Çalışan Buluşlarının Ticari Sır Olarak Korunması: SMK M.116 Çerçevesinde Bir İnceleme

avatar

Çalışan buluşları, iş ilişkisi çerçevesinde çalışanların teknik bilgi ve yaratıcılıklarını kullanarak geliştirdiği yeniliklerin hukuki statüsünü düzenleyen ve taraflar açısından önemli sonuçlar doğuran bir alandır. Türkiye’de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile hizmet ve serbest buluş ayrımı yapılarak mülkiyet hakları, bedel talepleri ve uyuşmazlık çözümleri sistematik bir çerçeveye oturtulmuştur. Bu çalışma, söz konusu genel çerçeveyi kısaca özetledikten sonra ağırlıklı olarak işverenin buluşu patent yerine ticari sır olarak koruma tercihinin hukuki ve ekonomik sonuçlarına odaklanmaktadır. Ticari sırrın Türk Ticaret Kanunu’ndaki haksız rekabet hükümleri, TRIPS Anlaşması ve karşılaştırmalı hukuktaki unsurları esas alınarak, SMK m.116 kapsamındaki tercih hakkının sınırları, çalışanın sadakat borcu, makul bedel hesaplaması ve sırrın ifşası hâlinde doğacak hukuki sonuçlar incelenmiştir. Yöntem olarak ilgili mevzuat, doktrin tartışmaları, yargı içtihatları ve kanunun lafzi yorumu kullanılmıştır. Bulgular, ticari sır korumasının işveren için yasal bir hak olduğunu, ancak bu tercihin bedel hesaplamasında ve koruma süresinin sınırlandırılmasında önemli belirsizlikler yarattığını göstermektedir. Sonuç olarak, patent koruma süresinin (20 yıl) azami sınır olarak kıyasen uygulanması ve sözleşmesel mekanizmaların geliştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.