Hava Kargo Taşımacılığında Güvenli Tedarik Zinciri ile Kaçakçılıkla Mücadelede Gümrük ve Havacılık İş Birliği (Türkiye Uygulaması ve Örnek Vaka Analizi)

avatar

Günümüz küresel ticaretinde, ürünlerin uluslararası pazarlara hızlı ve etkin bir şekilde ulaştırılması gerekliliği, hava kargo taşımacılığını her geçen gün daha da önemli hale getirmiş; bu alana yönelik artan ihtiyaç, hava kargo taşımacılığını lojistik zincirinin vazgeçilmez bir unsuru konumuna taşımıştır. Ancak, bu taşımacılık türünün hız odaklı yapısı, beraberinde çeşitli güvenlik risklerini de getirmekte ve süreci daha karmaşık hale dönüştürmektedir.

Bu çerçevede, hava yoluyla taşınan gönderilerin güvenliğinin sağlanması yalnızca sivil havacılık otoritelerinin sorumluluğunda kalmamakta; aynı zamanda gümrük idarelerinin de etkin ve sürekli iş birliğini gerektiren çok paydaşlı bir süreç niteliği taşımaktadır. Terör tehditleri, kaçakçılık faaliyetleri ve diğer yasa dışı girişimler, hava kargo güvenliğinin sürekli gözden geçirilmesini ve geliştirilen önlemlerle güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla, uluslararası standartlarla uyumlu, bütüncül ve entegre güvenlik mekanizmalarının oluşturulması hem ülkelerin güvenliğinin sağlanması hem de artan ticaret hacminin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır.

Bu çalışmada, hava kargo taşımacılığı kapsamında uygulanan güvenli tedarik zinciri modelleri ile gümrük idaresi tarafından yürütülen Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) karşılaştırmalı olarak ele alınmış, Türkiye’de uygulanan sistemler analiz edilerek, sahada karşılaşılan örnek olaylar üzerinden kurumlar arası veri paylaşımı, risk analizi ve operasyonel koordinasyonun önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, gümrük ve sivil havacılık otoriteleri arasında bütüncül ve senkronize bir güvenlik yaklaşımının oluşturulmasına yönelik değerlendirme ve politika önerilerine yer verilmiştir. Nihai olarak, bu çalışma, hava kargo taşımacılığında hem güvenliği hem de verimliliği artırmaya yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Özelinde Aldatıcılık Kavramı

avatar

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3’üncü maddesinde kaçakçılıkla mücadele kapsamında suç olarak tanımlanan fiiller ve yaptırımları bulunmaktadır. Mezkûr maddenin ikinci fıkrasında eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişinin, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmektedir. Düzenleme kapsamındaki aldatıcı işlem ve davranış kavramı, 2014 yılında yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 89’uncu maddesiyle 5607 sayılı Kanun m. 3/2’ye derç edilmiştir. Değişiklik öncesi düzenlemede “sahte belge kullanmak suretiyle” ifadesi yer almakta olup, kanun koyucu tarafından söz konusu değişikliğin gerekçesi “…Diğer yandan, kaçakçılık suçunun unsurlarında yer alan hükümler nedeniyle kaçakçılık fiilleri dar yorumlanmakta ve bazı kaçaklık eylemlerinin cezasız kaldığı eleştirileri yapılmaktadır.” ifadeleriyle izah edilmiştir. Bu çalışmada öncelikli olarak kavramın içeriği açıklanmaya çalışılacak olup, öğreti ve yargının konu hakkındaki bakış açısı yansıtılacaktır. Aldatıcılık niteliğinin kimin açısından dikkate alınacağı ve ne derecede olması gerektiği çalışmanın dayanak noktalarını teşkil etmektedir.