kanserojen ve mutajenik olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle bu tür kalıntılar, gıdalarda en küçük miktarlarda bile bulunmamalıdır. Paketleme, genellikle mineral yağ kontaminasyonunun nedenidir. Örneğin, atık kağıttan yapılan ambalajlar, genellikle gıdaya aktarılabilen baskı mürekkeplerinden elde edilen mineral yağlar içerir. 2015 yılı gibi bir zamanda, insanlar için güvenli, sağlıklı ve uygun fiyatlı gıda için mücadele eden bir kampanya kuruluşu Foodwatch, uluslararası bir laboratuvar testinde makarna, pirinç veya mısır gevreği gibi 120 gıda ürünlerinin yüzde 43’ü aromatik mineral yağlar içerdiğini tesbit etmiştir.
En önemli kirlenme kaynakları şunlardır:
Tarımsal kirlenme: Tarım makinelerinden yakıt veya yağlayıcılar sızabilir; pestisitler parafin yağı veya mineral yağlar içerebilir.
Çevresel kirlilik: Santrallerden, motorlardan ve ısıtma ocaklarından çıkan egzoz gazları ham maddelerle doğrudan temas edebilir veya toprakta birikerek bitkiler tarafından emilebilir.
Lastiklerden yol yüzeylerine döküntüler.
Yem kontaminasyonu (sütte bulunmasının açıklaması)
Deniz/tatlı su ekosistemlerinin (balıkların) kirlenmesi
Ham maddelerin paketlenmesi: Hammaddeler paketlenmesi veya taşınması sırasında mineral yağlarla temas edebilir. Özellikle jüt torbaları, üretiminde mineral yağlar kullanıldığı için potansiyel bir mineral yağ kaynağı olarak bilinmektedir.
Gıda işleme, Yağlayıcılar: Gıda işleme makinelerinde kullanılmak üzere tasarlanmış “gıda sınıfı” yağlayıcılar, işlem sırasında gıdalar ile temas ederek geçer.
Makine bakımında kullanılan yağlar
Gıdaların ambalajlanması, kaplanması (meyve ve sebzelerin korunması ve görünümünün iyileştirilmesi için kullanılan balmumu)
Kutu üretim sürecinde kullanılan yağlayıcı yağlar
Poşetlerde, kutularda ve etiketlerde kullanılan yapıştırıcılar
Köpük önleyici maddeler (kağıt hamuru üretiminde, patates dilimlerinin yıkanmasında kullanılır)
Gıda katkı maddeleri: Un tozu veya peynir kaplamalarını önlemek için bazı mumlar, emülgatörler ve teknik yardımcılar mineral yağlar içerebilir.
Gıdaların ambalajlanması: Mineral yağlar, gıda paketleme malzemelerinin (yapışkanlar, plastikler, metal kutular, kağıt ve karton gıda temas malzemeleri) üretiminde kullanılan katkı maddelerinde bulunabilir. Mineral yağlar da geri dönüştürülmüş ambalaj malzemelerinde bulunabilir. Bunlar geri dönüşüm sırasında her zaman çıkarılamaz ve ambalajla temas ettiğinde gıdalara girebilir.
Kartonun suya dayanıklılığını artırmak için kullanılan balmumları
Plastiklerden (örneğin poliolefinlerden) geçiş
Jüt çuvallar (iplik eğirme özelliklerini iyileştirmek için yağla kaplanmış lifler)
Baskı mürekkepleri (genellikle %20-30 oranında mineral yağ çözücü içerir)
Geri dönüştürülmüş kağıt ve karton
Taşıma kutuları
Pestisitler: tarımsal ürünlerde zararlıları kontrol etmek amacıyla kullanılan kimyasal maddeler
Veteriner ürünleri : Örneğin aşılarda, merhemlerde ve ilaçlı mamalarda
4.1. Mineral Yağ Hidrokarbonlarının Yasal Sınırı Yoktur
Gıdalardaki mineral yağ oranlarından kaynaklanan sağlık tehlikeleri yıllardır bilinmesine rağmen, hala yasal bir sınır yoktur. Özellikle kritik aromatik mineral yağlar (MOAH) için sıfır tolerans ilkesi uygulanmalıdır.
4.2 Yasal Düzenleme
Tüketiciler için riskleri azaltmak ve sağlığı korumak amacıyla Avrupa Birliği, 2027 yılında gıdalarda MOH varlığını sınırlayacak kurallar getirmeyi planlamaktadır. Bu konuda tartışmaya açılan AB Yönetmeliği, dünya çapında MOH’u ele alan ilk yönetmeliklerden biri olduğundan, gıda zincirindeki tüm ilgililer ve AB üyesi olmayan ülkelerdeki yetkili idareler de bilgilendirilmeli ve takip etmelidir. Yeni kurallar, özellikle belirli sektörlerin dikkatli olmasını ve olası önlemler almasını gerektirecektir: tahıl ürünleri, pirinç, ağaç yemişleri, baklagiller, baharatlar, kurutulmuş otlar, kakao/çikolata, süt ve süt ürünleri, yağlı tohumlar ve yağlı meyveler, hayvansal/bitkisel yağlar. Bu sektörlerdeki tedarikçilerin şu anda ürünlerinde MOH varlığına ilişkin hiçbir veya sınırlı verisi olmayabilir. Gelecekteki ticaret aksamalarını önlemek için, bu ürünlerin üreticilerine, tedarikçilerine ivedilikle aşağıdaki hususları yapmaları önerilmektedir.
• MOH varlığını tespit etmek için tahliller yapmak,
• Potansiyel kirlenme kaynaklarını tesbit etmek ve korunmak
• Kirlenme tehlikelerini azaltmak için yöntemler geliştirmek.
Ham maddelerde bir kez bulunan MOH’lar, gıda işleme sırasında giderilemez. Ancak içerisinde MOH bulunup bulunmadığı tesbit edilebilir.
AB yasa koyucularının önceliği, hücrelerdeki DNA’ya zarar verebilen ve kansere neden olabilen genotoksik maddeler için güvenli bir seviye belirlenemediğinden, mineral yağ aromatik hidrokarbonları (MOAH) gıda zincirinden kaldırmaktır.
Bu, AB pazarında tedarik edilen gıdalarda tespit edilemez (ölçüm sınırının altında, limits of quantification LOQ) olmaları gerektiği anlamına gelir. Mineral yağ ile doymuş hidrokarbonlara (MOSH) mevcut maruziyet insan sağlığı için endişe yaratmaz, ancak uzun vadeli birikim konusunda belirsizlik vardır. MOSH seviyelerinin artması potansiyel olarak risk oluşturabileceğinden, gıda seviyelerinde düşük tutulmalıdır.
4.3. Mevcut Kurallar
Şu anda AB mevzuatında mineral yağ aromatik hidrokarbonları (MOAH) için azami seviyeler bulunmamaktadır. Mineral yağ aromatik hidrokarbonları ile ilgili olarak, AB Üye Ülkeleri Nisan 2022’de, resmi gıda ürünlerini kontrol ederken, harekete geçilmesi gerekip gerekmediğini belirlemek için Tablo 1’de belirtilen nicelleştirme sınırlarını (LOQ) kullanacakları konusunda anlaşmışlar ve Avrupa Komisyonu, 2027 yılı itibarıyla bu limitlerin uygulanmasını öngören bir taslak yayınlamıştır.
Tablo 1: Gıdanın yağ/yağ içeriğine göre MOAH’ın LOQ’ları
| Gıdanın yağ/yağ içeriği (%) | LOQ (mg/kg) | |
| Düşük yağ içerikli kuru gıdalar | ≤4 | 0.5 |
| Yüksek yağ içerikli gıdalar | >4, ≤50 | 1 |
| Yağlar, bitkisel yağlar veya > %50 yağ içeren gıdalar | >50 | 2 |
Gıda ürünlerindeki MOAH konsantrasyonu tespit limitlerini aştığında, yetkili idareler, ürünleri piyasadan çekmek veya toplatmak gibi daha ileri önlemler almayı kabul eder. Gıda işletmelerinin aynı LOQ’ları kullanarak, kendi iç kontrollerini yapmaları önerilmektedir.
4.4. AB’nin Gıdadaki Belirli Kirleticiler için Maksimum Seviyelere İlişkin Yönetmeliği
AB, gıdadaki belirli kirleticiler için maksimum seviyelere ilişkin 1881/2006 sayılı (EC) Yönetmeliğini yürürlükten kaldırıp, yerine 25 Nisan 2023 tarihli (AB) 2023/915 sayılı Komisyon Yönetmeliği ile belirli gıdalarda MOAH için yasal maksimum seviyeler belirlemeyi amaçlamaktadır. Maksimum seviyeleri aşan ürünler AB’ye ithal edilemez veya satılamaz. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) Gıda Zincirindeki Kirleticiler Bilimsel Paneli (CONTAM Paneli), 2012 yılında Gıda İçinde Mineral Yağ Hidrokarbonları Üzerine Bilimsel Görüşünde, MOH içindeki madde gruplarının potansiyel insan sağlığı etkisinin oldukça çeşitli olduğunu sonucuna varmıştır. MOAH genotoksik kanserojen olarak görev yaparken, bazı mineral yağ doymuş hidrokarbonlar (MOSH) insan dokusunda birikebilir ve karaciğerde olumsuz etkilere yol açabilir.
Bazı MOAH’lar mutajenik ve kanserojen olarak kabul edildiğinden, MOH ve MOAH’ın diyete maruz kalmaya büyük katkıda bulunan gıda ürünlerindeki göreceli varlığını daha iyi anlamak için MOH’nun izlenmesinin önemli olduğu belirtilmektedir.
Bebeklik ve sonraki mamada mineral yağ aromatik hidrokarbonlar
AB Komisyonu 23 Haziran 2020 tarihinde Bitkiler, Hayvanlar, Gıda ve Yem Daimi Komitesi’nin Yeni Gıda ve Toksikolojik Güvenlik Gıda Zinciri Güvenliği bölümü toplantısında, bebek maması, takip mama, bebek ve küçük çocuklar için özel tıbbi gıdalarda mineral yağ aromatik hidrokarbonlarının (MOAH) varlığı konusunda uyumlu bir risk yönetimi yaklaşımını kabul etmiştir.
1 Ocak 2027’den itibaren LOQ’da belirlenecek azami seviyelere sahip gıdalar
Aşağıda belirtilen gıdalar için AB, Tablo 1’de belirtildiği gibi yağ/yağ içeriğine göre 1 Ocak 2027’den itibaren LOQ’da azami seviyeler belirlemeyi amaçlamaktadır (Bu seviyeler, 0,5 ila 2 mg/kg arasında değişmektedir):
Yağlı tohumlar ve yağlı meyveler
Hayvansal veya bitkisel yağlar (ancak bazıları için 2030’a kadar geçici azami seviyeler > LOQ – Tablo 2)
Ağaç yemişleri
Baklagiller
Pirinç ve tahıllardan elde edilen ürünler
Süt ve süt ürünleri
Kakao çekirdekleri, kakao kütlesi, kakao tozu, kakao ve çikolata ürünleri ve diğer şekerlemeler
Bebek maması/bebek gıdaları/bebekler ve küçük çocuklar için tahıl bazlı gıdalar.
Hayvansal veya bitkisel yağlar/sıvı yağlar (belirli ürünler için geçici maksimum seviyeler >LOQ 2030’a kadar)
Belirli hayvansal veya bitkisel yağlar için, Tablo 1’de gösterilen LOQ’ların karşılanamayacağı gösterilmiştir. Bu ürün sektörüne ilişkin şu anda tartışılan maksimum seviyeler Tablo 2’de belirtilmiştir.
Tablo 2: Hayvansal ve bitkisel yağlar için tartışılan maksimum seviyeler
| Yağ kaynaklı: | Maksimum seviyeler (mg/kg) : | |||
| 1 Ocak 2027 | 1 Ocak 2028 | 1 Ocak 2029 | 1 Ocak 2030 | |
| Mısır, kolza, ayçiçeği, soya fasulyesi, keten tohumu | 2.0 | |||
| Yer fıstığı, susam, hindistancevizi, tahıl tohumu | 6.0 | 4.0 | 2.0 | |
| Üzüm tohumu, pamuk tohumu, kara üzüm tohumu, argan | 10.0 | 5.0 | 2.0 | |
| Zeytin | 10.0 | 5.0 | 2.0 | |
| Balıkçılık ürünleri/algler | 10.0 | 5.0 | ||
| Yukarıda listelenmeyen diğer yağlar/yağlar | 4.0 | 2.0 | ||
Daha Yüksek LOQ’lara Sahip Gıdalar
Bazı gıdalar için, Tablo 1’deki LOQ’larda doğru tahlil yapmanın günümüzde zorluklar yarattığı belirtilmektedir. Bu nedenle, Tablo 3’te listelenen gıdalar için daha yüksek maksimum seviyeler tartışılmaktadır.
Tablo 3: Daha yüksek LOQ gerektiren ürünler için tartışılan maksimum seviyeler
| Ürün | Maksimum seviyeler (mg/kg): | |
| 1 Ocak 2027 | 1 Ocak 2030 | |
| Gıdalarda içerik maddesi olarak kullanılan baharatlar, kurutulmuş otlar, çay ve bitki çayları, hazır çay ve hazır bitki çayları | 5.0 | 5.0 |
| Gıda takviyeleri | 10.0 | 5.0 |
MOAH’ın önemli kaynakları olarak kabul edilmediğinden, taze veya dondurulmuş meyve, sebze, et, sakatat, balık ve deniz ürünleri, kahve ve çay ile demleme amaçlı bitki çayları için azami seviye önerilmemektedir. İşlenmiş gıdalar (sebzeler, meyveler, yumurtalar, et, sakatat, balık ve deniz ürünleri) ve uçucu yağlar için azami seviyelere ihtiyaç olup olmadığını belirlemek için yeterli verilerin mevcut olmadığı belirtilmektedir. Yukarıdaki ürünlerin bazıları için, MOAH için gösterge seviyeleri (1,0–10,0 mg/kg) tartışılmaktadır.
Gösterge seviyelerinin aşılması durumunda, Üye Ülkelere ve gıda işletmecilerine aşağıdaki hususlar önerilecektir:
Ürünlerden numune alıp tahlil etmeleri
Kirliliğin kaynağını araştırmaları ve kullanmamaları
İşletmeciler tarafından yapılan araştırmaların sonuçlarını raporlamaları.
Bunların yapılması halinde, sözü edilen gıdalar AB’ye ithal edilmeye devam edilebilecektir.
AB üye ülkeleri, özellikle daha yüksek düzeyde kirlilik içeren işlenmiş gıdalar olmak üzere, azami seviyeleri belirlenmemiş gıdaları daha yakından izleyecektir. Toplanan veriler bir ihtiyaç olduğunu gösterirse, AB gelecekte bu gıdalar için azami seviyeler belirleyebilecektir.
Maksimum Seviyeleri Belirleme
AB yasaları kapsamında tüm kirleticiler için maksimum seviyeler aşağıdaki şekilde belirlenecektir.
“İyi tarım, balıkçılık ve üretim uygulamalarına uyulup, gıdanın tüketimiyle ilgili riskler dikkate alınarak makul ölçüde ulaşılabilir katı bir seviyede belirlenecektir. Olası bir sağlık riski durumunda, kirleticiler için maksimum seviyeler, makul ölçüde ulaşılabilir en düşük seviyede belirlenmelidir. Bu yaklaşım, gıda işletmecilerinin halk sağlığını korumak için kirlenmeyi önlemek, mümkün olduğunca azaltmak ve önlemler almasını sağlayacaktır.” [Yönetmelik (AB) 2023/915, giriş gerekçesi (2)]
MOSH için tartışılan gösterge seviyeleri
Mineral yağ doymuş hidrokarbonlar (MOSH) ile ilgili olarak, AB’nin yasal olarak azami seviyeler belirlemeyi düşünmediği belirtilmektedir. Fakat, MOSH’a artan bir duruma maruz kalmanın sağlık sorunlarına yol açabileceği endişesi nedeniyle, “gösterge seviyeleri” önerilmesi konusunda tartışmalar yapılmaktadır. Bunların, AB üye ülkelerinin ve işletmecilerin kirliliğin kaynağını araştırmasını ve MOSH kirliliğini önlemek için mevcut sistemleri değerlendirmesini gerektirecek seviyeler olduğu belirtilmektedir. Belirtilen seviyeleri aşan ürünler, kontrol yetkilileri tarafından güvensiz olarak değerlendirilmedikçe piyasadan kaldırılmayacaktır.
Tartışılan MOSH için belirtilen seviyeler Tablo 4’te belirtilmiştir.
Tablo 4: MOSH için tartışılan gösterge seviyeleri
| Ürün | Gösterge seviyesi (mg/kg) |
| Zeytin/üzüm çekirdeği/siyah frenk üzümü/pamuk tohumu/tahıl özü/uçucu yağ ve balık ürünlerinden elde edilen yağ/yosun | 50 |
| Keten tohumu/mısır/kolza/ayçiçeği/soya yağı | 15 |
| Diğer hayvansal ve bitkisel yağlar | 30 |
| Baharatlar, kurutulmuş otlar, çay, bitkisel infüzyonlar, gıda takviyeleri | 15 |
| Kakao çekirdekleri ve kakao ürünleri, şeker ve şeker ürünleri, şekerleme, işlenmiş et, işlenmiş balık/deniz ürünleri, işlenmiş yumurtalar | 10 |
| Yağlı tohumlar/meyveler, ağaç kuruyemişleri, baklagiller, tahıllar, süt, kahve çekirdekleri, yumurtalar, bebek mamaları, işlenmiş sebzeler, işlenmiş meyveler | 5 |
| Bebeklik maması | 1.0 |
Testler
Mineral yağ hidrokarbonlarının tahlili, gıda ve ambalaj sterilliğinde en önemli, hassas konulardan biridir. Bu tahliller genellikle kromatografik tekniklerin kombinasyonu ile yapılmaktadır. Bu nedenle, sıvı ve gaz kromatografisinin ardından alev iyonizasyon dedektörü ile birleştirilmesi olan LC-GC-FID yönteminin kullanıldığı belirtilmektedir.
Buna bağlı olarak, belirli gıdalardan endojen girişimleri ortadan kaldırmak için belirli numune hazırlama adımlarının uygulanması gerekmektedir. Bazı özel hallerde, girişimler numune hazırlama adımlarıyla tamamen ortadan kaldırılamaz. Bu durumlarda, seviye aşılırsa, gerçek MOH’u endojen maddelerden ayırt etmek için iki boyutlu gaz kromatografisi (GCxGC) ile doğrulama tahlilinin yapılması gerekmekte olduğu ifade edilmektedir.
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi, MOAH’ın izlenmesi için örnekleme tahlili ve veri raporlaması konusunda kılavuz geliştirmiştir.
Test maliyetleri
MOH testi rutin olmadığı için, AB’de mineral yağ tahlilinin (MOAH ve MOSH) maliyeti şu anda karşılaştırılabilir çoklu pestisit tahlilinin maliyetinin yaklaşık dört ila beş katı olduğu belirtilmektedir. MOH ile ilgili özel mevzuatın getirilmesiyle, bu maliyetin zaman içinde önemli ölçüde azalması beklenmektedir.
4.5. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Uyumu Hakkındaki (AB) 2019/1020 Yönetmeliği,
Yönetmelik 16 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe girmiş ve İç Piyasa’nın işleyişini iyileştirmeyi, sağlık, güvenlik, tüketicilerin, çevrenin korunması, diğer kamu yararları gibi yüksek düzeyde korumaya sahip ürünlerin AB pazarında sunulmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
Gümrük idarelerinin uyumsuz veya tehlikeli ürünlerin AB pazarına girip tüketicilere ulaşmasını önlemek için ürünleri kontrol etmesini zorunlu kılmaktadır.
Cezai Yaptırımlar ve Uygulamalar
Bu değerlerin aşılması durumunda uygulanacak yaptırımlar şunlardır:
Ürün Toplatma : Piyasaya sürülmüş olan ürünlerin geri toplatılması. Bu husus, üretici için en maliyetli, itibar ve güven kaybına yol açan yaptırımdır. Firmalar ne satar? Ürün mü, güven mi?
İmha ve Satış Yasağı: Gümrüklerde veya antrepolarda tespit edilen ürünlerin ithal veya ihracatının engellenmesi ve imha edilmesidir.
RASFF Bildirimi: Ürün RASFF (Rapid Alert System for Food and Feed), Avrupa Birliği üye ülkeleri için gıda güvenliği ile ilgili bilgileri toplamak amacıyla geliştirilmiş merkezi bir veri tabanı üzerinden tüm AB ülkelerine rapor edilir. Bu da, markanın tüm Avrupa pazarında “riskli” olarak belirlenmesine neden olur ve ürünlerinin satışı engellenir.
Para Cezaları: Üye ülkelerin yerel kanunlarına göre, gıda güvenliğini ihlal eden işletmelere satış tutarıyla orantılı veya maktu ağır para cezaları uygulanır.
5. TÜRKİYE’DE (ÜLKEMİZDE) GIDA ÜRÜNLERİNDEKİ MİNERAL YAĞ HİDROKARBONLARINA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER
Türkiye’de mineral yağ hidrokarbonları (MOH: MOSH+MOAH), mevzuatta, gıdalarda bulunması istenmeyen kirleticiler, gıda güvenliği, bulaşan, gıda ile temas eden maddeler, akıllı madde ve malzeme (gıda ile temas eden akıllı madde ve malzeme), aktif madde ve malzeme (gıda ile temas eden aktif madde ve malzeme) olarak tanımlanmakta ve denetlenmektedir.
Türkiye’de ilgili temel mevzuat
a) 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu
Sularla ilgili hükümler
Herhangi bir katkı, aroma veya zenginleştirme amaçlı madde ilave edilen kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve yapay sodaların üretimi, ambalajlanması, satışı, ithalat ve ihracatına ilişkin esaslar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle, ancak; kaynak suları, içme suları, doğal mineralli sular ve tıbbi amaçlı suların üretimi, uygun şekilde ambalajlanması, satışı, ithalat ve ihracatına ilişkin usul ve esaslar ile içme-kullanma sularının teknik ve hijyenik şartlara uygunluğu, kalite standartlarının sağlanması, kalite standartlarının izlenmesi ve denetimi ile ilgili usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının birliklerince talep edilen içme ve kullanma sularına ilişkin tahliller ilgili mevzuatına göre Sağlık Bakanlığına bağlı laboratuvarlarda ücretsiz olarak yapılmaktadır (mad. 27).
Takviye edici gıdalar ve özel tıbbî amaçlı diyet gıdalar
Takviye edici gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından, özel tıbbî amaçlı diyet gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenmektedir (mad. 28). Burada esas amaç, suların ve gıdaların insan sağlığına zararlı madde içermemesidir.
b) Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 5 Kasım 2023 tarihli 32360 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği
Yönetmeliğin amacı, gıdalarda bulunabilen belirli bulaşanların maksimum limitlerini ve bulaşanlar açısından risk kaynağının belirlenmesi, önlenmesi, azaltılması veya ortadan kaldırılması için gıda işletmecisinin sorumluluklarını belirlemektir (mad. 1). Gıdalarda bulunabilen mikotoksinleri, bitki toksinlerini, metaller ve diğer elementleri, halojenli kalıcı organik kirleticilerini, işleme bulaşanlarını ve diğer bulaşanları kapsamaktadır (mad. 2).
Bulaşan: Gıdaya kasten ilave edilmeyen ancak, gıdanın birincil üretim aşaması dâhil üretimi, imalatı, işlenmesi, hazırlanması, işleme tâbi tutulması, ambalajlanması, paketlenmesi, nakliyesi veya muhafazası ya da çevresel bulaşma sonucu gıdada bulunan, hayvan tüyü, böcek parçası gibi yabancı maddeler hariç olmak üzere, her tür maddeyi ifade eder (mad 4/1-b).
Gıdalardaki belirli bulaşanlar (mikotoksinler), kurutulmuş, seyreltilmiş, işlenmiş ve birden fazla bileşen içeren gıdalar, detoksifikasyon ile ilgili yasaklar için maksimum limitler yönetmeliğin Ek-1’de yer alan tabloda belirtilmiştir (mad 5, 6, 7).
Sorumluluklar ve izleme: Gıda işletmecileri; Ek-1’de maksimum limit belirlenen gıdaların yanı sıra, ulusal ve uluslararası risk değerlendirme otoriteleri tarafından insan sağlığı açısından risk oluşturabileceği değerlendirilmiş olan ve Ek-1’de maksimum limit belirlenmemiş gıdalar veya Ek-1’de yer almayan bulaşanlar için bu riskin kaynağının belirlenmesi, önlenmesi, azaltılması veya ortadan kaldırılması çalışmalarını yapacak ve gerekli düzeltici tedbirleri alacaktır (mad. 10/1).
MOAH (özellikle aromatik olanlar) potansiyel kanserojen kabul edildiği için bu kapsama girmektedir.
c) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 5 Nisan 2018 tarihli 30382 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemelere Dair Yönetmelik
Yönetmeliğin amacı, “gıda ile doğrudan ya da dolaylı olarak temas eden veya temas etmesi muhtemel madde ve malzemelerin; insan sağlığının yüksek seviyede korunmasının sağlanması ve tüketici yararının korunması da dikkate alınarak, üretim, işleme ve dağıtımın tüm aşamalarındaki özelliklerini belirlemektir (mad. 1). Yönetmelik, peynirleri, hazırlanmış et ürünlerini veya meyveleri muhafaza eden malzemeler gibi kaplama veya muhafaza olarak kullanılan, gıdanın bir bölümünü oluşturan ve gıda ile birlikte tüketilebilen madde ve malzemeleri, topluma veya bireye su tedarik etmek için projelendirilmiş sabit su sağlama ünitelerini ve antika olarak tedarik edilen madde ve malzemeleri kapsamamaktadır (mad. 2/3).
Avrupa Birliği mevzuatına uyum: Bu Yönetmeliğin, 27/10/2004 tarihli ve (AT) 1935/2004 sayılı Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Hakkında Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüzüğü dikkate alınarak Avrupa Birliği mevzuatına uyum çerçevesinde hazırlandığı belirtilmektedir (mad. 22).
Türkiye-AB arasında Gümrük Birliğini Düzenleyen 1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararının 39’ncu maddesinde yer alan “mevzuatın yakınlaştırılması” hükmü uyarınca, ülkemiz mevzuatını uyumlu yürütmek zorundadır. Bu nedenle AB’de doğrudan, ülkemizde dolaylı olarak MOAH için limitler belirlenmiş, ülkemizde “ kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdaları üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecisinin beş yıldan on yıla kadar gıda sektörü faaliyetinden men edileceği, para cezaları gibi” müeyyideler belirlenmiştir.
İdari yaptırım: Bu mevzuat hükümlerine aykırı davrananlar hakkında, hukuk literatüründe “suçta ve cezada kanunilik ilkesi, yani cezaların kanunla konulacağı” ilkesi uyarınca 5996 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre idari yaptırımların uygulanacağı hükümleri yer almıştır (mad. 23).
5996 sayılı Kanununa göre yaptırımlar
Gıda ve yem ile ilgili yaptırımlar
Gıda ve yem ile ilgili yaptırımlar aşağıda belirtilmiştir:
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyeti kamuya geçirilerek imha edilir. Bu gıdaları üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecilerine, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beş bin güne kadar adli para cezası verilir. Fiilin üç yıl içinde tekrarlanması durumunda ayrıca, gıdayı üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecisi beş yıldan on yıla kadar gıda sektörü faaliyetinden men edilir (mad. 40/1-a)
Hayvan sağlığı için tehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan yemler, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu ürünleri üreten veya piyasaya arz edenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir (mad. 40/1-b).
21 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince Bakanlık tarafından belirlenen esaslara aykırı hareket edenlere, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ürünlere el konarak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir (mad. 40/1-c).
Bu düzenlemede MOH açısından önemli olan husus, ambalaj ve malzemelerden sağlığı tehlikeye atacak gıdaya madde geçişinin (migrasyon) yasaklanmasıdır. Ayrıca, gıda ile temas eden plastiklerde kullanılan boyar maddeler gıdaya geçmeyecek ve toksik madde içermeyecek şekilde, genel migrasyon limiti de 10 mg/dm² olacaktır.
Bunun anlamı, MOH özelinde limit yok ama, ambalajdan gıdaya MOH geçerse, mevzuata aykırı sayılabilir. Bu nedenle gıda üretiminde, Yağlayıcılar, Makine yağları, Ambalaj kaynaklı bulaşma kontrol altında tutulmak zorundadır.
6. GÜMRÜK LABORATUVARI AVRUPA AĞI (CUSTOMS LABORATORİES EUROPEAN NETWORK CLEN),
Bugün, Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesinde 90 gümrük laboratuvarı ve 27 mobil laboratuvar bulunduğu ve çoğunun Maliye Bakanlıklarına bağlı olduğu, ülkelerin çoğunluğunda genellikle başkentte veya yakınlarda bulunan tek bir merkezi laboratuvar bulunurken, diğerleri de ülke genelinde ve stratejik noktalarda (örneğin deniz limanları, havaalanları, sınırlar vb.) bulunan bir laboratuvar ağına sahip olduğu görülmektedir.
Üye Ülkeler gümrük laboratuvarlarının farklı şekilde teşkilatlandıkları dikkate alındığında, gümrük laboratuvarlarının koordine edilmesi için CLEN (Avrupa Gümrük Laboratuvarları Ağı) (eski adıyla Avrupa gümrük laboratuvarları grubu GCL), 1999 yılında kurulmuş ve 2020 yılında Dünya Gümrük Örgütü (WCO) tarafından Bölgesel Gümrük Laboratuvarı olarak tanınmıştır.
CLEN’in amacı, Avrupa gümrük birliğinin işleyişini ve modernleşmesini destekleme genel amacı kapsamında, üye ülkeler gümrük laboratuvarları arasında tahlil ve sınıflandırma konularında uyumlu çalışmak, uygulamada birliği, koordinasyonu sağlamak, gümrük mevzuatındaki değişiklikleri takip etmek, gümrük laboratuvarlarının hazır olmasını sağlamak, gümrük laboratuvarları arasında ağ kurma ve yüz yüze temaslar sayesinde, uyuşturucu, kaçakçılık, terörizm ve organize suçlarla mücadelede, tüketici güvenliğini, insan sağlığını ve çevreyi korumada CLEN deneyim, bilgi alışverişini ve uygulamayı kolaylaştırarak değer katmaktır. CLEN yeni çalışma yöntemleri, yeni iş birliği yolları başlatma ve teknolojideki en son gelişmeleri, laboratuvarda, sahada mobil laboratuvarlar ve taşınabilir cihazlarla teşvik etme imkanlarını sağlamaktadır.
CLEN, Laboratuvarların Koordinasyonunu Altı Entegre Eylemle Gerçekleştirmektedir
CLEN yöntemi, başka resmi bir yöntem bulunmadığında veya bilinen performansa sahip bir yöntem gerektiğinde, laboratuvarlar tarafından gümrük vergisinin tesbiti amacıyla oluşturulan, kullanılan analitik bir işlemdir. Yöntemin kapsamı, tanımı ve performans özellikleri ilk olarak CLEN Eylemleri çerçevesiyle tanımlanmaktadır. Bu yöntem daha sonra CLEN tarafından Genel Kurul toplantısında kabul edilmekte ve üye ülkelere bildirilmektedir.
CLEN’in Altı Eylemi birbirine bağlıdır: örneğin, Eylem 2 faaliyetleri (Karşılaştırmalar ve yöntem doğrulama çalışmaları) genellikle ILIADe veri tabanına (Eylem 1) dahil edilecek doğrulanmış yöntemlerle sonuçlanır.
Eylem 1 – Analitik Belirlemenin Laboratuvarlar Arası Envanteri (ILIADe)
Eylem 2 – Karşılaştırmalar ve Yöntem Doğrulamaları
Eylem 3 – Kalite Üzerine Ağ Kurma
Eylem 4 – İletişim ve Strateji
Eylem 5 – Bilimsel Uzmanlık
Eylem 6 – Avrupa Gümrük Kimyasal Maddeler Envanteri
Eylem 1 — Analitik Belirlemelerin Laboratuvarlar Arası Envanteri
ILIADe, başlangıçta İtalyan Gümrük Ajansı tarafından paylaşılan ve şu anda Avrupa Komisyonu tarafından kullanılan analitik yöntemler ortak bir veri tabanıdır. Ana amacı, tüm AB gümrük laboratuvarlarına gümrük işlemleri, kalite kontrolleri, tüketici sağlığı koruma ve çevre kontrolleri için kullanılan analitik yöntemlerin kolayca erişilebilir güncel halini sağlamaktır.
Veri tabanı 500’den fazla yöntemi, resmi analitik yöntemleri, uluslararası standartları ve kendi içinde geliştirilen yöntemleri içermektedir. ILIADe veri tabanı içeriği, proje grubu tarafından tartışılıp doğrulanır. Yöntemler ve temas listesi AB dışı ülkeler için de mevcuttur.
Eylem 2 — Karşılaştırmalar ve Yöntem Doğrulamaları
CLEN Eylem 2’nin ana amacı, gümrük laboratuvarları tarafından kullanılan yöntemlerin uyumlaştırılması ve doğrulanması yoluyla Avrupa Birliği gümrük bölgesinde eşyaların tahlilinin, kontrolünün aynı şekilde yapılmasını sağlamaktır. Avrupa gümrük laboratuvarları, kendi performanslarını ve verimliliklerini değerlendirmek, elde ettikleri sonuçların diğer laboratuvarlarınki ile benzer olup olmadığını doğrulamak için Yeterlilik Test Programlarına katılmaktadır. Yeterlilik test programlarına katılım, her laboratuvarın kendi performansını ve çalışma biçimlerini değerlendirmesi, sonuçların diğerleriyle karşılaştırılabilir olduğunu doğrulaması için önemli bir araçtır. Katılım ayrıca, laboratuvarların kalite garantisi olan akreditasyon elde etmek için de gereklidir. Örneğin, laboratuvarlar, laboratuvarların test yetkinliğini garanti eden uluslararası bir standart olan ISO 17025’e göre akredite edilebilir.
Bu çalışmalar özel olarak hazırlanmış, şeker, kuruyemiş ve tohum, ek bir kod belirlemesi gereken ürünler (Meursing tablosu), hayvan yemi ve evcil hayvan maması, tütün, alkol ürünleri, mineral yağlar, tekstil ve seramik gibi tüm ticaret ürünü türlerini kapsar.
Eylem 3 — Kalite Üzerine Ağ Kurma
Eylem 3’ün amacı, tüm gümrük laboratuvarları için ortak bir kalite proğramı geliştirmek, yeni standartların eşit şekilde uygulanmasını sağlamak, test verilerinin uluslararası ticarette karşılıklı kabul edilebilirliğinin temelini oluşturmaktır.
Numunelerin kalitesi laboratuvar uzmanlığı için çok önemli olduğundan, Üçüncü Eylem ayrıca numune metodolojisiyle de ilgilenir. Tüm Üye Ülkelerin gümrük laboratuvarlarının kalite gereksinimleri aynı olsa da, uygulanması belirli kalite sistemlerine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle, tüm gümrük laboratuvarların analitik sonuçları yorumlamasına yardımcı olmak, hassas verilerin işlemesi, istatistikler ve yeterlilik testlerinde elde edilen diğer performans özellikleri kullanılarak kılavuzların geliştirilmesi için çalışmak amaçlanmaktadır.
Gümrük İdareleri İçin Numune Kılavuzu (Samancta)
Numune kılavuzu, laboratuvar testleri için numunelerin nasıl alınacağı ve işlenileceğine dair bilgi ve talimatlar içeren, gümrük memurlarının numune alırken dikkat etmelerine dair hazırlanmış bir internet uygulaması, numune alma kılavuzudur.
Uygulama, genel bölüm ve belirli ürünlerin numune kartları olmak üzere iki çapraz bağlantılı bölümden oluşur. Ayrıca, bu uygulama, eşyaların tarife sınıflandırması ve eğitime odaklanan bir bölüm içeren yabancı ülkeler ile ilgili isimler sözlüğü içerir. Belirli eşyaların numunesiyle ilgili ayrıntılı bilgiler, sözde numune işlem kartlarında bulunur.
Samancta, numune işlemlerini AB genelinde uyumlaştırmayı amaçlamaktadır. Ancak, sağlanan bilgiler yasal olarak bağlayıcı değildir. Bunlar yalnızca yönergelerdir ve ulusal yasalar öncelikli olabilir.
Eylem 4 — İletişim ve Strateji
CLEN Eylem 4, gümrük laboratuvarları ile CLEN, Avrupa Komisyonu hizmetleri, gümrük idareleri ve AB dışı ülkelerin gümrük laboratuvarları gibi diğer kurumsal idareler arasında bilimsel ve teknik iletişim alışverişlerine ilişkin çoklu bir eylemdir. Gümrük laboratuvarları, “Sinapse” Avrupa bilimsel platformu altında düzenlenen elektronik bir topluluk aracılığıyla belgeleri ve tartışmaları paylaşmaktadır.
Ana etkinlik, her 3 yılda bir düzenlenen Avrupa Gümrük Kimyagerleri Semineri’dir. Bu eylem ayrıca iş birliğini geliştirmek amacıyla stratejik tartışmaları da kapsar. Proje, beklenmedik durumlara hızlı yanıt vermenin, iş yükünü paylaşmanın, Avrupa gümrük laboratuvarlarının bir ağ olarak tüm kapasitesi ve uzmanlığından, özellikle son derece gelişmiş teknikler ile uzmanlık alanlarında tam anlamıyla faydalanmanın sanal ve fiziksel yeni yollarını araştırır.
Eylem 5 — Bilimsel Uzmanlık
Bu CLEN eylemi, gümrük laboratuvarlarının karşılaştığı zorlukları incelemeye ve çözmeye, ayrıca bilimsel destek gerektiren her alanda gümrük memurlarına yardımcı olmayı amaçlar.
Eylem 6 — Avrupa Gümrük Kimyasal Maddeler Envanteri
Avrupa Gümrük Kimyasal Maddeler Envanteri (ECICS), gümrük memurları ve gümrük beyanlarını yapan ekonomik operatörler için özel olarak tasarlanmış kimyasallar hakkında bir bilgi aracıdır. Avrupa Komisyonu ile AB Üyesi Ülkeleri arasında gümrük alanındaki iş birliğinin ilk somut sonuçlarından biridir (ilk yayımı 1974’te yapılmıştır). ECICS, kimyasallar için gümrük tarifelerinde güvenilir sınıflandırmalar sağlayan dünyada tek veri tabanıdır. İnternette mevcuttur ve şu anda 43.000’den fazla onaylanmış sınıflandırma içermektedir. Başlangıçta tarife sınıflandırmasına ayrılmış olsa da, şimdi gümrük memurlarına, kimyasalların hızlı ve verimli kontrolü ile güvenli şekilde ele alınması için gerekli tüm bilgileri sağlamaktadır. Tasarım ilaçları (yasal kontrolün dışında kalarak farmakolojik etkileri koruyan veya artıran, iyi bilinen kötüye kullanım ilaçlarının gizli değişikliklerinden türetilen yeni maddeleri), kimyasal silah öncülleri, sağlık veya çevre için tehlikeli kimyasallar, REACH gibi tüm kimyasal düzenlemelerin gümrük idaresi tarafından uygulanmasının temeli olmuştur.
Gümrük laboratuvarlarının karşılaştığı sorunları çözmek için kullanılan yeni teknolojiler arasında NMR (‘bilinmeyenler’in tanımlanması) ve sıvı sintillasyon sayımı (LSC) (ürünlerdeki biyo-bazlı içeriğin belirlenmesi) yer alır. Ayrıca, AB ülkeleri sınırında gümrük laboratuvarlarında elde taşınan ekipmanların test edilmesi ve uygulanması, Raman, XRF, kızılötesi teknolojisi için uyuşturucu, yeni psikoaktif maddeler, öncüller ile tehlikeli kimyasallar arayışında giderek daha önemli ve başarılı bir performans sergilemektedir.
İlgili laboratuvarların elinde bulundurduğu ekipman listesi geniş kapsamlıdır ve sürekli güncellenmektedir. Sıvı veya gaz kromatografileri, yoğunluk ve polarimetreler, kütle spektrometreleri, kütle seçici dedektörler gibi enstrümantasyonları, FTIR (Fourier dönüşümü kızılötesi spektrometrisi), UV/Vis (ultraviyole görünür spektrotometri), XRF ve LSC gibi birçok kısaltmayı içerir.
7. ULUSLARARASI ISO/IEC 17025 STANDARDI ve AKREDİTASYON
7.1 Uluslararası ISO/IEC 17025 standardı: test ve kalibrasyon laboratuvarları için uluslararası bir standarttır. Laboratuvarların yetkinliği, tarafsızlığı ve tutarlı çalışması için gereklilikleri belirler, test ve kalibrasyon sonuçlarının doğruluğunu, güvenilirliğini sağlar. Bu standart, test ve kalibrasyon çalışmalarının güvenilirliği, ekonomik operatörler ve düzenleyen memurlar arasında güven oluşturur. ISO/IEC 17025’e uyum, bir laboratuvarın kaliteye, teknik yeterliliği ile bilimsel titizliğe olan bağlılığını gösterir.
ISO/IEC 17025’in Faydaları: Laboratuvar kalitesi ve güvenilirliği için küresel bir ölçüt oluşturur. Hem yurt içinde hem de yurt dışında test ve kalibrasyon sonuçlarına olan güveni artırır. Sonuçların daha geniş kabul görmesini sağlayarak laboratuvarlar ve diğer idareler arasındaki işbirliğini kolaylaştırır. Yeniden test etme ihtiyacını azaltarak gümrük işlemlerinin hızlandırılmasını ve giderlerin azalmasını sağlar.
7.2 Uluslararası Laboratuvar Akreditasyon İşbirliği (ILAC, International Laboratory Accreditation Cooperation) akredite test ve kalibrasyon sonuçlarının kabulünü teşvik ederek uluslararası ticareti kolaylaştırmak, işbirliğini geliştirmek amacıyla 24-28 Ekim 1977 tarihlerinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde düzenlenen bir konferans olarak başladı. 1996 yılında, akreditasyon kuruluşları arasında karşılıklı tanıma anlaşmaları ağı kurmak amacıyla bir tüzükle resmi bir işbirliği haline geldi. 2000 yılında, dünya genelinde, laboratuvar akreditasyon kuruluşlarından oluşan 36 ILAC tam üyesi, ihraç edilen mallar için teknik test ve kalibrasyon verilerinin kabulünü teşvik etmek amacıyla Washington DC’de ILAC Karşılıklı Tanıma Anlaşması’nı (ILAC MRA) imzaladı. Kalibrasyon ve test laboratuvarları için ILAC MRA, 31 Ocak 2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
7.3 Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK), Türkiye’de akreditasyon çalışmalarını yapan yetkili kurumdur. 4 Kasım 1999’da 4457 sayılı Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuş, halen Dışişleri Bakanlığı ile ilgili, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği olan, idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeli bir kamu kurumudur.
TÜRKAK, Uluslararası Laboratuvar Akreditasyon Birliği (ILAC) ile karşılıklı tanınma anlaşması yapmıştır, bu da Türkiye’de akredite olan bir laboratuvarın verdiği raporların Avrupa ülkelerinde geçerli olmasını sağlar.
7.4 Ülkemizde İstanbul Laboratuvar Müdürlüğü, Ankara, Bursa, İzmir, Mersin Gümrük Laboratuvarı, Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvarı; 2022 yılında kokain ve metamfetamin, 2023 yılında ise eroin ve MDMA maddelerinde akredite olmuştur. Tüm laboratuvar müdürlüklerinin akredite metot sayılarının artırılmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. , , ,
7.5 Akreditasyon; Bir ürünün ya da hizmetin, piyasanın talep ettiği şartlara, standartlara, yönetmeliklere uygunluğunu göstermek üzere o ürün veya hizmet için yapılan deney, tahlil, muayene ve belgelendirme işlemlerini yapan kuruluşların (Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları) resmi bir otorite tarafından uluslararası kriterlere göre denetlenerek teknik ve idari yeterliliklerinin onaylanması ve belli aralıklarla denetlenmesi işlemidir.
Bir başka deyişle akreditasyon; yapılan tahlillerin ve kalibrasyonların geçerlilik ve güven kazanması için laboratuvarın teknik yeterliliğinin uluslararası kriterlere göre değerlendirilmesi, onaylanması ve denetlenmesi işlemidir.
8. GÜMRÜK LABORATUVARI RAPORLARINDA TOKENİZASYON ve DİJİTALLEŞME: TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMALARI
Tokenizasyon (blokzincir), fiziksel veya dijital bir varlığın, varlığa ilişkin hakların, blokzincir üzerinden tokenlerle temsil edilmesini ifade eder. Varlıkları tokenizasyon ile dijital formata dönüştürürken, sahiplik hakları genellikle bir blokzincire kaydedilir. Bu şekilde, veriler daha güvenli bir şekilde korunabilir, muhafaza edilebilir ve yönetilebilir.
8.1. Ülkemizde tokenizasyona ilişkin düzenleme
Gümrük mevzuatında tokenizasyon düzenlenmemiştir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3/z-aa maddesinde “Kripto varlık: Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar” şeklinde tanımlanarak hukuk sistemimize girmiştir. Tokenizasyon için esas yasal dayanak burasıdır. Yine Merkez Bankası tarafından 16 Nisan 2021 tarihli 31456 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliğin 3’ncü maddesinde de “kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıklar olarak tanımlanmış, Kripto varlıkların, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Gümrük laboratuvarı raporları, uluslararası ticarette “Dijital Gümrük” ve “Güvenli Tedarik Zinciri” vizyonunun çok önemli bir belgesidir. Gümrük işlemlerinde bir ürünün kimyasal tahlili veya içerik tahliline ilişkin laboratuvar raporu, ürünün/eşyanın GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) ve buna bağlı olarak ödenecek/tahsil edilecek gümrük vergilerinin tesbiti gibi bir çok hususu sağlar.
Tokenizasyon üç şekilde kullanılır
1. Raporun Değiştirilemezliği ve Güvenliği (Veri Tokenizasyonu): Gümrük laboratuvarı tarafından düzenlenen tahlil raporu, dijital bir varlığa (token) dönüştürülerek blokzincir üzerine kaydedilir.
Sahteciliğin Önlenmesi: Rapor tokenize edildiğinde, üzerinde tek bir virgül değiştirilse dahi, tokenin “hash” değeri (Hash fonksiyonu temel olarak verinin bütünlüğünü sağlamak için kullanılan yöntem) bozulur. Gümrük muayene memuru, kendisine gelen dijital raporun laboratuvar tarafından düzenlenen orijinal rapor olup olmadığını bu token sayesinde çok kısa sürede tesbit eder.
Hassas Veri Gizliliği: Raporun tamamını herkesin görebilmesi yerine, örneğin “bu ürün X maddesini içeriyor mu?” sorusuna yanıt veren bir token oluşturulabilir ve sadece ilgili ve yetkilileri görebilir. Böylece ticari sırlar korunurken, gümrük işlemleri uyumluluğu da sağlanır.
2. Akıllı Sözleşmelerle Otomatik Gümrükleme
Tokenizasyon, laboratuvar raporunu “konuşan bir veri” haline getirir.
İşlem: Laboratuvar tahlil sonucunun sisteme token olarak yüklendiği anda, bu veri bir “Akıllı Sözleşme” (Smart Contract) haline getirilir, taraflar sözleşmeden doğan yükümlülükler altına girerler.
Otomatik Onay: Eğer tahlil sonucu beyannamedeki bilgilerle eşleşiyorsa, uyumluysa, sistem, gümrük işlemi onayını memur müdahalesine gerek kalmadan otomatik olarak verebilir. Bu onay işlemi, eşyanın antrepoda, limanlar ve hava limanlarındaki bekleme sürelerini, günlerden saatlere indirir. Aynı zamanda hem gümrük işlemlerinin hızlanması hem de masrafların azalmasını sağlar.
3. Ürün Kimliklendirme (Ürün Tokenizasyonu)
Laboratuvar raporu, ürünün dijital ikiziyle (Digital Twin) eşleştirilir. İkizler, fiziksel ürünün özelliklerini, işlevini test ederek, tahlil, tahmin ve optimizasyon sağlar.
İzlenebilirlik: Özellikle kimyasal maddeler, gıda ürünleri veya tehlikeli maddelerde; laboratuvar raporu o ürün partisinin “dijital pasaportu” gibi işlev görür. Ürün/eşyanın gümrük işlemleri yapılıp, fiilen ithal edildikten sonra, son tüketiciye ulaşıncaya kadar, bu rapor (token) ürüne eşlik eder.
Sonuç olarak Gümrük laboratuvar raporlarında tokenizasyon; evrakta sahteciliği bitiren, onay işlemlerini hızlandıran, kağıtsız gümrük hedefine ulaşmayı sağlayan bir “dijital mühür” görevi görür. Özellikle ihracatçıların yurtdışında ürün/eşyalarına ilişkin akredite laboratuvar raporlarının aynen kabul görmesi, yeniden tahlile tabi tutulmaması, işlemlerin uzamaması, mahrece iadelerinin önlenmesiyle önemli sigorta ve navlun giderlerinin yapılmaması, uluslararası ticarette rekabet gücünün artması gibi faydalar sağlar.
8.2. AB’de tokenizasyona ilişkin düzenleme
AB üyesi ülkeleri için tokenizasyon, Avrupa Birliği nezdinde kripto varlıklara ilişkin tektip kuralların oluşturulması amacıyla, 2020 dijital finans stratejisine uygun olarak 2023/1114 sayılı Kripto Varlık Piyasaları Yönetmeliği (Markets in Crypto Assets Regulation) (“MiCA”) kabul edilmiş ve düzenlenme yapılmıştır. Yönetmelik, kripto varlıkları ihraç edenler ve ticaretini yapanlar için temel hükümler (varlık referans belirteçleri ve e-para belirteçleri dahil) işlemlerin şeffaflığını, açıklamasını, yetkilendirmesini ve denetimini kapsamaktadır.
AB gümrük mevzuatında “tokenizasyon”, doğrudan bir kanun maddesi olarak yer almasa da, 2026 yılı itibarıyla AB Gümrük Reformu ve Dijitalleşme Stratejisi kapsamında bu teknolojinin uygulama alanları yasal zemin kazanmaya başlamıştır.
AB’nin gümrük işlemlerinde tokenizasyon hususu üç şekilde incelenmektedir
1. Verilerin Tokenizasyonu: EU Customs Data Hub
AB gümrük reformu kapsamında yeni “AB Gümrük Veri Merkezi” (EU Customs Data Hub), tüm gümrük işlemlerinin tek bir dijital platform üzerinden yürütüleceği bu sistemin kullanımı, kademeli olarak başlayacaktır. Ekonomik operatörler gümrük işlemlerini yapmak için her ülkede gümrük idarelerine ayrı ayrı firma kaydı yaptırmak ve bilgilerini kaydetmek yerine, tek bir merkezi sisteme girecekler. Kuruluş ülkesine bakılmaksızın AB üyesi ülkede ithalat, ihracat vb. gümrük işlemlerini yapabileceklerdir. Fiziki gümrük beyannamelerini aşamalı olarak kaldırma hedeflenmektedir. Kesintisiz, gerçek zamanlı ve kağıtsız bilgi ve bağlantı akışlarını sağlayacak uluslararası bir “e-Gümrük” ağının oluşturulmasını öngörülmektedir.
Dijital İkizler: Gümrük mevzuatında “tokenizasyon”, fiziksel eşyaların dijital birer temsilcisinin (token/dijital ikiz) oluşturulması işlemi olarak görülmektedir. Bu bir ürünün menşei, lojistik rotası ve vergi durumu blokzincir veya DLT (Dağıtık Defter Teknolojisi) üzerinde tokenize edilerek gümrük idaresine anlık sunulur.
Trust & Check (Güven ve Kontrol) Tüccarları: 2007 yılında Dünya Gümrük Örgütü tarafından başlatılan ve daha sonra dünya çapında uygulanmaya başlanan (Authorized Economic Operator) Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü, yeni AB gümrük mevzuatıyla biraz daha teşvikler sağlanarak Güven ve Kontrol Tüccarları statüsü haline getirilmektedir. Bu statüdeki ekonomik operatörler, verilerini gümrük sistemine tokenize edilmiş ve doğrulanmış şekilde kayıt ederek “şeffaf tedarik zinciri” sağladıkları için gümrük idaresinin denetimlerinden muaf tutulabilecekler ve yine yerinde gümrükleme gibi bir çok teşviklerden yararlanacaklar.
2. Gümrük Teminatlarının (Guarantees) Tokenizasyonu
Gümrük işlemleri sırasında teminat alınmasına gerek görülen hâllerde kabul edilecek teminat mektupları ve nakit depozitoların yönetimi (GUM – Guarantee Management System) ile dijitalleşmektedir.
Akıllı Kontroller: 2026’daki yeni uygulamalarla, gümrük teminatlarının tokenize edilmesi ve akıllı sözleşmelerle (Smart Contracts) bağlanması tartışılmaktadır. Bu husus, eşyanın serbest dolaşıma girmesi veya ayniyatına uygun olarak yurt dışı edilesi halinde teminatın iade edilmesini veya vergi borcu doğduğunda otomatik tahsilini yasal olarak mümkün kılacaktır.
3. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve Sertifikalar
Tokenizasyonun en somut yasal karşılıklarından biri de CBAM (Sınırda Karbon Vergisi) sertifikalarıdır. 2026 yılında mali yükümlülüklerin tam olarak başlamasıyla beraber, ithalatçıların karbon emisyon haklarını temsil eden “sertifikalar” birer dijital varlık gibi işlem görecektir. Bu sertifikaların takibi ve doğrulanması, tokenizasyon uygulamasıyla (benzersiz ve devredilebilir dijital kayıtlar) yürütülmektedir.
AB gümrük mevzuatı, tokenizasyonu bir “finansal spekülasyon aracı” olarak değil, “eşyanın dijital pasaportu” ve “tedarik zinciri şeffaflığı” için bir teknolojik altyapı olarak kabul etmektedir. 2026 itibarıyla yürürlüğe giren DAC8 Yönergesi (DAC8 Directive on Administrative Cooperation; İdari İşbirliği Yönergesi) de bu tokenize varlıkların vergi şeffaflığını gümrük ve maliye idareleri arasında zorunlu kılmaktadır.
6. SONUÇ
Bu çalışmada, Avrupa Birliği gümrük reformu kapsamında faaliyet gösteren Avrupa Gümrük Laboratuvarları Ağı (CLEN) çerçevesinde gümrük laboratuvarlarının görevi, önemi, AB ve ülkemizde gıda ürünlerinde mineral yağ hidrokarbonlarının (MOH: MOSH ve MOAH) tespiti ve kontrolüne ilişkin teknik ve hukuki düzenlemeler, gümrük laboratuvarı raporlarının dijitalleşmesi ve tokenizasyonu incelenmiştir.
Uluslararası ticarette ürünlerin kimyasal bileşimlerinin karmaşıklaşması, gümrük denetimlerinde laboratuvar tahlillerini vazgeçilmez hâle getirmiştir. Bu nedenle CLEN; ortak analitik yöntemler, laboratuvarlar arası karşılaştırmalar ve kalite ağları aracılığıyla, üye ülkeler arasında yöntemsel uyumun sağlanmasında ve tahlil sonuçlarının karşılıklı tanınmasında kilit bir rol üstlenmektedir. ISO/IEC 17025 standardına göre akredite gümrük laboratuvarları tarafından düzenlenen raporlar, hem hukuki geçerlilik hem de uluslararası ticarette bağlayıcılık açısından temel bir güven unsuru oluşturmaktadır.
Gıda ürünlerinde mineral yağ hidrokarbonları, özellikle genotoksik ve potansiyel kanserojen etkileri nedeniyle MOAH fonksiyonu bakımından ciddi bir insan sağlığı riski teşkil etmektedir. Avrupa Birliği’nin 2027 yılı itibarıyla MOAH için fiilen sıfır tolerans yaklaşımını benimsemesi, gümrük laboratuvarlarının yüksek hassasiyetli analitik yöntemler kullanmasını ve ölçüm belirsizliği, LOQ değerleri ile yöntem doğrulaması konularında ileri düzey teknik yeterlilik sergilemesini zorunlu kılmıştır. Türkiye’de MOH için açıkça ve bağlayıcı sınır değerlerin henüz tanımlanmamış olması, AB mevzuatıyla uyumda, gümrük ve gıda denetimlerinde laboratuvar tahlillerinin fiilî önemini artırmaktadır.
Ayrıca Aflatoksinler konusu nasıl tarımsal ürün ihracatımızı uzun yıllar boyunca meşgul etmekteyse, benzer bir durumun da tarım ürünlerinde hidrokarbonlar için de geçerli olması beklenmelidir. Zira aromatik mineral yağ hidrokarbonlarının (MOAH) genotoksik ve potansiyel kanserojen özellikleri nedeniyle Avrupa Birliği, 2027 yılı itibarıyla gıdalarda MOAH varlığına ilişkin fiilen sıfır tolerans yaklaşımını benimsemesi halinde, bu ürünlerin nasıl ve hangi yöntemlerle analiz edileceği konusu da önümüzdeki yıllarca sıcak bir konu başlığı olarak ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, CLEN kapsamında geliştirilen ortak analitik yöntemler, laboratuvarlar arası karşılaştırmalar ve kalite ağları, üye ülkeler arasında yöntemsel uyum ve sonuçların karşılıklı kabulünü sağlayacak olup, CLEN kapsamında olmayan önemli ihracatçılar açısından bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkması beklenebilir.
Laboratuvarlar ve dijitalleşme bilinen konularsa da, gıdalarda hidrokarbonlar ile ilgili AB tarafından uygulamaya konulması planlanan düzenlemelerin, tarımsal ürün ihracatımız üzerinde orta ve uzun vadede bazı zorlayıcı etkilerinin olması beklenmesi ve bu konudaki çalışmaların devam ettirilmesi önem arz etmektedir.
Çalışmada ele alınan tokenizasyon yaklaşımı, gümrük işlemlerinde dijital dönüşümün bir sonraki aşamasını anlatmaktadır. Gümrük laboratuvarı raporlarının blokzincir tabanlı olarak tokenize edilmesi; sahteciliğin önlenmesi, gümrük ve diğer idari işlemlerin hızlandırılması, güvenli tedarik zincirinin oluşturulması bakımından düzenleme yapan idarelere güçlü bir araç sunmaktadır. Özellikle akıllı sözleşmeler aracılığıyla laboratuvar sonuçlarının otomatik olarak gümrük işlemlerinde kullanılması, işlemlerde gecikmeleri azaltarak öngörülebilir ve şeffaf bir yapı oluşturacaktır. Bu alanın henüz mevzuatla açıkça düzenlenmemiş olması, yasa düzenleyiciler için bir eksiklikten daha çok, yön verilebilir bir fırsat alanı olarak değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, Gümrük laboratuvarları yalnızca teknik tahlil yapan idareler olmaktan çıkmış; gıda güvenliği, tüketici sağlığı, çevrenin korunması ve ticaretin kolaylaştırılması hedefleri doğrultusunda stratejik karar üretim merkezlerine dönüşmüştür. CLEN’in koordinasyon rolü, MOH kontrollerinin bilimsel temele dayandırılması ve laboratuvar raporlarının dijitalleşmesi, tokenizasyonu birlikte değerlendirildiğinde, hem Avrupa Birliği hem de Türkiye açısından modern, şeffaf ve güvenilir bir gümrük denetim sisteminin uygulanması için gümrük laboratuvarlarının merkezi önemi daha da ortaya çıkmaktadır.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
SAYI 69 • Ekim 2026 • E-Dergi
Yayın Kurulu
Avni DİLBER
Burak Serkan YAŞAR
Erdal KARAHİSAR
Oğuz ŞAHİN
Ahmet Can BALAK
Editör
Mehmet Deniz ERNALBANT
Sinan DEMİRÖZ
Şeyma Gülay KOÇ ÇELİK
Necip DOĞAN
Dizgi ve Tasarım
Evren YENİ ve Mahmut Furkan YAMAN
Copyright © 2026 Ticaret Uzmanları Derneği Her hakkı saklıdır.
Dergide yayımlanan yazılardaki görüşler yazarlarına aittir.
dergi@tiud.org.tr










Ticaret Uzmanları Derneği (TİUD), Ticaret Uzmanları ile Uzman Yardımcılarının dayanışma ve birlikteliğini geliştirmeyi, ortak hak ve menfaatlerini korumayı, mesleki, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlayan bir sivil toplum kuruluşudur.

Yorum Yap