ÖZET

Gümrük rejimleri, modern ekonomilerin dış ticaret altyapısını oluşturan ve ekonomik faaliyetlerin yönlendirilmesinde stratejik işlev üstlenen temel mekanizmalardır. Özellikle ekonomik etkili gümrük rejimleri, üretim ve ticaret politikalarının uygulanmasında mali ve idari esneklik sağlayarak ulusal ekonomi ile dış ticaret arasındaki dengeyi şekillendirmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de uygulanmakta olan ekonomik etkili gümrük rejimleri yapısal ve işlevsel yönleriyle incelenmiştir. Gümrük Antrepo Rejimi, Dahilde İşleme Rejimi, Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi, Geçici İthalat Rejimi ve Hariçte İşleme Rejiminin hukuki çerçeveleri ve uygulama esasları kapsamında ele alınmış; her bir rejimin gümrük işlemleri içerisindeki konumu, kapsamı ve işleyiş mantığı analiz edilmiştir. Çalışmada, söz konusu rejimlerin dış ticaret sisteminde nasıl konumlandığı, hangi ekonomik işlevleri yerine getirdiği ve aralarındaki tamamlayıcı ilişkilerin ne şekilde oluştuğu karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda, ekonomik etkili gümrük rejimlerinin dış ticaret politikasıyla bütünleşik bir yapı oluşturduğu ve her bir rejimin diğerini tamamlayan bir işlev gördüğü belirlenmiştir. Bu yönüyle çalışma, ekonomik etkili gümrük rejimlerinin teorik çerçevesini ve Türkiye’deki uygulama dinamiklerini açıklamaya yönelik bütüncül bir değerlendirme sunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri, Dış Ticaret Politikası, Gümrük Uygulamaları, Türkiye Ekonomisi

ABSTRACT


Customs regimes constitute the trade infrastructure of modern economies and serve as fundamental mechanisms that play a strategic role in directing economic activities. In particular, economic customs regimes provide fiscal and administrative flexibility in the implementation of production and trade policies, thereby shaping the balance between the national economy and foreign trade. This study examines the economic customs regimes currently implemented in Türkiye from structural and functional perspectives. The legal frameworks and implementation principles of the Customs Warehousing Regime, Inward Processing Regime, Processing under Customs Control Regime, Temporary Importation Regime, and the Outward Processing Regime have been analyzed in detail, focusing on each regime’s position, scope, and operational logic within customs procedures. The study comparatively evaluates how these regimes are positioned within the foreign trade system, the economic functions they perform, and the complementary relationships established among them. The analysis reveals that economic customs regimes form an integrated structure with Türkiye’s foreign trade policy and that each regime functions in a mutually complementary manner. In this respect, the study provides a comprehensive evaluation that elucidates both the theoretical framework and the practical dynamics of economic customs regimes in Türkiye.

Keywords: Economic Customs Regimes, Foreign Trade Policy, Customs Practices, Turkish Economy

GİRİŞ

Dış ticaret, ülkelerin ekonomik kalkınma süreçlerinde üretim, yatırım ve istihdam dinamiklerini şekillendiren temel bir unsurdur. Küresel ticaretteki büyüme ve karmaşık tedarik zincirleri, gümrük politikalarının sadece gelir elde etme amacıyla değil, aynı zamanda ekonomik dinamikleri şekillendiren bir stratejik mekanizma olarak değerlendirilmesine zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda, gümrük rejimleri dış ticaretin düzenlenmesi, üretimin teşviki ve uluslararası rekabet gücünün artırılmasında önemli bir rol üstlenmektedir.

Ekonomik etkili gümrük rejimleri, klasik ithalat ve ihracat işlemlerinin ötesine geçerek, dış ticarette vergi ve mali yüklerin yönetilmesine yönelik esneklik sağlayan düzenlemelerdir. Bu rejimler, eşyanın belirli koşullar altında gümrük vergilerinden geçici olarak muaf tutulmasına, vergilerin ertelenmesine veya şartlı olarak geri verilmesine imkân tanıyarak işletmelere üretim ve finansman açısından avantaj sunmaktadır. Böylelikle ekonomik etkili rejimler, dış ticaret işlemlerinin maliyetini düşürmekte, üretim sürecinin sürekliliğini desteklemekte ve dış pazarlarda rekabet edebilirliği artırmaktadır.

Türkiye ekonomisi açısından ekonomik etkili gümrük rejimleri, özellikle ihracatın teşviki ve üretim kapasitesinin genişletilmesi bakımından stratejik öneme sahiptir. Gümrük antrepo, dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme, geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri, hem yerli üreticilere uluslararası piyasalara erişim kolaylığı sağlamakta hem de dış ticaretin etkinliğini artırmaktadır. Bu rejimler aracılığıyla, ithal girdilerin üretimde daha etkin kullanımı ve ihracata yönelik üretimin desteklenmesi mümkün olmaktadır.

Bu çalışma, söz konusu beş ekonomik etkili gümrük rejiminin kapsamını, işleyişini ve Türkiye’nin dış ticaret politikaları açısından önemini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, her bir rejim ayrı başlıklar altında açıklanmış; sonrasında bu rejimlerin ekonomik işlevleri, vergilendirme esasları ve uygulama alanları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Böylece, Türkiye’nin dış ticaret sisteminde ekonomik etkili gümrük rejimlerinin işlevsel rolü bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir.

1. EKONOMİK ETKİLİ GÜMRÜK REJİMLERİ

Bu bölümde, Türkiye’de uygulanmakta olan ekonomik etkili gümrük rejimleri yapısal ve işlevsel yönleriyle ele alınmakta; her bir rejimin dış ticaret sistemi içindeki konumu ile ekonomik işlevi ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

1.1. Gümrük Antrepo Rejimi

Gümrük antrepo rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 93–107’nci maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 328–348’inci maddelerinde düzenlenen, dış ticaretin sürekliliğini destekleyen ve ekonomik faaliyetlerde sermaye verimliliğini artırmayı hedefleyen temel ekonomik etkili gümrük rejimlerinden biridir. Bu rejim, eşyanın gümrük gözetimi altında belirli sürelerle depolanmasına imkân tanımakta; böylece ithalat vergilerinin tahsili ve ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın serbest dolaşıma girdiği ana kadar ertelenmektedir. Bu yönüyle rejim, işletmelere finansal esneklik ve likidite avantajı sağlamaktadır.

Gümrük antrepo rejimi kapsamında eşya, gümrük idaresinin izniyle genel veya özel antrepolarda depolanabilmektedir. Genel antrepolar, farklı kişilere ait eşyanın depolanabildiği tesislerdir; özel antrepolar ise yalnızca antrepo işleticisine ait eşyanın muhafaza edildiği alanlardır. Uygulamada antrepolar, işleyişlerine göre farklı tiplerde sınıflandırılmaktadır. Genel antrepolar A, B ve F tipi; özel antrepolar ise C, D ve E tipi olarak düzenlenmiştir.

A tipi antrepolarda işletici, stok kayıtlarını tutmakta ve olası eksikliklerden kaynaklanabilecek gümrük vergilerinden sorumlu bulunmaktadır. B tipi antrepolarda antrepo beyannamesi kullanıcı tarafından verilmekte, bu tipte stok kaydı tutulmamakta ve denetim beyanname üzerinden yapılmaktadır. F tipi antrepolar doğrudan gümrük idaresince işletilmekte olup kamu denetiminin en yoğun olduğu antrepo tipini oluşturmaktadır. Özel antrepolar içerisinde yer alan C tipi antrepolarda işletici ile kullanıcı aynı kişidir ve tüm idari sorumluluk bu kişi üzerinde toplanmaktadır. D tipi antrepolarda da benzer bir yapı bulunmakta; ancak vergilendirme yöntemi farklılık göstermektedir. E tipi antrepolar ise izin sahibinin deposunun antrepo olarak kabul edildiği veya fiziksel bir depolama alanı bulunmasa dahi eşyanın antrepo hükümlerine tabi tutulabildiği özel bir tür olarak öne çıkmaktadır.

Antrepolara konulabilecek eşya, serbest dolaşıma girmemiş eşya ile ihracata bağlı önlemlerden yararlanabilecek serbest dolaşımdaki eşyadır. Serbest dolaşıma girmemiş eşya, ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi olmaksızın antrepoya alınabilmektedir. Buna karşılık serbest dolaşımda bulunan eşya yalnızca ihracat amacıyla veya başka bir gümrükçe onaylanmış işleme tabi tutulmak üzere antrepoya konulabilmektedir. Belirli nitelikteki eşya örneğin parlayıcı, patlayıcı veya özel koşullar gerektiren eşya yalnızca bu amaçlara uygun donanıma sahip antrepolarda depolanabilmektedir. Ayrıca sağlık ve güvenlik açısından özel düzenlemelere tabi ürünlerin, ilgili kurum izinleri olmaksızın antrepolara alınması mümkün bulunmamaktadır.

Gümrük antrepo rejimi yalnızca depolama işleviyle sınırlı kalmamakta; belirli koşullar altında elleçleme işlemlerine de imkân tanımaktadır. Elleçleme, eşyanın esas niteliklerini değiştirmeden ambalajlama, etiketleme, sınıflandırma veya benzeri işlemlere tabi tutulmasını ifade etmektedir. Bu uygulama, özellikle ihracata yönelik eşyanın yeniden düzenlenmesi ve pazara uygun hâle getirilmesi açısından işletmelere önemli bir esneklik sağlamaktadır.

Antrepoda bulunan eşyanın mülkiyeti, belirli koşullar altında başka kişilere devredilebilmektedir. Ancak bu durumda, devrin gerçekleştiği tarihten itibaren belirlenen süre içinde yeni beyan verilmesi veya eşyaya yeni bir gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanım tayin edilmesi zorunludur. Bu düzenleme, ticari işlemlerin hızlı yürütülmesine imkân tanırken, gümrük denetiminin etkinliğini de korumaktadır.

Antrepo rejiminin en dikkat çekici özelliklerinden biri, eşyanın antrepoda kalış süresine ilişkin genel bir sınırlamanın bulunmamasıdır. Bu durum, özellikle uzun vadeli planlamalar yapan ithalatçı ve ihracatçılar açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Ancak rejimi sonlandıracak bir işlem başlatıldığında, bu işlemlerin belirlenen süreler içinde tamamlanması gerekmektedir; aksi hâlde eşya tasfiye hükümlerine tabi tutulmaktadır.

Gümrük antrepo rejimi, dış ticarette vergi erteleme ve maliyet optimizasyonu sağlayan, işletmelere depolama ve işlem esnekliği kazandıran stratejik bir mekanizma niteliği taşımaktadır. Rejimin etkin biçimde uygulanması, hem dış ticaretin sürekliliğine katkı sağlamakta hem de Türkiye’nin uluslararası ticaret sistemine entegrasyonunu güçlendirmektedir.

1.2. Dahilde İşleme Rejimi

Dahilde işleme rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 108–122’nci maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 349–369’uncu maddeleri kapsamında düzenlenen, dış ticarette üretim süreçlerini teşvik eden ve ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen temel ekonomik etkili gümrük rejimlerinden biridir. Bu rejim, Türkiye Gümrük Bölgesi’ne ithal edilen girdilerin belirli koşullar altında işlenmesini ve bu işlemler sonucunda elde edilen ürünlerin ihraç edilmesini öngörmektedir. Böylelikle ithalat vergilerinin tahsili, ihracatın gerçekleşmesine kadar ertelenmekte veya ihracat sonrasında geri verilmektedir. Rejim, ithalat ve ihracat arasında işlevsel bir köprü oluşturarak Türkiye’nin ihracata dayalı sanayileşme politikalarını desteklemektedir.

Rejimin temel amacı, üreticilere düşük maliyetli girdi temin ederek ihracatta rekabet gücü kazandırmaktır. Bu kapsamda ithal edilen eşya, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmakta; bu ürünlerin ihraç edilmesiyle birlikte ithalat aşamasında doğması gereken gümrük vergileri kaldırılmakta veya teminat yoluyla geri ödenmektedir. Bu mekanizma, işletmelere hem likidite avantajı hem de finansal esneklik sağlamaktadır.

Dahilde işleme rejimi iki sistem üzerinden uygulanmaktadır: Şartlı muafiyet sistemi ve geri ödeme sistemi. Şartlı muafiyet sisteminde, ithal eşyaya ilişkin vergiler teminata bağlanmakta; işlem görmüş ürünlerin ihraç edilmesiyle birlikte bu teminat çözülmektedir. Geri ödeme sisteminde ise vergiler ithalat sırasında ödenmekte, ancak ihracat gerçekleştikten sonra iade edilmektedir. Her iki sistemin ortak yönü, ihracatı teşvik etmekte ve üretim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sunmaktadır.

Rejim kapsamında önemli bir kavram olan eşdeğer eşya, ithal edilen girdilerin aynı tarife pozisyonuna, ticari kaliteye ve teknik özelliklere sahip yerli veya serbest dolaşımdaki eşyayla ikame edilmesini ifade etmektedir. Bu uygulama, üreticilerin ithalat işlemini beklemeden üretime başlamalarına olanak tanımaktadır. “Önceden ihracat” olarak adlandırılan bu yöntem, üretim ve teslimat süreçlerinin kesintisiz sürdürülmesini sağlamaktadır. Özellikle hızlı üretim ve teslimat gerektiren sektörlerde firmalara önemli bir rekabet avantajı kazandırmaktadır.

Rejimin uygulanabilmesi için belirli ekonomik ve teknik koşulların sağlanması gerekmektedir. İşleme faaliyetinin ekonomik açıdan gerekli olması, tesis altyapısının uygun bulunması ve gümrük gözetiminin etkin biçimde sürdürülebilmesi temel kriterler arasında yer almaktadır. İzin süresi, üretim sürecinin niteliğine göre belirlenmekte ve haklı gerekçelerle uzatılabilmektedir. Ayrıca işleme faaliyeti sonucunda ortaya çıkan fire, atık veya artık ürünler gümrük vergilendirmesinde farklı yöntemlerle değerlendirilmektedir. Bu çerçevede kullanılan verimlilik oranı, ithal girdinin işlem görmüş ürün içerisindeki payını belirleyerek hem vergi hesaplamasında hem de ticaret politikası önlemlerinin uygulanmasında temel bir ölçüt oluşturmaktadır.

Rejimin bir diğer özelliği, elde edilen ürünlerin tamamının ihraç edilmesinin zorunlu olmamasıdır. İşlem görmüş ürünlerin bir kısmı, belirli koşullar altında Türkiye’de serbest dolaşıma sokulabilmektedir. Bu durumda vergilendirme, ürünün üretiminde kullanılan ithal girdinin miktarı ve değeri esas alınarak yapılmaktadır. Böylece ithal girdinin yalnızca ihraç edilmeyen kısmı için vergi tahakkuku gerçekleştirilmektedir.

Dahilde işleme rejimi hem üretime yönelik bir düzenleme hem de dış ticaretin yapısal dengelerine hizmet eden bir politika aracıdır. Rejim, Türkiye’nin uluslararası üretim ağlarına entegrasyonunu kolaylaştırmakta; sanayi işletmelerinin ithal hammaddeye erişimini güvence altına alırken yerli katma değeri yüksek ürünlerin ihracatını teşvik etmektedir. Ayrıca sanayi üretiminde kullanılan ithal girdilerin daha verimli değerlendirilmesini sağlayarak hem dış ticaret dengesine hem de ekonomik büyümeye katkı sunmaktadır.

Dahilde işleme rejimi, ithalat vergilerinin ertelenmesi veya iadesi yoluyla ihracata yönelik üretimi desteklemekte; Türkiye’nin dış ticaret politikasında stratejik önem taşıyan bir mekanizma niteliği göstermektedir. Rejimin etkin biçimde uygulanması, sanayi üretiminin güçlendirilmesine ve ihracat kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamaktadır.

1.3. Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 123–127’nci maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 370–375’inci maddeleri çerçevesinde düzenlenen, Türkiye Gümrük Bölgesi’ne ithal edilen eşyanın, gümrük gözetimi altında belirli işlemlere tabi tutulmasına ve bu işlemler sonucunda elde edilen ürünlerin serbest dolaşıma girişinde vergilendirmenin, ithal girdilere değil, işlem görmüş ürünlere göre yapılmasına imkân tanıyan bir rejimdir. Bu yönüyle rejim, üretim sürecinde ithal girdilerin kullanılmasına olanak tanırken, vergisel yükümlülükleri nihai ürün düzeyinde belirleyerek işletmelere mali avantaj sağlamaktadır.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, esas itibarıyla dahilde işleme rejimi ile benzer bir yapıya sahip olmakla birlikte, ondan farklı olarak ihracat zorunluluğu içermemektedir. Bu rejim kapsamında elde edilen işlem görmüş ürünler, doğrudan iç piyasaya sunulabilmekte ve serbest dolaşıma sokulabilmektedir. Dolayısıyla rejimin temel amacı, ihracat teşviki değil; iç piyasada rekabet gücü yüksek üretimin desteklenmesidir. Bu bağlamda rejim, ithal ikamesine dayalı sanayi politikalarının uygulanmasında önemli bir araç niteliği taşımaktadır.

Rejimin uygulanabilmesi için gümrük idaresinden izin alınması gerekmektedir. İzin süreci, işleme faaliyetinin ekonomik gerekçesinin bulunması, üretim tesisinin teknik yeterliliği ve gümrük gözetiminin etkin şekilde sağlanabilmesi gibi kriterler doğrultusunda yürütülmektedir. İşleme faaliyetleri, eşyanın niteliğini veya görünümünü değiştiren, ekonomik değerini artıran işlemlerden oluşmaktadır. Bu işlemler; montaj, işleme, yenileme, onarım veya yeniden üretim gibi faaliyetleri kapsamakta, ancak eşyayı yeni bir ürün niteliğine dönüştürme esasına dayanmaktadır.

Rejimin en önemli yönlerinden biri, vergilendirmenin eşyanın işlenmesi sonrasında elde edilen ürün üzerinden yapılmasıdır. İthal eşyası işlem gördükten sonra serbest dolaşıma sokulduğunda, gümrük vergileri ithal girdilerin değil, işlenmiş ürünün gümrük kıymeti ve tarife pozisyonu dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu durum, ithal girdi kullanılarak üretim yapan işletmelere maliyet avantajı sağlamakta ve iç pazarda rekabet gücünü artırmaktadır.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, genellikle sanayi üretiminde katma değer yaratmaya yönelik faaliyetlerde kullanılmaktadır. Özellikle yüksek teknolojili sektörlerde, ithal yarı mamul veya hammaddelerin işlenerek nihai ürün haline getirilmesi hem üretim kapasitesinin artmasına hem de teknoloji transferinin teşvik edilmesine katkı sağlamaktadır. Rejim, bu yönüyle üretimi teşvik eden ve iç piyasada arz güvenliğini güçlendiren bir politika aracıdır.

Rejimin uygulanmasında, gümrük idareleri tarafından işleme faaliyetinin sonucunda elde edilen ürünler ile kullanılan ithal girdiler arasında aynılaştırma yapılmaktadır. Bu süreçte belirlenen verimlilik oranı, ithal girdilerin işlem görmüş ürün içerisindeki payını göstermekte ve vergilendirme işlemlerine temel oluşturmaktadır. Ayrıca rejim kapsamında işleme faaliyeti tamamlandığında, elde edilen ürünlerin türü, miktarı ve ekonomik değeri gümrük kayıtlarına işlenmekte; böylece gözetim ve kontrol mekanizması sürdürülmektedir.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, uygulama esnekliği ve vergisel avantajları sayesinde, iç piyasa odaklı üretim stratejilerinde önemli bir rol üstlenmektedir. Rejim, ithalat maliyetlerini düşürmekte, sanayi üretimini artırmakta ve yerli üreticilerin dışa bağımlılığını azaltmaktadır. Bu özellikleriyle rejim, dış ticaret politikalarının üretim temelli dönüşüm hedeflerine hizmet etmektedir.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, ithal girdilerin yerli üretim süreçlerinde değerlendirilmesini teşvik eden, vergisel esneklik sağlayan ve iç piyasada rekabetçi üretimi destekleyen bir ekonomik etkili gümrük rejimidir. Rejimin etkin biçimde uygulanması, hem sanayi politikalarıyla uyumlu bir üretim yapısının oluşmasına hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda dış ticaret dengesinin güçlenmesine katkı sağlamaktadır.

1.4. Geçici İthalat Rejimi

Geçici ithalat rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 128–134’üncü maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 376–394’üncü maddeleri kapsamında düzenlenen, serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın belirli bir amaçla, belirli bir süre için Türkiye Gümrük Bölgesi’ne vergisiz olarak getirilmesine imkân tanıyan bir gümrük rejimidir. Bu rejim, ticari faaliyetlerin esnekliğini artırmakta ve uluslararası eşya dolaşımını kolaylaştırmaktadır. Temel işlevi, eşyaya yönelik ithalat vergilerinin ve ticaret politikası önlemlerinin, eşyanın rejim süresi sonunda yeniden yurt dışına çıkarılması koşuluyla, geçici olarak askıya alınmasını sağlamaktır.

Rejimin ana amacı, ithalatın kalıcı bir ekonomik etkiye dönüşmeden, geçici kullanıma konu edilmesini kolaylaştırmaktır. Bu kapsamda rejim, özellikle fuar, sergi, bilimsel etkinlik, sportif organizasyon veya geçici hizmet faaliyetleri için getirilen eşyanın Türkiye’ye girişine olanak tanımaktadır. Ayrıca film çekimi, test veya tamir amacıyla getirilen ekipmanlar ile uluslararası taşımacılıkta kullanılan araçlar da rejimden yararlanabilmektedir. Böylece rejim hem ticari hem de kültürel ve teknik alanlarda uluslararası iş birliğinin gelişmesine katkı sağlamaktadır.

Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşya, gümrük idaresinin belirlediği süre boyunca Türkiye’de kalabilmektedir. Genel kural olarak bu süre 24 ay olup, kullanım amacının devam etmesi durumunda gümrük idaresince uzatılabilmektedir. Rejim süresi sona erdiğinde eşyanın yeniden ihracı, imhası veya başka bir gümrükçe onaylanmış işleme tabi tutulması gerekmektedir. Bu sürelere uyulmaması durumunda, eşyaya ilişkin vergi yükümlülükleri doğmakta ve idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

Rejim, ekonomik gereklilik ve kullanım amacı doğrultusunda tam muafiyet veya kısmi muafiyet esasına göre uygulanmaktadır. Tam muafiyet hâlinde, eşya Türkiye’de bulunduğu sürece hiçbir vergiye tabi tutulmamaktadır. Kısmi muafiyet durumunda ise eşyanın Türkiye’de kaldığı süreye göre orantılı vergi tahakkuku yapılmaktadır. Özellikle uzun süreli kullanım gerektiren durumlarda kısmi muafiyet uygulaması tercih edilmektedir.

Geçici ithalat rejiminde temel şart, eşyanın kimlik ve ayniyetlerinin korunmasıdır. Eşyanın rejim süresi boyunca amacı dışında kullanılmaması ve aynı şekilde geri çıkarılması gerekmektedir. Bu nedenle rejim, gümrük gözetimi altında yürütülmekte; eşyaya ait kimlik bilgileri, seri numaraları, teknik özellikleri ve kullanım amacı kayıt altına alınmaktadır. Böylece eşyanın rejim süresi boyunca değişmemesi veya yerli eşyayla ikame edilmemesi güvence altına alınmaktadır.

Rejimin uygulanmasında teminat da önemli bir unsurdur. İthalat sırasında alınan teminat, eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin olası tahsilat riskine karşı güvence işlevi görmektedir. Rejim süresi tamamlandığında ve eşya usulüne uygun biçimde yurt dışına çıkarıldığında, alınan teminat iade edilmektedir. Bu uygulama, hem gümrük idaresi açısından denetim kolaylığı sağlamakta hem de işletmelere güvenli bir işlem süreci sunmaktadır.

Geçici ithalat rejimi, özellikle uluslararası taşımacılık, kültürel etkinlikler ve ticari tanıtım faaliyetleri açısından önem taşımaktadır. Bu rejim sayesinde, kalıcı ithalat işlemlerinin gerektirdiği vergi yükleri ve bürokratik süreçler ortadan kaldırılmakta; eşyanın geçici kullanımına dayalı ticaret faaliyetleri hız kazanmaktadır. Böylece hem uluslararası ticaretin akıcılığı sağlanmakta hem de Türkiye’nin küresel organizasyon ve fuar merkezi olma potansiyeli desteklenmektedir.

Geçici ithalat rejimi, ticari esneklik sağlayan ve uluslararası ekonomik ilişkilerin dinamik yapısına uyum gösteren bir gümrük rejimidir. Rejim, vergisel muafiyet yoluyla işletmelere mali avantaj sunmakta; aynı zamanda gümrük idaresine etkin denetim imkânı tanımaktadır. Bu yönüyle geçici ithalat rejimi, hem ekonomik faaliyetlerin sürekliliğine katkı sağlamakta hem de uluslararası ticaretin hızlandırılmasında stratejik bir rol üstlenmektedir.

1.5. Hariçte İşleme Rejimi

Hariçte işleme rejimi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 135–149’uncu maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 395–414’üncü maddeleri kapsamında düzenlenen, Türkiye’de serbest dolaşımda bulunan eşyanın, belirli bir işleme faaliyeti amacıyla geçici olarak yurt dışına gönderilmesine ve bu işlemler sonucunda elde edilen ürünlerin tekrar Türkiye’ye ithal edilmesine imkân tanıyan bir ekonomik etkili gümrük rejimidir. Bu rejim, üretim sürecinde uluslararası iş bölümü ve maliyet avantajı sağlamakta; yerli üreticilerin küresel tedarik zincirleriyle entegrasyonuna katkı sunmaktadır.

Rejimin temel amacı, Türkiye’de üretilmiş veya serbest dolaşıma girmiş eşyanın, yurt dışında gerçekleştirilen işleme faaliyetleri sonucunda katma değeri artırılmış biçimde geri getirilmesini sağlamaktır. Bu çerçevede rejim, yurt dışında yapılacak işlemler için gerekli teknoloji, iş gücü veya maliyet avantajının değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. İşlem sonucunda Türkiye’ye yeniden ithal edilen ürünler, yalnızca yurt dışında gerçekleştirilen işçilik, işleme veya değer artışı kısmı üzerinden vergilendirilmektedir. Böylece işletmeler, maliyetlerini azaltmakta ve rekabet güçlerini artırmaktadır.

Hariçte işleme rejimi, ihracata dayalı sanayi politikalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, özellikle üretim maliyetlerinin yüksek olduğu sektörlerde dış kaynak kullanımını mümkün kılan bir mekanizma niteliği taşımaktadır. Türkiye’de üretim sürecinin tamamının yürütülmesinin ekonomik olmadığı veya teknolojik olarak sınırlı kalındığı durumlarda, bu rejim aracılığıyla belirli üretim aşamalarının yurt dışında gerçekleştirilmesi mümkün olmaktadır. Bu yönüyle rejim, hem yerli üretim kapasitesinin esnekliğini artırmakta hem de uluslararası üretim zincirleriyle etkileşimi güçlendirmektedir.

Rejim kapsamında, yurt dışına gönderilen eşyanın kimlik ve ayniyetlerinin korunması esastır. İşleme faaliyetinin ardından geri getirilen ürünlerin, yurt dışına gönderilen eşyadan elde edildiğinin gümrük idaresince tespit edilmesi gerekmektedir. Bu doğrulama hem gümrük denetiminin etkinliğini sağlamaktadır hem de rejimin kötüye kullanılmasını önlemektedir.

Hariçte işleme rejimi, genellikle tamir, yenileme, montaj, kalibrasyon, yeniden üretim veya benzeri işlemler için uygulanmaktadır. Bu uygulamalar, özellikle yüksek teknoloji, savunma, otomotiv, elektronik ve tekstil sektörlerinde yoğun biçimde kullanılmaktadır. İşlem süresi, faaliyetin niteliğine göre belirlenmekte ve zorunlu hâllerde gümrük idaresince uzatılabilmektedir. İşleme sonucunda elde edilen ürünlerin Türkiye’ye dönüşünde, vergi hesaplaması yalnızca değer artışı üzerinden yapılmakta; işleme öncesinde Türkiye’de bulunan girdilere ilişkin vergiler ise iade edilmemektedir.

Rejimin bir diğer özelliği, standart değişim sistemi kapsamında ikame ürün kullanımına izin verilebilmesidir. Bu uygulama kapsamında, işleme faaliyeti süresince veya tamamlanmasından önce belirli koşullar altında işlem görmüş ürün veya ikame ürünün Türkiye’ye yeniden ithali mümkündür. Böylece işletmeler, üretim ve teslimat süreçlerinde zaman kaybı yaşamadan işlemlerini sürdürebilmektedir.

Hariçte işleme rejimi, gümrük denetimi ile ekonomik fayda arasında bir denge kurmaktadır. Rejim, yerli üreticilerin uluslararası işleme imkânlarından yararlanmasını sağlarken, aynı zamanda eşyanın geri ithal edilmesiyle iç piyasada üretim sürekliliğini desteklemektedir. Bu sayede Türkiye, hem üretim sürecinin belirli aşamalarında dış kaynak kullanımından yararlanmakta hem de elde edilen nihai ürünün ülke ekonomisine geri kazandırılmasını güvence altına almaktadır.

Hariçte işleme rejimi, Türkiye’nin dış ticaret yapısında teknolojik, mali ve üretimsel esneklik sağlayan bir gümrük rejimidir. Rejim, uluslararası üretim iş birliğini kolaylaştırmakta, sanayi maliyetlerini düşürmekte ve ihracat kapasitesinin dolaylı biçimde artırılmasına katkı sunmaktadır. Bu yönüyle, gümrük sisteminin hem dışa açık üretim modeliyle hem de sürdürülebilir ticaret politikalarıyla bütünleşmesini sağlamaktadır.

2. EKONOMİK ETKİLİ GÜMRÜK REJİMLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ

Ekonomik etkili gümrük rejimleri, dış ticaretin yapısında üretim, yatırım ve rekabet dengesini düzenleyen araçlardır. Bu rejimler, eşyanın gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemleri açısından geçici muafiyet, erteleme veya şartlı geri ödeme esasına dayalı olarak işlem görmesine olanak tanımaktadır. Dolayısıyla her bir rejim, dış ticaretin farklı bir aşamasına müdahale ederek ekonomik etkinliği artırma işlevi taşımaktadır.

Gümrük antrepo rejimi, serbest dolaşımda bulunmayan veya ihracata konu serbest dolaşımdaki eşyanın gümrük gözetimi altında belirli sürelerle depolanmasını sağlamaktadır. Bu rejim, eşyanın ithalat vergilerine tabi tutulmadan muhafazasına imkân tanıyarak işletmelere likidite avantajı sunmakta, aynı zamanda dış ticarette zamanlama esnekliği yaratmaktadır. Antrepo rejimi, ithalat ve ihracat arasındaki geçiş aşamasında işlev görmekte; işletmelere üretim ve satış stratejilerini piyasa koşullarına göre şekillendirme olanağı tanımaktadır.

Dahilde işleme rejimi, ihracata yönelik üretimi destekleyen en kapsamlı ekonomik etkili rejimdir. Rejim kapsamında, ithal edilen girdilerin gümrük vergileri teminata bağlanarak geçici olarak ithaline izin verilmektedir. Bu girdiler, işlenerek üretilen nihai ürünlerin ihracı sonrasında vergiden muaf hâle gelmektedir. Böylece dahilde işleme rejimi, ihracat teşvik sisteminin en önemli unsurlarından biri olarak, dış pazarlarda rekabet gücünü artırmakta ve üretim kapasitesinin genişlemesine katkı sağlamaktadır.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, yapısal olarak dahilde işleme rejimine benzemekle birlikte ihracat şartı içermemektedir. Bu rejim kapsamında, ithal edilen eşya gümrük gözetimi altında işlenmekte ve işlem sonucunda elde edilen ürünlerin vergilendirilmesi, ithal girdilere değil, işlenmiş ürünlere göre yapılmaktadır. Böylece gümrük kontrolü altında işleme rejimi, iç piyasaya yönelik üretimi teşvik etmekte, üretim maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artırmaktadır. Dahilde İşleme Rejimi ihracat odaklı iken gümrük kontrolü altında işleme rejimi iç talep odaklıdır; bu yönüyle rejimler birbirini tamamlayıcı niteliktedir.

Geçici ithalat rejimi, eşyanın belirli bir süreyle Türkiye Gümrük Bölgesi’ne vergisiz olarak getirilmesine imkân tanımaktadır. Rejim kapsamında eşya, belirli bir amaca yönelik olarak (örneğin fuar, sergi, bakım, tamir veya test amaçlı) getirildikten sonra süresi sonunda yeniden ihraç edilmektedir. Bu rejim, ticari, kültürel ve teknik faaliyetlerin uluslararası ölçekte yürütülmesine olanak sağlayarak dış ekonomik ilişkilerin sürekliliğini desteklemektedir. Vergisel muafiyetin kalıcı değil, geçici olması nedeniyle rejim, ekonomik hareketliliği teşvik eden bir geçici kullanım mekanizmasıdır.

Hariçte işleme rejimi ise dahilde işleme rejiminin dışa dönük tamamlayıcısı niteliğindedir. Serbest dolaşımdaki eşya, yurt dışında işleme faaliyetlerine tabi tutulmak üzere geçici olarak ihraç edilmekte ve işlem görmüş ürünler yeniden ithal edilmektedir. Rejim, sadece yurt dışında yaratılan katma değer üzerinden vergilendirme yapılmasını sağlayarak maliyet avantajı sunmaktadır. Hariçte işleme rejimi, teknoloji ve iş gücü açısından dış kaynak kullanımına imkân tanıdığı için küresel üretim zincirleriyle entegrasyonu kolaylaştırmakta, yerli üreticilerin rekabet kabiliyetini güçlendirmektedir.

Bu beş rejim, temel ekonomik hedefler bakımından birbirini tamamlayan niteliktedir. Antrepo rejimi eşyayı gümrük gözetimi altında tutarak dış ticaretin akışını düzenlerken; dahilde işleme rejimi ve hariçte işleme rejimi, üretim süreçlerini uluslararası düzeyde optimize etmektedir. Gümrük kontrolü altında işleme rejimi, iç piyasa üretimini vergi avantajıyla desteklerken; geçici ithalat rejimi, dış ticarette geçici kullanım ve tanıtım faaliyetlerine kolaylık sağlamaktadır. Dolayısıyla ekonomik etkili gümrük rejimleri, Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım politikalarının bütünleyici birer parçası olarak hem mali hem de ticari esneklik sağlamaktadır.

Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, ekonomik etkili gümrük rejimlerinin temel özellikleri, uygulama alanları, vergilendirme esasları ve ekonomik işlevleri arasındaki benzerlikler ile farklılıklar, aşağıda yer alan tablo 1’de karşılaştırmalı biçimde özetlenmiştir.

Tablo – 1: Ekonomik Etkili Gümrük Rejimlerinin Karşılaştırılması

KriterGümrük Antrepo RejimiDahilde İşleme RejimiGümrük Kontrolü Altında İşleme RejimiGeçici İthalat RejimiHariçte İşleme Rejimi
Yasal DayanakGK m.93-107, GY m.328–348GK m.108–122, GY m.349–369GK m.123–127, GY m.370–375GK m.128–134, GY m.376–394GK m.135–149, GY m.395–414
Temel AmaçEşyanın vergisiz biçimde gümrük gözetimi altında depolanmasıİthal girdilerin işlenerek ihracat ürününe dönüştürülmesini teşvik etmekİthal eşyayı gümrük gözetimi altında işleyip iç piyasaya sunmakEşyanın belirli süreyle vergisiz/kısmi vergili kullanımını sağlamakYerli/serbest dolaşımdaki eşyayı yurt dışında işleyip geri ithal etmek
Eşyanın StatüsüSerbest dolaşımda olmayan veya ihracata konu serbest dolaşımdaki eşyaSerbest dolaşımda olmayan ithal girdiler ve/veya eşdeğer serbest dolaşımdaki eşyaSerbest dolaşımda olmayan ithal eşyaSerbest dolaşımda olmayan eşyaSerbest dolaşımdaki eşya (geçici ihracat)
VergilendirmeVergiler ertelenir; eşya rejimden çıkarken belirlenirVergiler teminata bağlanır; ihracat sonrası kaldırılır/ iade edilir (şartlı muafiyet/geri ödeme)İşlenmiş ürün esas alınır (kıymet/tarife)Tam muafiyet veya kısmi muafiyet (süreye orantılı)Yalnızca yurt dışındaki değer artışı üzerinden
Ekonomik EtkiDepolama; ticaret akışının planlanmasıİhracat odaklı üretimİç piyasaya yönelik üretim ve maliyet düşüşüGeçici kullanım, tanıtım, etkinlik/servis faaliyetleriDış kaynaklı üretim; maliyet/teknoloji avantajı
İhracat ŞartıYok (serbest dolaşımdaki eşya antrepoya konmuşsa ihraç/diğer işleme yönlendirilir)İhracat şartı varİhracat şartı yokYeniden ihracat zorunluİhracat şartı var (geçici ihracat)
SüreSınırsız (istisnalar hariç)İzin süresine bağlı (gerekçeyle uzatılabilir)İzin süresine bağlı (gerekçeyle uzatılabilir)İzin süresine bağlı (gerekçeyle uzatılabilir)İzin süresine bağlı (gerekçeyle uzatılabilir)
Teminatİdare kararıyla; özel antrepolarda yaygınZorunlu (vergiler teminata bağlanır)Uygulamada zorunluGenellikle zorunluİdarenin değerlendirmesine bağlı
Gözetim/DenetimSürekli gümrük gözetimi; stok ve kayıt kontrolüGümrük gözetimi; kayıt ve verimlilik oranı takibiGümrük gözetimi; verimlilik/aynileştirme takibiGümrük gözetimi; süre, kullanım ve ayniyet kontrolüAyniyet tespiti; geri ithalde gümrük gözetimi
Eşya Üzerinde İşlemElleçleme, karıştırma, montaj (şartlara bağlı)İşleme, montaj, üretimGümrük gözetiminde üretim veya dönüşümKullanım amacına göre sınırlıYurt dışında işleme, tamir, montaj, kalibrasyon vb.
Rejim SonuSerbest dolaşıma giriş, ihracat, imha vb.İhracatla teminat çözümü; kısmi iç piyasaya yönelimde oransal vergilendirmeÜrün serbest dolaşıma sokulur; vergiler ürün üzerinden hesaplanırYeniden ihracat, imha vb. veya başka rejime geçişİşlem görmüş ürünün ithaliyle kapanır; vergi değer artışı üzerinden

Not: Tablodaki veriler, 2025 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile Gümrük Yönetmeliği’nin güncel hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

3. SONUÇ

Ekonomik etkili gümrük rejimleri, Türkiye’nin dış ticaret sisteminde üretim, yatırım ve ticaret politikalarının uygulanmasında bütünleyici bir rol oynamaktadır. Bu rejimler, klasik gümrük işlemlerinin ötesine geçerek ekonomik kalkınma, üretim sürekliliği ve uluslararası rekabet gücü açısından stratejik bir rol üstlenmektedir. Gümrük antrepo, dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme, geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri, farklı ekonomik gereksinimlere yanıt veren, ancak aynı hedef doğrultusunda bütünleşik bir yapı oluşturan düzenlemelerdir.

Yapılan inceleme, bu rejimlerin temel amacının dış ticaret akışını kolaylaştırmanın ötesinde, üretim süreçlerinin sürekliliğini güvence altına almak ve sanayi yapısının dış pazarlara entegrasyonunu desteklemek olduğunu ortaya koymaktadır. Antrepo rejimi dış ticaretin akışkanlığını sağlayarak zamanlama esnekliği oluştururken, dahilde işleme rejimi ihracat odaklı üretimin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmakta; gümrük kontrolü altında işleme rejimi iç talebe yönelik sanayi üretimini desteklemektedir. Geçici ithalat rejimi, uluslararası ticaretin geçici kullanım ve tanıtım boyutunu düzenlerken; hariçte işleme rejimi, üretimin belirli aşamalarında dış kaynak kullanımına olanak tanıyarak küresel üretim zincirleriyle bağlantı kurmaktadır.

Bu çerçevede, ekonomik etkili gümrük rejimleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Türkiye’nin dış ticaret politikasında hem düzenleyici hem de yapısal bir dönüşüm aracı niteliği taşıdığı görülmektedir. Rejimlerin birbirini tamamlayan işleyişi, ülkenin üretim kapasitesinin çeşitlenmesine, ihracat odaklı sanayi politikalarının güçlenmesine ve dış ticaret mekanizmasının istikrarlı biçimde işlemesine katkı sağlamaktadır.

Sonuç olarak ekonomik etkili gümrük rejimleri, Türkiye’nin dış ticaret yapısında hem idari hem de ekonomik işlevleri bütünleştiren bir sistem oluşturmaktadır. Bu rejimlerin etkin ve koordineli biçimde uygulanması, dış ticaret politikalarının sürdürülebilirliğini güçlendirmekte; üretim, yatırım ve ticaret dengesi arasında stratejik bir uyum yaratmaktadır.

4. KAYNAKÇA

Türkiye Cumhuriyeti Mevzuat Bilgi Sistemi. (1999, 4 Kasım). 4458 sayılı Gümrük Kanunu. Resmî Gazete (Sayı: 23866). https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4458&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5  Erişim Tarihi: 03.10.2025

Türkiye Cumhuriyeti Mevzuat Bilgi Sistemi. (2009, 7 Ekim). Gümrük Yönetmeliği. Resmî Gazete (Sayı: 27369). https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=13472&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

Erişim Tarihi: 03.10.2025

Gümrük Külliyatı. (t.y.). Tebliğler. https://www.gumrukkulliyati.com/index.php?id=teblig

Erişim Tarihi: 07.10.2025

Gümrük Külliyatı. (t.y.). Genelgeler. https://www.gumrukkulliyati.com/index.php?id=genelge

Erişim Tarihi: 11.10.2025

Gümrük Külliyatı. (t.y.). Tasarruflu Yazılar. https://www.gumrukkulliyati.com/index.php?id=tasarruflu-yazilar

Erişim Tarihi: 16.10.2025