Düşman Kardeşler: Yeşil ve Dijital Dönüşüm İkilemi

avatar

Son dönemde küresel ekonomi, hem iklim krizine karşı alınan yeşil önlemler hem de yapay zekâ, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve büyük veri gibi dijital teknolojilerin hızla yayılması ile eşzamanlı olarak iki dönüşüm ekseninde evrilmektedir. Buna karşın, bu çalışmada kâğıt üzerinde birbirini tamamlayan bu iki sürecin, pratikte enerji talebi ve kaynak kısıtları nedeniyle çatışan hedeflere, yani birer “düşman kardeşe” dönüşebileceği ortaya konmaktadır.

Dijital teknolojilerin özellikle veri merkezleri ve yapay zekâ hesaplama yükleri aracılığıyla ortaya çıkardığı yüksek enerji talebi fosil yakıtlardan çıkış stratejilerini zayıflatmakta ve dijitalleşme, karbon ölçümleme, akıllı şebekeler ve dijital ikiz sistemleri gibi yeşil dönüşüm bileşenleri için vazgeçilmez bir altyapı sunmaktadır. Bu ikilem, sadece teknik değil politik-ekonomik bir meseleye dönüşmekte; kritik madenlere olan bağımlılık, gelişmekte olan ülkelerde artan dönüşüm maliyetleri ve kurumsal kapasitelerdeki sınırlılıklar da eklendiğinde, ikiz dönüşüm sürecinin karmaşıklığı derinleşmektedir. Bu kapsamda çalışmayla birlikte dönüşüm süreçlerinin birbirlerini uğrattığı sekte sadece teknik bir sorun olarak değil; kritik madenlere erişim, enerji jeopolitiği ve gelişmekte olan ülkeler üzerindeki “ikiz baskı” gibi politik ekonomi boyutlarıyla ele alınmaktadır.

Çalışmada ayrıca Türkiye için içine yerli dönüşümün de dahil edildiği ‘üçüz dönüşüm’ süreci için politika önerileri geliştirilmekte; dijitalleşme hızının yenilenebilir enerji kapasitesiyle senkronize edildiği ve yerli teknolojik yetkinliklerle desteklendiği bu üçlü yapının, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlayacağı ve küresel değer zincirlerindeki rekabet gücünü sürdürülebilir kılacağı ortaya konmaktadır.

E-Ticaretin Dönüşümü ve Gümrükler

avatar

E-ticaret, teknolojik gelişmeler ve dijitalleşmenin etkisiyle son yıllarda hızlı bir ivme kazanmıştır. Sınır ötesi e-ticaret pazarının 2028 yılına kadar 3,4 trilyon dolara çıkması öngörülmektedir. Ancak bu büyüme, gümrük mevzuatındaki karmaşıklıklar, dolandırıcılık riski ve lojistik sorunlar gibi zorlukları da beraberinde getirmektedir. Gümrükler, süreçleri basitleştirerek, dijital çözümler ve işbirlikleri ile bu zorlukları aşmayı hedeflemektedir. Teknolojinin rolü, süreçlerin hızlandırılmasında ve şeffaflığın artırılmasında kritik öneme sahiptir. Gelecek, düzenlemelerin uyumlaştırılması, sürdürülebilirlik ve tüketici beklentileri doğrultusunda şekillenecektir. Gümrük otoriteleri de bu değişen ortama uyum sağlayarak, e-ticaretin gelişimini desteklemek için çeşitli stratejiler geliştirmeye devam etmektedir.