<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gümrük Kontrolü &#8211; TİUD &#8211; Ticaret Uzmanları Derneği</title>
	<atom:link href="https://tiud.org.tr/tag/gumruk-kontrolu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tiud.org.tr</link>
	<description>Ticaret Uzmanları Derneği</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jan 2026 14:13:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2021/12/cropped-tiud_logo_icon-32x32.png</url>
	<title>Gümrük Kontrolü &#8211; TİUD &#8211; Ticaret Uzmanları Derneği</title>
	<link>https://tiud.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türk Deniz Yetki Alanlarında Kaçakçılıkla Mücadele Kapsamında Gümrük İdaresinin Görev, Yetki ve Sorumlulukları</title>
		<link>https://tiud.org.tr/2026/01/26/turk-deniz-yetki-alanlarinda-kacakcilikla-mucadele-kapsaminda-gumruk-idaresinin-gorev-yetki-ve-sorumluluklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emre Erçen]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 19:01:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticarette Uzman Görüş 68]]></category>
		<category><![CDATA[Customs control]]></category>
		<category><![CDATA[Customs supervision]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Ülkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gümrük Gözetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Gümrük Kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[Maritime territory]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Deniz Yetki Alanları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Gümrük İdaresi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Customs Administration]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Maritime Jurisdiction Areas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tiud.org.tr/?p=8446</guid>

					<description><![CDATA[Devletin tanımındaki unsurlardan ülke unsuru; belirli insan topluğunun devamlı olarak yaşayabileceği ve egemenlik kurabileceği, belirli sınırları olan bir toprak parçasını ifade etmekte ve bir bütün olarak deniz ve kara ülkesini işaret etmektedir.

Egemenlik kavramı ise; devletin yönettiği ülke ve millet üzerinde kural koyma yetkisini ifade eden devletin kurucu unsurlarından birisidir. Devletlerin, uluslararası hukuk kuralları ve ulusal mevzuatları ile sınırları belirlenmiş olan deniz yetki alanlarında egemenlik hakları bulunmaktadır.

Bu çalışmada; devletin temel unsurlarından biri olan ülke kavramı kara ve deniz ülkesi bütünlüğü içinde ele alınarak deniz yetki alanları tanımlanmakta ve devletin egemenlik hakları dahilinde Türk Deniz Yetki Alanlarında Türk Gümrük İdaresinin kaçakçılığı önleme, izleme ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında görev, yetki ve sorumlulukları incelenmektedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>ÖZET</strong></p>



<p>Devletin tanımındaki unsurlardan ülke unsuru; belirli insan topluğunun devamlı olarak yaşayabileceği ve egemenlik kurabileceği, belirli sınırları olan bir toprak parçasını ifade etmekte ve bir bütün olarak deniz ve kara ülkesini işaret etmektedir.</p>



<p>Egemenlik kavramı ise; devletin yönettiği ülke ve millet üzerinde kural koyma yetkisini ifade eden devletin kurucu unsurlarından birisidir. Devletlerin, uluslararası hukuk kuralları ve ulusal mevzuatları ile sınırları belirlenmiş olan deniz yetki alanlarında egemenlik hakları bulunmaktadır.</p>



<p>Bu çalışmada; devletin temel unsurlarından biri olan ülke kavramı kara ve deniz ülkesi bütünlüğü içinde ele alınarak deniz yetki alanları tanımlanmakta ve devletin egemenlik hakları dahilinde Türk Deniz Yetki Alanlarında Türk Gümrük İdaresinin kaçakçılığı önleme, izleme ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında görev, yetki ve sorumlulukları incelenmektedir.</p>



<p><strong>Anahtar Kelimeler:</strong> Deniz Ülkesi, Türk Deniz Yetki Alanları, Türk Gümrük İdaresi, Gümrük Kontrolü, Gümrük Gözetimi</p>



<p><strong>ABSTRACT</strong></p>



<p>The territory element in the definition of a state refers to a specific piece of land with defined borders where a particular group of people can live continuously and exercise sovereignty; it encompasses both maritime and land territories as a whole.</p>



<p>The concept of sovereignty, on the other hand, is one of the constituent elements of the state, representing its authority to establish rules over the nation and the territory it governs. States possess sovereign rights within their maritime jurisdiction areas, the boundaries of which are determined by international law and national legislation.</p>



<p>In this study, the concept of “territory”, one of the fundamental elements of the state, is addressed within the integrity of land and maritime jurisdictions, and maritime zones are defined accordingly. Furthermore, the duties, powers, and responsibilities of the Turkish Customs Administration regarding the prevention, monitoring, and combating of smuggling within Turkish maritime jurisdiction areas are examined under the scope of the state&#8217;s sovereign rights.</p>



<p><strong>Keywords: </strong>Maritime territory, Turkish Maritime Jurisdiction Areas, Turkish Customs Administration, Customs control, Customs supervision</p>



<p><strong>GİRİŞ</strong></p>



<p>Devletin tanımındaki unsurlardan ülke unsuru; belirli bir insan topluğunun devamlı olarak yaşayabileceği ve üzerinde egemenlik kurabileceği, belirli sınırları olan bir toprak parçasını ifade eder.  Ülke unsuru, devletin kara ülkesi ve deniz ülkesinden müteşekkildir.</p>



<p>Belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insan topluluğunun (millet) oluşturduğu bir varlık olan devletin kurucu unsurlarından birisi, devletin yönettiği ülke ve millet üzerinde kural koyma yetkisini ifade eden egemenlik kavramıdır. Bir devletin, egemenlik dâhil üzerinde sair hakları ve yetkileri kullandığı deniz alanları ise <em>“deniz yetki alanları” </em>olarak adlandırılmaktadır.</p>



<p>Uluslararası hukuk ve Türk hukuk kuralları ile sınırları belirlenen Türk Deniz Yetki Alanlarında, devletin egemenlik hakları dahilinde Türk Gümrük İdaresinin görev, yetki ve sorumlulukları bulunmaktadır.</p>



<p>Günümüzde, uluslararası ticaretin kolaylaştırılması adına atılan adımlara, teknolojik gelişmelere, ulaşım ağının genişlemesine ve ulaşım olanaklarının artmasına bağlı olarak artan uluslararası ticarette, eşyanın taşınmasında farklı taşımacılık yöntemleri kullanılmaktadır. Deniz ticareti; deniz yolu taşımacılığının, birim yük başına düşen taşıma maliyeti bakımından diğer taşımacılık yöntemlerine nazaran en uygun maliyetli taşımacılık yöntemi olmasının yanında ağır ve büyük hacimli yükün uzun mesafelere taşınmasına olanak sağlaması ve kara, hava ve demir yolu vasıtasıyla yürütülen ticari faaliyetlere kıyasla sağladığı avantajlardan ötürü dünyada ve Türkiye’de en fazla tercih edilen ticari faaliyet türüdür.</p>



<p>Bu durum, kara suları ve münhasır ekonomik bölge gibi Türk Deniz Yetki Alanlarında deniz ticaretinin güvenli ve yasal yollarla gerçekleştirilmesinin sağlanmasının yanında Türk gümrük idaresinin, devletin egemenlik haklarından ileri gelen kaçakçılığı önlemeye, izlemeye, araştırmaya ve kaçakçılıkla mücadeleye yönelik görev ve yetkileri dahilinde yürüttüğü faaliyetlerinin önemini artırmaktadır.<strong></strong></p>



<p>Bu çalışmada, uluslararası hukuk kuralları ve Türk hukuku uyarınca deniz yetki alanlarının tanımına yer verilmiştir. Türk kara suları ve münhasır ekonomik bölge gibi deniz yetki alanlarında gümrük idaresinin kaçakçılığı önleme, izleme ve araştırmaya yönelik görev ve yetkilerinin neler olduğu açıklanmıştır. Türk gümrük idaresinin Türk Deniz Yetki Alanlarındaki faaliyetlerinde görünürlüğünün ve etkinliğinin artırılması adına neler yapılabileceği üzerinde durulmuştur.</p>



<p><strong>1. DENİZ YETKİ ALANLARI</strong></p>



<p>Bir devletin, egemenlik dâhil üzerinde belirli hakları ve yetkileri kullandığı deniz alanları <em>“deniz yetki alanları”</em> olarak adlandırılmaktadır. Deniz yetki alanları; iç sular, kara suları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge olarak sınıflandırılmaktadır.</p>



<p>Devletler iç sularında ve kara sularında, uluslararası hukuktan gelen bazı sınırlandırmalar hariç tam egemendir. Buna mukabil, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgede devletlerin egemenlik hakları sınırlıdır.</p>



<p>XX. yüzyılda Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın öncülüğünde düzenlenen Deniz Hukuku Konferansları neticesinde hazırlanan 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) denizlerin kullanımı ve kaynakların korunması konusunda uluslararası düzeyde kabul görmüş kapsamlı bir çerçeve teşkil etmektedir. Sözleşmenin temel amacı, denizlerde barışı, güvenliği ve iş birliğini sağlamaktır. Sözleşme, deniz çevresinin korunmasına ve denizcilikle ilgili uyuşmazlıkların çözümüne dair hükümler de içermektedir ve bu yönleriyle Deniz Hukuku alanında uluslararası bir yapılageliş kuralı haline gelmiştir.</p>



<p>Uluslararası Andlaşmalar Hukuku kurallarına göre, uluslararası anlaşmaların bağlayıcılığı ilke olarak, sadece taraf olan devletler bakımından geçerlidir. Sözleşme hükümlerinin taraf olmayan üçüncü devletler açısından bağlayıcı olması için bu devletlerin rızası aranır. Ancak bir sözleşmenin uluslararası örf ve âdet hukuku kurallarına dönüşmesi halinde, üçüncü devletler açısından bağlayıcılık kazanması söz konusu olabilmektedir. İş bu durumda sözleşme hükümleri ile bağlı olma hali, bu devletlerin söz konusu kurallara “<em>ısrarlı muhalefet eden (persistent objector)”</em> konumunda olmaması koşuluyla mümkün olacaktır. Mamafih, 1982 tarihli BMDHS’nin uluslararası bir yapılageliş kuralı haline geldiğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla, Sözleşme’nin örf ve âdet hukuku kuralı haline gelmiş maddeleri Türkiye gibi Sözleşme’ye taraf olmayan devletleri de bağlayacaktır. Türkiye ısrarla muhalefet ettiği hükümler dâhilinde bağlı olmadığı iş bu Sözleşme’ye açıkça ve ısrarlı olarak muhalefet etmediği hükümler çerçevesinde bağlıdır. Nitekim, Türkiye BMDHS’ye şekil verilen Üçüncü Deniz Hukuku Konferansının aktif katılımcılarından biridir. Türkiye’nin BMDHS’yi kabul etmemiş olmasının esas sebebi; Sözleşme’nin kara sularının genişliği ve deniz hukuku uyuşmazlıklarında zorunlu yargı yetkisine<a href="#_ftn1" id="_ftnref1">[1]</a> ilişkin hükümleri bakımındandır (Demir, 2020:31).</p>



<p>Deniz yetki alanlarının hukuki statüsünü ve devletlerin bu alanlardaki yetkilerini belirleyen temel uluslararası belge BMDHS’dir. Sözleşme, kıyıdan açık denize doğru farklı deniz yetki alanlarını tanımlamakta ve her bir bölgede kıyı devletinin ne tür egemen haklara sahip olduğunu belirlemektedir.</p>



<p>BMDHS hükümleri uyarınca ülkelerin deniz yetki alanlarının sınırlarını belirlemek için kullanılan temel başlangıç çizgisi esas hattır. Esas hatlar, normal esas hat veya düz esas hat belirleme yöntemine göre belirlenmektedir.</p>



<p>Normal esas hat belirleme yöntemi, kara sularının iç sınırının kıyı sularının en çok çekildiği yer ile yani en düşük cezir hattı ile belirlendiği yöntemdir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="857" height="356" src="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bir.png" alt="" class="wp-image-8487" srcset="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bir.png 857w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bir-300x125.png 300w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bir-768x319.png 768w" sizes="(max-width: 857px) 100vw, 857px" /></figure>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="864" height="297" src="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/iki.png" alt="" class="wp-image-8488" srcset="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/iki.png 864w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/iki-300x103.png 300w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/iki-768x264.png 768w" sizes="(max-width: 864px) 100vw, 864px" /></figure>



<p><strong>Görsel &#8211; 1: </strong>Normal Esas Hat</p>



<p><strong>Kaynak: </strong>Yaycı, 2023:11.</p>
</div></div>



<p>Düz esas hat yöntemi ise, sahilin derin bir şekilde girintili çıkıntılı olduğu veya sahil boyunca hemen yakında bir adalar dizisinin bulunduğu yerlerde, kara sularının genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hattın, kıyının en uç noktalarından geçen düz çizgilerle belirlendiği esas hat belirleme yöntemdir. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="834" height="342" src="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/uc.png" alt="" class="wp-image-8489" srcset="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/uc.png 834w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/uc-300x123.png 300w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/uc-768x315.png 768w" sizes="(max-width: 834px) 100vw, 834px" /></figure>



<p><strong>Görsel &#8211; 2: </strong>Düz Esas Hat</p>



<p><strong>Kaynak:</strong> akt. Yaycı, 2023:12.</p>



<p><strong>1.1. Kıta Sahanlığı</strong></p>



<p>Bir kıyı ülkesinin deniz alanında süren doğal uzantısı o ülkenin <em>“kıta sahanlığı”</em>dır. Kıta sahanlığı kavramı ilk kez 1945 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Truman tarafından ilan edilen <em>“Truman Bildirisi”</em><a href="#_ftn2" id="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a>ile ortaya atılmıştır. Truman Bildirisi’nde, sınırları tarif edilmemekle birlikte açık denizin altında fakat ABD kıyılarına bitişik kıta sahanlığının ABD’nin yetki ve kontrolü altında olduğu ilan edilmiştir. Sonraki dönemde, kıta sahanlığı kavramı uluslararası alanda benimsenerek yaygın bir şekilde uygulama bulmuştur (Demir, 2020:34).</p>



<p>BMDHS’nin 76’ncı maddesine göre kıta sahanlığı; kara sularının ötesinde kıta kenarının dış eşiğine kadar veya bu eşik daha az bir mesafede ise kara sularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz mili mesafeye kadar olan kısımda, bu devletin kara ülkesinin doğal uzantısının bütünündeki deniz altı alanlarının deniz yatağı ve toprak altlarını içermektedir.</p>



<p>Kıyı devleti; kıta sahanlığının tümünde, deniz altı alanlarının deniz yatağında ve toprak altlarında hak sahibidir. Kıta sahanlığı hakkı, ilan edilmesine gerek bulunmaksızın kıyı devletinin kullanımındadır. Denize kıyısı olan devletler sonradan bir kazanıma veya ilan etmeye gerek duymaksızın kıta sahanlığına sahiptir. Devletlerin doğal kıta sahanlığı hakkı Uluslararası Adalet Divanı’nın<a href="#_ftn3" id="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> 1969 yılında aldığı Karar ile <em>“ab initio”</em> (başlangıçtan beri) ve <em>“ipso facto”</em> (kendiliğinden olduğu) olarak teyit edilmiştir (Demir, 2020:35).</p>



<p><strong>1.2. İç </strong><strong>Sular</strong></p>



<p>BMDHS’nin 8’inci maddesine göre iç sular, kara sularının ölçülmeye başlandığı esas hattın kara tarafında kalan deniz alanlarıdır. Diğer bir ifadeyle, kara sularının iç sınırı ile kara ülkesi arasında kalan deniz kesimi iç suları oluşturmaktadır. İç sular, kıyı devletinin kara ülkesine sıkı sıkıya bağlı olan sulardır. Koylar, körfezler, limanlar, kapalı denizler ve iç denizler ile düz esas hat yönteminin uygulandığı durumlarda bu hatların gerisinde kalan su alanları, iç sular olarak nitelendirilmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="834" height="327" src="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/dort.png" alt="" class="wp-image-8490" srcset="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/dort.png 834w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/dort-300x118.png 300w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/dort-768x301.png 768w" sizes="(max-width: 834px) 100vw, 834px" /></figure>



<p><strong>Fotoğraf 3:</strong> İç Sular</p>



<p><strong>Kaynak:</strong> Yaycı, 2023:14.</p>



<p>İç sular, kıyı devletinin egemenliği altındadır ve kara ülkesinden farksız görülmektedir. Bu sularda kıyı devletinin yetkileri tam ve mutlaktır. Uluslararası hukukun devletin kara ülkesi için kabul ettiği sınırlandırmalar varsa bunlar aynen iç sularda da geçerlidir.</p>



<p><strong>1.3.</strong> <strong>Kara Suları</strong></p>



<p>Kara suları, kıyı devletinin kıyıları veya iç sularının dış sınırı ile açık deniz arasında kalan belirli genişlikteki deniz alanını ifade etmektedir. Kara suları, kıyı devletinin egemenliği altında kabul edilen deniz alanıdır.</p>



<p>Günümüzde kara sularının devlet ülkesinin bir parçası olduğu hususunda fikir birliği mevcuttur. BMDHS’nin 2’nci maddesinde; bir kıyı devletinin egemenliğinin kara ülkesinin ve iç sularının ötesinde ve bir takımada devleti söz konusu olduğunda, takımada sularının ötesinde kara suları denilen bir bitişik deniz bölgesine kadar uzanacağı belirtilmektedir. Sözleşme’nin 3’üncü maddesi uyarınca her devlet kara sularının genişliğini tespit etme hakkına sahiptir ve bu genişlik esas hatlardan itibaren 12 deniz milini geçemez.</p>



<p>Kara suları, kıyı devletinin deniz ülkesinin bir parçası sayıldığından kara sularının üstünde yer alan hava sahası, altında yer alan deniz yatağı ve toprak altı da kıyı devletinin egemenliğine tabidir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="850" height="456" src="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bes.png" alt="" class="wp-image-8491" srcset="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bes.png 850w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bes-300x161.png 300w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/bes-768x412.png 768w" sizes="(max-width: 850px) 100vw, 850px" /></figure>



<p><strong>Fotoğraf 4:</strong> İç Sular ve Kara Suları</p>



<p><strong>Kaynak:</strong> Yaycı, 2023:13.</p>



<p><strong>1.4. Bitişik Bölge</strong></p>



<p>Bitişik bölge, kara sularına bitişik olan ve kıyı devletinin belirli bir genişliğe kadar bazı konularda yetkilerini kullandığı açık deniz alanlarıdır. Yani bitişik bölge, açık denizlerin bir kesimi olarak değerlendirilmektedir (Demir, 2020:33).</p>



<p>BMDHS’nin 33’üncü maddesi uyarınca bitişik bölge, kara suları genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 24 deniz milinin ötesine geçemez.</p>



<p><strong>1.5. Münhasır Ekonomik Bölge (MEB)</strong></p>



<p>MEB, sahildar devletin kara sularının ötesinde ve bu sulara bitişik deniz bölgesidir. BMDHS’nin 57’nci maddesine göre MEB, kara sularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren en fazla 200 deniz mili ötesine kadar uzanabilmektedir. Sözleşme’nin 75’inci maddesine göre MEB’in dış sınır çizgileri ve sahilleri bitişik veya karşı karşıya bulunan devletler arasında sınırlandırma çizgileri, yerlerinin tespiti amacıyla uygun ölçekli deniz haritalarında gösterilmektedir. Bu haritalar ve coğrafi koordinatlara ilişkin listeler sahildar devlet tarafından yayınlanmakta ve bunların bir nüshası Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdinde tevdi edilmektedir. MEB sınırları kara sularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan başlayarak bu hatların 200 deniz mili ötesine kadar uzanabilmektedir.</p>



<p><strong>1.6.</strong> <strong>Açık Denizler</strong></p>



<p><a>BMDHS’nin 86’ncı maddesine göre açık deniz; iç sular, kara suları, takımada devletlerinin takımada suları ve MEB dışında kalan ve hiçbir devletin ülkesine ve egemenlik tasarrufuna dâhil olmayan deniz alanını oluşturmaktadır. BMDHS’nin 89’uncu maddesi uyarınca açık denizler üzerinde egemenlik iddiaları geçersiz olup, hiçbir devlet açık denizin herhangi bir parçasını egemenliğine tabi tutmaya kalkamaz. Açık denizler, denize kıyısı olsun veya olmasın bütün devletlerin eşit koşullarda yararlanmasına açıktır. Sözleşme’nin 88’inci maddesine göre açık denizler barışçıl amaçlar için kullanılacaktır. Hem kıyısı olan hem de kıyısı olmayan devletler için kabul edilen açık deniz serbestileri;</a></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Seyrüsefer serbestisi,</li>



<li>Açık deniz üzerindeki hava sahasında uçma serbestisi,</li>



<li>Su altı kablo ve boru hattı döşeme serbestisi,</li>



<li>Suni adaları ve uluslararası hukukun izin verdiği diğer tesisleri inşa etme serbestisi</li>



<li>Balıkçılık ve canlı kaynakların avlanması serbestisi olarak sıralanmıştır.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="543" height="298" src="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/alti.jpg" alt="" class="wp-image-8492" srcset="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/alti.jpg 543w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/alti-300x165.jpg 300w" sizes="(max-width: 543px) 100vw, 543px" /></figure>



<p><strong>Fotoğraf 6:</strong> Deniz Yetki Alanları<a href="#_ftn4" id="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a></p>



<p><strong>Kaynak:</strong> akt. Yaycı, 2023:27.</p>



<p><strong>2. TÜRK DENİZ YETKİ ALANLARI</strong></p>



<p>Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarının sınırlarını belirleyen temel ulusal hukuki metin, 29/5/1982 tarihli ve 17708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan <a>2674 sayılı Karasuları Kanunu</a>’dur. Mezkûr Kanun’un 1’inci maddesine göre, Türk kara suları Türkiye ülkesine dâhildir. Aynı maddede Türk kara sularının genişliğinin 6 deniz mili olduğu tespit edilmiş, ayrıca belirli denizler için, o denizlerle ilgili bütün özellikleri ve durumları göz önünde bulundurmak ve hakkaniyet ilkesine uygun olmak şartıyla, 6 deniz milinin üstünde kara suları genişliği tespit etmeye Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır. Türkiye&#8217;nin kara suları Ege Denizi’nde 6 deniz mili, Karadeniz ve Akdeniz&#8217;de 12 deniz mili olarak belirlenmiştir.</p>



<p>Karasuları Kanunu’nun 4’üncü maddesinde Türk iç sularının, esas hatların kara tarafında kalan sular ve körfez suları olduğu, daimî liman tesislerinin kıyının bir parçası sayıldığı belirtilmiş, ayrıca bu tesislerden en açıkta olanlarının kara tarafında kalan sular ile dış limanların iç sulara dâhil olduğu hüküm altına alınmıştır.</p>



<p>Bununla birlikte, Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hak ve yetkileri doğrultusunda ilan edilmiş ve ilan edilmesi öngörülen deniz yetki alanlarını belirleyen ve bu alanları <em>“Mavi Vatan”</em> olarak adlandıran Mavi Vatan Doktrinine göre Türkiye, Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nde yaklaşık 462.000 km² büyüklüğünde bir deniz ülkesine sahiptir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="912" height="581" src="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/yedi.png" alt="" class="wp-image-8493" srcset="https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/yedi.png 912w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/yedi-300x191.png 300w, https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2026/01/yedi-768x489.png 768w" sizes="(max-width: 912px) 100vw, 912px" /></figure>



<p><strong>Fotoğraf 7: </strong>Mavi Vatan Doktrinine Göre İlan Edilmiş veya İlan Edilmesi Öngörülen Türk Deniz Yetki Alanları (Mavi Vatan) Haritası<strong></strong></p>



<p><strong>Kaynak: </strong>Yaycı, 2023:303-304.</p>



<p><strong>3. GÜMRÜK İDARESİNİN KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KAPSAMINDA TÜRK DENİZ YETKİ ALANLARINDAKİ GÖREV VE YETKİLERİ</strong></p>



<p>Türk Gümrük İdaresinin kaçakçılıkla mücadele kapsamında Türk Deniz Yetki Alanlarında, deniz yetki alanının hukuki statüsüne göre değişen görev, yetki ve sorumlulukları bulunmaktadır. Çalışmanın bu kısmında gümrük idaresinin kaçakçılıkla mücadele kapsamında Türk kara sularında, iç sularda ve sıcak takip hakkı kapsamında Türk Münhasır Ekonomik Bölgesinde açık denizlerde görev ve yetkilerinin neler olduğu ele alınmıştır.</p>



<p><strong>3.1. </strong><strong>Gümrük İdaresinin </strong><strong>Kaçakçılıkla Mücadele Kapsamında </strong><strong>Türk Kara Sularında ve İç Sularda Görev ve Yetkileri</strong></p>



<p>Devletin egemenlik hakkından doğan gümrük kontrol ve denetimlerine ilişkin yetkilerin kullanılması açısından kara suları, Türkiye Cumhuriyeti topraklarına dâhildir. Yani, Sahildar devlet kara ülkesinde olduğu gibi&nbsp; kara sularında da egemendir.<strong></strong></p>



<p>Bir devletin gümrük mevzuatının tam olarak uygulandığı coğrafi alan <em>“gümrük bölgesi”</em> olarak adlandırılmaktadır. Türkiye özelinde bu kavram, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi’ne (TCGB) giren veya TCGB’den çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarının belirlendiği 4/11/1999 tarihli ve 23866 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda tanımlanmıştır.</p>



<p>4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 2’nci maddesine göre TCGB, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsar ve Türk kara suları ve iç suları gümrük bölgesine dâhildir. Bununla birlikte, 2674 sayılı Karasuları Kanunu’nun 1’inci maddesine göre, Türk kara suları Türkiye ülkesine dâhil sayılmıştır.</p>



<p>Bu itibarla, egemenlik haklarının kullanılması bakımından kara ülkesinden farksız görülen iç sular ve kara sularında kişi, eşya ve taşıtların kaçakçılıkla mücadele kapsamında takibini yapmak, kaçakçılıkla mücadele için bilimsel yöntemler de kullanmak suretiyle bilgi toplayarak gerekli araştırma, soruşturma ve operasyonları yapmak, ilgili kuruluşlarla iş birliği yapmak suretiyle kaçakçılığı önlemek, izlemek ve soruşturmak, gümrüklü yer ve sahalarda kamu düzeninin bozulmasını önleyecek tedbirleri almak, kaçakçılıkla etkin mücadele etmek amacıyla ulusal ve uluslararası bilgi akışına dayalı veri tabanları oluşturmak, verileri işlemek, değerlendirmek, kaçakçılıkla mücadele amacıyla ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapmak, bilgi değişiminde bulunmak, protokoller hazırlamak ve uygulamak, gerektiğinde müşterek operasyonlar yapmak hususlarında, 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 451’inci maddesine göre yetkili ve sorumlu idare Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’dür.</p>



<p>Bununla birlikte, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 22’nci maddesinde kaçakçılığı önlemek, izlemek ve araştırmakla yükümlü olanların gümrük bölgesi dahilindeki deniz araçlarına yanaşarak yük ve belgelerini incelemeye yetkili olduğu; görevlilerin yanaşmasına izin vermemek suretiyle kaçan veya kaçma teşebbüsünde bulunan her çeşit deniz aracına uluslararası deniz işaretlerine göre telsiz, flama, mors ve benzeri işaretlerle durmasının ihtar olunacağı; bu ihtara uyulmadığı takdirde deniz aracına uyarı mahiyetinde ateş edilebileceği, buna da uyulmaması ve kaçmaya devam edilmesi halinde durmaya zorlayacak şekilde üzerine ateş edilebileceği düzenlenmektedir</p>



<p>Diğer taraftan, kara suları kıyı devletinin tam egemenliği altında olmakla birlikte, uluslararası seyrüseferin sürekliliği ve serbestliğinin sağlanmasının gerekliliği dolayısıyla uluslararası deniz hukuku, kıyı devletinin egemenliğini özellikle iki yönden sınırlandırmıştır. Bunlar; yabancı devlet gemilerinin kıyı devletinin kara sularından zararsız geçiş hakkı ve kıyı devletinin kara sularındaki yabancı ülke gemilerine yönelik yargı yetkisine getirilen sınırlardır (Demir, 2020:33).</p>



<p><strong>3.1.1. Zararsız Geçiş Hakkı </strong></p>



<p>Kıyı devletinin kara suları üzerindeki egemenlik haklarına getirilen kısıtlardan biri olan <em>“zararsız geçiş hakkı”</em>; yabancı bandıralı bir geminin, başka bir ülkenin kara sularından geçişini düzenleyen uluslararası deniz hukuku kavramıdır.</p>



<p>Her ülke bu hakka sahip olmakla birlikte, yabancı devlet gemileri zararsız geçiş hakkını kullanırken egemen devletin zararsız geçiş hakkına ilişkin yetkileri dâhilinde belirlediği kurallara uymak zorundadır. BMDHS’nin 19’uncu maddesine göre yabancı gemilerin geçişleri egemen (sahildar) devletin barışına, düzenine veya güvenliğine zarar vermediği müddetçe zararsızdır. Yabancı bir gemi tarafından başka bir ülkenin kara sularında;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Herhangi bir silahla deneme veya ateşleme yapılması,</li>



<li>Egemen devletin savunmasına veya güvenliğine zarar verecek şekilde bilgi toplanması,</li>



<li>Egemen devletin savunmasına veya güvenliğine zarar vermeyi amaçlayan propagandaların yapılması,</li>



<li>Her türlü uçağın veya teçhizatın uçurulması, güverteye indirilmesi veya gemiye alınması,</li>



<li>Egemen devletin gümrük, maliye, sağlık veya göç konularındaki kanun ve kurallarına aykırı bir şekilde gemiye mal, para veya şahıs alınması veya gemiden çıkartılması,</li>



<li>Kasıtlı olarak çevreye zarar verilmesi ve çevrenin kirletilmesi,</li>



<li>İzinsiz balık avlama faaliyetlerinde bulunulması,</li>



<li>İzinsiz araştırma veya ölçüm yapılması,</li>



<li>Egemen devletin herhangi bir haberleşme sisteminin veya diğer herhangi bir deniz teçhizat veya tesisinin işleyişini engelleyecek her türlü faaliyette bulunulması,</li>



<li>Geçişle doğrudan ilgisi bulunmayan diğer her çeşit faaliyette bulunulması durumunda egemen devlete zarar vermiş sayılmaktadır.</li>
</ul>



<p>BMDHS&#8217;nin 21’inci maddesi uyarınca kıyı devleti, sözleşme hükümlerine ve uluslararası hukukun diğer kurallarına uygun olmak şartıyla, kara sularından zararsız geçişe ilişkin olarak;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Deniz trafiğinin düzenlenmesi ve güvenliğin sağlanması,</li>



<li>Deniz trafik sistemleri, teçhizatları ve tesislerinin korunması,</li>



<li>Deniz altı kablolarının ve petrol borularının korunması,</li>



<li>Denizin canlı kaynaklarının muhafaza edilmesi,</li>



<li>Balıkçılığa ilişkin kanun ve kurallara aykırı davranışların önlenmesi,</li>



<li>Çevrenin muhafazası ve çevre kirliliğin önlenmesi, azaltılması ve kontrol altına alınması,</li>



<li>Denize ilişkin bilimsel araştırmalar ve hidrografik<a href="#_ftn5" id="_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> ölçümler yapılması,</li>



<li>&nbsp;Gümrük, maliye, sağlık veya göç konularındaki kanun ve kurallara aykırı davranışların önlenmesi hususlarında kanun yapma, kural koyma ve yetkilerini uygulama hakkına sahiptir.</li>
</ul>



<p><strong>3.2. Gümrük İdaresinin </strong><strong>Kaçakçılıkla Mücadele Kapsamında </strong><strong>Türk Münhasır Ekonomik Bölgesinde Görev ve Yetkileri</strong></p>



<p>Kıyı devletinin kara sularının ötesinde ve bu sulara bitişik deniz bölgesi olan MEB’de sahildar devletin hak, yetki ve yükümlülükleri BMDHS’nin 56’ncı maddesinde düzenlenmiştir.</p>



<p>Buna göre sahildar devlet, MEB’de deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında ve bunların toprak altında canlı ve cansız doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi muhafazası ve yönetimi konuları ile aynı şekilde sudan, akıntılardan ve rüzgarlardan enerji üretimi gibi bölgenin ekonomik amaçlarla araştırılmasına ve işletilmesine yönelik diğer faaliyetlere ilişkin hakları haizdir. Bununla birlikte Sözleşme’nin ilgili hükümlerine uygun olarak; suni adalar, tesisler ve yapılar kurma ve bunları kullanma, denize ilişkin bilimsel araştırma yapma ve deniz çevresinin muhafazası konularında yetkilidir.</p>



<p>Kıta sahanlığı, kıyı devletine deniz üzerinde ve altındaki cansız kaynakların kullanımına ilişkin haklar sağlarken MEB tüm kıta sahanlığı haklarına ek olarak kıyı devletine, MEB’de ekonomik kazanç oluşturacak egemen haklar sağlamaktadır.</p>



<p>MEB sınırları kara sularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan başlayarak bu hatların 200 deniz mili ötesine kadar uzanabilmektedir. Yani, MEB sınırları Türk kara sularını kapsamakla birlikte Türk kara sularının ötesine uzanmaktadır.</p>



<p>Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı CBK’nin 451’inci maddesinde gümrüklü yer ve sahalarda münhasıran, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi’nde gerektiğinde ilgili kuruluşlarla iş birliği yapmak suretiyle kaçakçılığı önlemek, izlemek ve soruşturmakla yetkili ve görevli kılınmıştır. Bu itibarla, MEB’in Türk kara sularını aşan ve kıta sahanlığının açık denizin başlangıcına kadar uzanan bölümü gümrük idaresinin sorumluluk alanının dışındadır. Ancak, BMDHS’nin 111’inci maddesinde ve Gümrük Muhafaza Hizmetleri Yönergesi’nin 132’nci maddesinde düzenlenen sıcak takip hakkı kapsamında yabancı bir geminin bir devletin egemenlik yetkisi altındaki deniz alanlarında, o devletin kanunlarına veya kurallarına aykırı hareket ettikten sonra açık denize doğru kaçması durumunda başka bir ülkenin kara sularına kadar deniz araçlarının gümrük idaresi tarafından takibi yapılabilmektedir.</p>



<p><strong>3.3. Sıcak/Kesintisiz Takip Hakkı ve Gümrük İdaresinin Sıcak Takip Hakkı Kapsamında Açık Denizlerde Takip Yetkisi</strong></p>



<p>Sıcak/kesintisiz takip hakkı, yabancı bir geminin bir devletin egemenlik yetkisi altındaki deniz alanlarında, o devletin kanunlarına veya kurallarına aykırı hareket ettikten sonra açık denizlere doğru kaçması durumunda, kıyı devletine ait devlet gemilerinin kaçan gemiyi başka bir devletin kara sularına girene kadar takip etme yetkisidir (Çalık, 2017).</p>



<p>BMDHS’nin 111’inci maddesine göre sahildar devletin yetkili makamları, bu devletin kanunlarına ve kurallarına aykırı hareket ettiğine ilişkin yeterli kanıya sahip oldukları takdirde bir yabancı gemiyi izleyebilmektedir.</p>



<p>Kesintisiz takip hakkının doğması için takibin kıyı devletinin iç sularında, kara sularında, takımada sularında, bitişik bölgesinde, münhasır ekonomik bölgesinde, kıta sahanlığında veya kıta sahanlığı üzerindeki tesisleri çevreleyen güvenlik bölgelerinde başlaması gerekmektedir. &nbsp;Bu bölgelerde, kıyı devletine ait devlet gemileri&nbsp;tarafından, kural ya da kanun ihlali gerçekleştiren yabancı bir gemiye karşı açık ve görülebilir bir dur ihtarı yapılmasına rağmen yabancı gemi açık denizlere doğru kaçmaya başlarsa, kıyı devletinin kaçan gemiyi kesintisiz bir şekilde takip ederek yakalama yetkisi bulunmaktadır. Takip herhangi bir kesintiye uğramadığı müddetçe, kıyı devletine ait gemiler, kaçan gemiyi açık denizlerde dahi yakalayıp gerekli tedbirleri alma yetkisine sahiptir. Kesintisiz takip hakkı, kaçan yabancı geminin kendi devletinin ya da üçüncü bir devletin kara sularına girmesiyle sona erer (Çalık,2017).</p>



<p>Türkiye’de gümrük idaresi tarafından ifa edilen gümrük muhafaza hizmetlerine ilişkin genel ilke, uygulama, yöntem, görev ve sorumlulukları belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan Gümrük Muhafaza Hizmetleri Yönergesi’nin 132’nci maddesi uyarınca deniz devriyesi<a href="#_ftn6" id="_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> sırasında dur ihtarına uymayan deniz araçlarının Türk kara sularının dışına çıkması durumunda, açık denizlerde de uluslararası kurallara aykırılık teşkil etmeyecek şekilde başka bir ülkenin kara sularına kadar sıcak takibi yapılabilmekte ve söz konusu deniz araçları durdurulup Türk kara sularına zor kullanılarak getirilebilmektedir.</p>



<p><strong>4. GÜMRÜK İDARESİNİN TÜRK DENİZ YETKİ ALANLARINDAKİ DENİZ GÜMRÜK MUHAFAZA FAALİYETLERİNDE KAPASİTESİ</strong></p>



<p>Kaçakçılığın önlenmesi faaliyetleri kapsamında ve kaçakçılık risk ve tehditleriyle etkin mücadele amacıyla gümrük idaresinin; Türk Deniz Yetki Alanlarındaki gümrük gözetim ve kontrol faaliyetlerinde gelişmiş teknolojiyi haiz mücadele ekipmanlarından, narkotik, çay-tütün, patlayıcı-silah-mühimmat, asayiş, nakit ve canlı arama gibi farklı branşlarda yetiştirilen dedektör köpeklerden ve uzman ekiplerden istifade edilmektedir.</p>



<p>Bu kapsamda, Türk kara sularında sefer yapan gemilerin takibinin ve gemilere ait bilgilerin risk analizi kapsamında değerlendirilmesinde karar desteğinin sağlanması maksadıyla gümrük idaresi tarafından kullanılmakta olan<em> “Gemi Takip Sistemi”</em> üzerinden Türk kara sularında seyreden gemilere ait statik (geminin adı, bayrağı, çağrı işareti) ve dinamik (geminin hızı, konumu ve hareketleri) veriler üzerinden Türk kara sularında bulunan ve seyreden tüm gemiler takip edilmekte ve kaçakçılık açısından riskli bulunan deniz taşıtlarının devriye botları ve gemi arama ekipleri tarafından kontrolü sağlanmaktadır.</p>



<p>Bununla birlikte, kaçakçılığın önlenmesi ve izlenmesinde etkinliğin artırılması amacıyla deniz gümrük muhafaza faaliyetlerinde gümrük idaresinin envanterinde bulunan farklı tür ve özelliklerdeki teknik cihazlardan istifade edilmektedir.</p>



<p>Hâlihazırda Türk gümrük idaresinin envanterinde bulunan ve deniz gümrük muhafaza faaliyetleri kapsamındaki gümrük gözetimi ve gümrük kontrollerinde faydalanılan başlıca teknik cihaz ve sistemler;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Araç ve Konteyner Tarama Sistemleri,</li>



<li>Kargo/Bagaj Tarama Sistemleri,</li>



<li>Motorbotlar,</li>



<li>Narkotik ve Kimyasal Madde Tespit Cihazı,</li>



<li>Videoskop Cihazı,</li>



<li>Yoğunluk Ölçüm Cihazı,</li>



<li>Karbondioksit Ölçüm Cihazı,</li>



<li>Uzaktan Kontrollü İnsansız Su Altı Aracı,</li>



<li>İnsansız Hava Aracı,</li>



<li>Radyasyon El Dedektörüdür.</li>
</ul>



<p>Diğer taraftan, deniz taşıtlarında gerçekleştirilecek arama ve kontrol faaliyetleri ile ilgili gerekli teknik ve pratik eğitimleri alan personelden oluşan <em>“gemi arama”,</em> konteynerlerin gümrük idaresi tarafından gerçekleştirilen kontrollerinde <em>“konteyner kontrol”</em>, denizde belirli bir bölgenin yine belirli bir güzergâh doğrultusunda etkin ve sistematik olarak gözetim altında bulundurulması yoluyla suçun önlenmesi ve gümrük idaresinin, sıcak takip yetkisi de dâhil, görev ve sorumlulukları dâhilinde işlenmekte olan suça müdahale edilmesinde &nbsp;<em>“deniz devriye</em>” ve yasa dışı uyuşturucu ticareti açısından riskli olan deniz ticaretinde kaçakçılığın önlenmesi faaliyetlerinde uyuşturucu maddeler ve bunların üretiminde kullanılan ara kimyasalların kaçakçılığı ile mücadele yöntemleri konusunda uzmanlaşmış <em>“NARKOKİM” </em>ekiplerinden faydalanılmaktadır.</p>



<p>Teknik imkân ve kabiliyetleri yönüyle Türk Gümrük İdaresinin deniz gümrük muhafaza faaliyetlerinde ileri teknoloji ve uzmanlaşmış insan kaynağı ile uluslararası standartlarda bir denetim kapasitesine sahip olduğu görülmektedir.</p>



<p><strong>5. SONUÇ</strong></p>



<p>Devletlerin egemenlik hakları başta olmak üzere, üzerinde belirli hakları ve yetkileri kullandığı deniz alanları olan deniz yetki alanlarını; iç sular, kara suları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge teşkil etmektedir.</p>



<p>Mavi Vatan Doktrinine göre Türkiye, uluslararası hukuktan doğan hak ve yetkileri doğrultusunda Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nde ilan edilmiş ve ilan edilmesi öngörülen deniz yetki alanlarıyla birlikte yaklaşık 462.000 km² büyüklüğünde bir deniz ülkesine sahiptir.</p>



<p>Devletin denizlerdeki egemenliğinin en somut yansımalarından biri olan gümrük gözetim ve kontrol yetkisi dahilinde Türk Deniz Yetki Alanlarında gümrük idaresinin görev ve sorumlulukları bulunmaktadır.</p>



<p>Deniz yolu taşımacılığının, maliyet avantajı ve yük kapasitesi nedeniyle uluslararası ticarette en çok tercih edilen yöntem olması, bu alanlardaki gümrük denetimlerinin hem ekonomik güvenlik hem de milli egemenlik açısından kritik bir öneme sahip olduğunu göstermektedir</p>



<p>Egemenlik haklarının kullanılması bakımından kara ülkesinden farksız görülen iç sular ve kara sularında Türk Gümrük İdaresi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 441 ve 451’inci maddelerinde sayılan; kişi, eşya ve taşıtların kaçakçılıkla mücadele kapsamında takibini yapmak, gümrüklü yer ve sahalarda münhasıran, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde gerektiğinde ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak suretiyle kaçakçılığı önlemek, izlemek ve soruşturmak,gümrüklü yer ve sahalarda kamu düzeninin bozulmasını önleyecek tedbirleri almak, gerektiğinde müdahalede bulunarak durumu adli mercilere intikal ettirmek, kaçakçılıkla mücadele için bilimsel yöntemler de kullanmak suretiyle bilgi toplayarak gerekli araştırma, soruşturma ve operasyonları yapmak görev ve yetkileri dahilinde faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte, sıcak takip hakkı kapsamında Türk kara sularında kanun veya kural ihlalinde bulunan deniz araçlarının açık denizde başka bir ülkenin kara sularına kadar takibi yapılabilmekte ve bu deniz araçları durdurulup Türk kara sularına zor kullanılarak getirilebilmektedir.</p>



<p>Gümrük idaresinin, uluslararası hukuk kuralları ve Türk hukuku çerçevesinde Türk Deniz Yetki alanlarında, sahip olduğu teknik imkân ve kabiliyetleri vasıtasıyla ve yetişmiş insan kaynağı ile yürüttüğü deniz gümrük muhafaza faaliyetlerindeki uygulamaları uluslararası standartlardadır. Ancak kaçakçılığın zamana ve şartlara göre değişen karmaşık yapısı, denetim faaliyetlerinde teknolojik dönüşümün sürekliliğini zorunlu kılmaktadır. Türk Deniz Yetki Alanlarında gümrük idaresinin görünürlüğünün, etkinliğinin ve caydırıcılığının artırılması maksadıyla gümrük kontrol ve gözetim uygulamalarında ileri teknoloji ürünü araçlarla ve ek donanımlarla tahkim edilmiş teknik imkânlardan istifade edilmesi gerekmektedir.</p>



<p>Bu kapsamda, Türk Deniz Yetki Alanlarında gümrük idaresinin uhdesinde bulunan görev, yetki ve sorumlulukları dahilinde gerçekleştirilen deniz devriye faaliyetlerinin artırılması ve gümrük idaresinin sıcak takip yetkisi kapsamında deniz taşıtlarının takibinin daha etkin bir şekilde yerine getirilmesinin sağlanması amacıyla; hâlihazırda envanterde bulunan ani müdahale botlarına ek olarak insansız/otonom hava ve deniz taşıtlarının kullanıma alınması değerlendirilebilir.</p>



<p>Diğer taraftan, son yıllarda dünyada ve Türkiye’de kullanılmakta olan ve yerli imkânlarla da üretimine başlanan, yapay zekâ desteğiyle otonom şekilde çalışma kabiliyetine sahip insansız su altı araçları dikkat çekmekte ve askerî faaliyetlerin ötesinde deniz güvenliği faaliyetlerinde de günden güne yaygınlaşan bir kullanım alanı bulmaktadır.</p>



<p>Bu çerçevede, gümrük kontrolleri kapsamında gerçekleştirilen fiziki aramalarda kaçak eşyanın tespitine yönelik insansız su altı araçlarının gümrük idarelerinde kullanımının yaygınlaştırılması da gümrük idaresinin deniz gümrük muhafaza faaliyetleri yönünden kapasitesinin artırılması noktasında fayda sağlayacaktır.</p>



<p>Sonuç olarak, Türkiye’nin egemen bir devlet olarak uluslararası hukuk nezdinde ve Türk hukuku çerçevesinde Türk Deniz Yetki Alanlarındaki hak ve yetkileri kapsamında, ekonomik çıkarlarını, toplum sağlığını ve kamu düzenini korumakla birlikte toplum sağlığına, çevreye ve ekonomiye zarar verme riski bulunan kaçakçılıkla mücadele başta olmak üzere gümrük idaresinin yürüttüğü &nbsp;stratejik önemi haiz faaliyetlerde etkinliğinin ve caydırıcılığının devamlılığının temini ve artırılmasının sağlanması amacıyla gelişen teknoloji ve değişen konjonktür çerçevesinde potansiyel gelişim alanları değerlendirilmelidir.</p>



<p><strong>6. KAYNAKÇA</strong></p>



<p>ÇALIK, T. (2017). “Uluslararası Hukuk Çalışmaları” URL: <a href="https://uluslararasihukukcalismalari.wordpress.com/2017/06/16/uluslararasi-hukukta-kesintisiz-takip-hakki-hot-pursuit/">https://uluslararasihukukcalismalari.wordpress.com/2017/06/16/uluslararasi-hukukta-kesintisiz-takip-hakki-hot-pursuit/</a>, Son Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2024.</p>



<p>DEMİR, İ. (2020). “Türk Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinin Hukuki Dayanakları ve İç Hukuk Üzerine Bazı Düşünceler”, Adalet Dergisi.</p>



<p>Gümrük Kanunu, Resmî Gazete 23866 (27.10.1999), Kanun No. 4458.</p>



<p>Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Resmî Gazete 26479 (21.03.2007), Kanun No. 5607.</p>



<p>Karasuları Kanunu, Resmî Gazete 17708 (29.04.1982), Kanun No. 2674.</p>



<p>TDK, (2024). URL: <a href="https://sozluk.gov.tr/">https://sozluk.gov.tr/</a>, Son Erişim Tarihi: 18 Kasım 2025.</p>



<p>YAYCI, C. (2023). “MAVİ VATAN “Bir Harita ve Bir Doktrin Kitabı” Türkiye’nin Denizlerdeki Misak-ı Milli’si”, Birinci Baskı, İstanbul Üniversitesi Yayınevi, İstanbul.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><a href="#_ftnref1" id="_ftn1">[1]</a> Zorunlu yargı yetkisi; bir devletin uluslararası hukuka göre uyuşmazlıkların çözümünde bir uluslararası mahkemenin yargı yetkisini kabul ettiği ve buna binaen yetkili olan uluslararası mahkemenin, belli bir uyuşmazlık üzerinde yargı yetkisini kullanabilmesidir.</p>



<p><a href="#_ftnref2" id="_ftn2">[2]</a> Truman Bildirisi; ABD Başkanı Harry S. Truman tarafından 12 Mart 1947’de Kongre’de yapılan konuşmasında ilan edilen bir dış politika doktrinidir. Bildiri, özellikle Sovyetler Birliği’nin genişlemeci politikalarını durdurmayı ve komünizmin etkisini sınırlamayı hedeflemiştir.</p>



<p><a href="#_ftnref3" id="_ftn3">[3]</a> Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın ana yargı organıdır ve uluslararası hukuk alanında devletler arasındaki uyuşmazlıkları çözmekle görevlidir.</p>



<p><a href="#_ftnref4" id="_ftn4">[4]</a> Fotoğrafta yer alan <em>“nm” </em>ifadesi, deniz milinin sembolüdür.</p>



<p><a href="#_ftnref5" id="_ftn5">[5]</a> Hidrografi, su bilgisi anlamına gelmektedir (TDK,2024).</p>



<p><a href="#_ftnref6" id="_ftn6">[6]</a> Gümrük Muhafaza Hizmetleri Yönergesi’ne göre deniz devriyesi, suçun önlenmesi veya işlenmekte olan suça el koyulması amacıyla denizde belirli bir bölgenin yine belirli bir güzergâh doğrultusunda gözetim altında bulundurulması faaliyetidir.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yolcu Beraberi Cep Telefonu Muafiyetine İlişkin Gümrük Uygulamaları ve IMEI Kayıt Süreci</title>
		<link>https://tiud.org.tr/2022/12/22/yolcu-beraberi-cep-telefonu-muafiyetine-iliskin-gumruk-uygulamalari-ve-imei-kayit-sureci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2022 06:51:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticarette Uzman Görüş 62]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[Gümrük Kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[IMEI Kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Eşya Muafiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik Takip]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu Beraberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tiud.org.tr/?p=5887</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde cep telefonlarının yolcu beraberinde, gümrük vergilerinden muaf olarak getirilmesinin koşulları, 29/9/2009 tarihli ve 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir. Bu doğrultuda, yolcu beraberi kişisel eşya muafiyeti kapsamında yer alan cep telefonlarının, üç takvim yılında bir adet ve ancak yolcu adına kayıtlı hatlarla kullanılmak koşuluyla ülkeye getirilmesi mümkündür. Söz konusu muafiyet hakkı, ticari miktar ve mahiyet arz etmemek kaydıyla, meri mevzuat hükümlerince tanımlanan yolcu sıfatını haiz kişiler tarafından, kişinin kendi kullanımı için getirilmesi halinde tanınmaktadır. 

Bu kapsamda, yurt dışından yolcu beraberinde ülkeye getirilen cep telefonları, gümrük vergilerinden muaf tutulmakla birlikte, getirilen her bir cep telefonu için belirlenen maktu tutarda bandrol ücreti alınmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu cep telefonlarının ülkede kalıcı  olarak kullanıma açılması için, yolcunun, ülkeye girişinden itibaren 120 gün içerisinde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen şartları gözeterek, IMEI (International Mobile Equipment Identity: Uluslararası Taşınabilir Cihaz Kimliği) kayıt işlemi gerçekleştirmesi gerekmektedir. 

Yolcu beraberi cep telefonu muafiyetine ilişkin gümrük uygulamalarında etkili bir denetim sağlamak amacıyla, Ticaret Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yürütülen teknik çalışma kapsamında, Muhafaza Entegrasyon Sistemi oluşturulmuş olup,  söz konusu sistem, 1/11/2022 tarihi itibariyle tüm gümrük kapılarında kullanılmaya başlanmıştır.  Muhafaza Entegrasyon Sistemi marifetiyle ülkeye gelen yolcunun muafiyet hakkının bulunup bulunmadığı sorgulanırken, yolcu ve yolcu beraberi yurt dışından ülkeye getirilen cep telefonu bilgileri programa kaydedilmektedir. Böylelikle yolcu beraberi muafiyet hakkı suiistimalinin ve muhtemel kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi hedeflenmektedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>ÖZET</strong></p>



<p><em>Ülkemizde cep telefonlarının yolcu beraberinde, gümrük vergilerinden muaf olarak getirilmesinin koşulları, 29/9/2009 tarihli ve 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir. Bu doğrultuda, yolcu beraberi kişisel eşya muafiyeti kapsamında yer alan cep telefonlarının, üç takvim yılında bir adet ve ancak yolcu adına kayıtlı hatlarla kullanılmak koşuluyla ülkeye getirilmesi mümkündür. Söz konusu muafiyet hakkı, ticari miktar ve mahiyet arz etmemek kaydıyla, meri mevzuat hükümlerince tanımlanan yolcu sıfatını haiz kişiler tarafından, kişinin kendi kullanımı için getirilmesi halinde tanınmaktadır.</em></p>



<p><em>Bu kapsamda, yurt dışından yolcu beraberinde ülkeye getirilen cep telefonları, gümrük vergilerinden muaf tutulmakla birlikte, getirilen her bir cep telefonu için belirlenen maktu tutarda bandrol ücreti alınmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu cep telefonlarının ülkede kalıcı&nbsp; olarak kullanıma açılması için, yolcunun, ülkeye girişinden itibaren 120 gün içerisinde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen şartları gözeterek, IMEI (International Mobile Equipment Identity: Uluslararası Taşınabilir Cihaz Kimliği) kayıt işlemi gerçekleştirmesi gerekmektedir.</em></p>



<p><em>Yolcu beraberi cep telefonu muafiyetine ilişkin gümrük uygulamalarında etkili bir denetim sağlamak amacıyla, Ticaret Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yürütülen teknik çalışma kapsamında, Muhafaza Entegrasyon Sistemi oluşturulmuş olup,&nbsp; söz konusu sistem, 1/11/2022 tarihi itibariyle tüm gümrük kapılarında kullanılmaya başlanmıştır.&nbsp; Muhafaza Entegrasyon Sistemi marifetiyle ülkeye gelen yolcunun muafiyet hakkının bulunup bulunmadığı sorgulanırken, yolcu ve yolcu beraberi yurt dışından ülkeye getirilen cep telefonu bilgileri programa kaydedilmektedir. Böylelikle yolcu beraberi muafiyet hakkı suiistimalinin ve muhtemel kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi hedeflenmektedir.</em></p>



<p><strong>Anahtar Sözcükler:</strong> Yolcu Beraberi, Kişisel Eşya Muafiyeti, Cep Telefonu, Gümrük Kontrolü, Teknik Takip, IMEI Kayıt</p>



<p><strong>GİRİŞ</strong></p>



<p>Günümüzde yaşanan uluslararası yolcu hareketliliği, farklılaşan vergi politikaları ve değişen ürün fiyatlarına bağlı olarak, yurt dışından yolcu beraberinde ülkeye getirilen eşya türünde ve miktarında artış gözlenmiştir. Bu durum, muafiyet kapsamında yolcu kavramının net bir şekilde ortaya konulmasını, eşya türünün ve miktarının belirlenmesini ve her türlü suiistimali önleyecek yeni tedbirler alınmasını gerekli kılmıştır.&nbsp; (Demiral, Gümrük Kapılarında Yolcu Beraberi Eşya Uygulaması, <a href="https://ulk.ist/media/kitap/IV-UKODTLK/gumruk-kapilarinda-yolcu-beraberi-esya%20uygulamasi.pdf">https://ulk.ist/media/kitap/IV-UKODTLK/gumruk-kapilarinda-yolcu-beraberi-esya uygulamasi.pdf</a>, 20/11/2022.)</p>



<p>Bu doğrultuda yolcu, 2009/15481 sayılı Karar’ın 3’üncü maddesinde, “<a></a><em>Ticaret, memuriyet, tahsil, ziyaret, tedavi veya turizm gibi herhangi bir amaçla kısa veya uzun bir süre kalmak üzere, yabancı bir ülkeden karayolu, demiryolu, deniz veya hava yollarından biriyle Türkiye Gümrük Bölgesine gelen yabancı bir ülkede oturan Türkler ve yabancılar ile herhangi bir amaç ile gittikleri yabancı ülkeden kesin veya geçici olarak dönen, Türkiye&#8217;de oturan Türkler ve yabancılar ile Türkiye&#8217;den aynı amaçlarla ve aynı yollarla yabancı bir ülkeye giden benzeri Türk ve yabancılar</em>” olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu hüküm ile Türk ve yabancı uyruklu kişiler yolcu kapsamında değerlendirilirken; transit yolcular, muafiyet hakkından istisna tutulmuştur. (2019/15481 sayılı 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar, 2009: madde 3)</p>



<p>Nitekim, yolcu beraberi eşya muafiyeti; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun “Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna” başlıklı 167/5 maddesi kapsamında ve 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 58/1 ve 59/1 maddeleri gereğince, transit yolcular hariç olmak üzere, yolcu beraberinde getirilip serbest dolaşıma sokulan, ticari miktar ve mahiyette olmayan, kişisel ve hediyelik eşyaya tanınmaktadır. (2019/15481 sayılı 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar, 2009: madde 3)</p>



<p>2009/15481 sayılı Karar’ın ‘Yolcu Beraberi Kişisel Eşya Listesi’ başlıklı Ek-9’u kapsamı eşya için muafiyet, eşyanın kıymetine bakılmaksızın, karşısında belirtilen miktar ile sınırlı bir şekilde uygulanmaktadır. Söz konusu listede yer almayan eşya için ise, mezkûr Karar’ın 61/1 maddesi gereğince, eşyanın toplam kıymetinin 430 Avro’yu geçmemesi koşuluyla tanınmaktadır. Bu miktar, 15 yaşından küçük yolcular için 150 Avro olarak uygulanmaktadır. (2019/15481 sayılı 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar, 2009: madde 61/1) Bu noktada, yolcu beraberi eşya değeri, ibraz edilen fatura veya diğer belgelere göre belirlenmektedir. Belge ibraz edilmemesi ya da sunulan belgedeki değerin düşük değerlendirilmesi durumunda, eşyanın değeri gümrük idaresince tespit edilmektedir. (Hacıköylü, 2014: sayfa. 29)</p>



<p>2009/15481 sayılı Karar’ın Ek-9’u kapsamında yer alan ve sıklıkla suiistimallere konu edildiği anlaşılan cep telefonlarına ilişkin, ülkemizde gümrük kontrolünü arttırmaya yönelik bir dizi önlemler alınmıştır. Ancak yapılan araştırmalarda, yolcu beraberi cep telefonu muafiyetine ilişkin gümrük uygulamalarını içeren kaynakların sınırlı olduğu ya da birçok kaynağın ise meri mevzuat hükümleri ve mevcut uygulamalar karşısında güncelliğini yitirdiği gözlemlenmiştir. Ne var ki gümrük personeli tarafından yapılan yolcu kontrollerinde, muafiyet limiti fazlası cep telefonu tespiti halinde, muafiyete ilişkin yasal düzenlemelerin bilinmemesi veya eksik ya da yanlış bilinmesi hali, yolcuya adli ya da idari yaptırım uygulanması açısından engel teşkil etmemektedir. Dolayısıyla, bu çalışma kapsamında, yolcu beraberi cep telefonu muafiyetine ilişkin yasal gerekliliklere ve gümrük kontrolünde getirilen yeni uygulamalara ilişkin farkındalık yaratılması amaçlanmaktadır.</p>



<p>Diğer taraftan, yolcu beraberinde yurt dışından ülkeye getirilen cep telefonlarının, yolcunun ülkeye girişi itibariyle yüz yirmi(120) gün içerisinde, e-Devlet üzerinden, belirlenen maktu harç bedeli ödenmek suretiyle, IMEI kayıt işleminin yapılması gerekmektedir. Aksi halde söz konusu cep telefonları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından kullanıma kapatılmaktadır. Bu doğrultuda, çalışmanın son başlığında IMEI kayıt sürecine ilişkin genel bilgilere yer verilmiştir.</p>



<p><strong>YOLCU BERABERİ CEP TELEFONU MUAFİYETİNE İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER</strong></p>



<p>“8517.13.00.00.00- Akıllı Telefonlar” ile “8517.14.00.00.19- Diğerleri” Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonlarında yer alan cep telefonu cinsi eşya, 2009/15481 sayılı Karar’ın Ek-9’unda ‘Diğer Eşya’ başlıklı B/b/8 maddesinde yer almakta olup, yalnızca kişisel eşya kapsamında ve yabancı misyon mensupları hariç olmak üzere, üç takvim yılında bir adet ve ancak yolcu adına kayıtlı hatlarla kullanılmak koşuluyla gümrük vergilerinden muaf olarak ülkeye getirilebilmektedir. (1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 15/5/2019 tarihli ve 30775 sayılı Resmî Gazete)</p>



<p>Bununla birlikte, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce yayımlanan, 29/4/2022 tarihli, 2022/9 sayılı ‘Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı-Gümrük İşlemleri’ konulu Genelge kapsamında, cep telefonlarının posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla muafen veya vergileri ödenerek, hiçbir surette getirilmesi mümkün değildir. Bu durumun tek istisnası, IMEI numarası Türkiye’de kayıtlı olan cep telefonlarının yurt dışında kalması ve 2009/15481 sayılı Kararın 58/2 maddesinde belirtildiği şekilde 3 ay içerisinde posta ve hızlı kargo taşımacılığıyla ülkeye geri gönderilmesidir. Ancak, söz konusu cep telefonlarının IMEI’lerinin kayıtlı olduğunun <a href="http://www.mcks.gov.tr/">http://www.mcks.gov.tr</a> adresinden onaylanması gerekmektedir. (2022/9 sayılı ‘Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı- Gümrük İşlemleri’ konulu Genelge, 2022: madde 11)</p>



<p><a></a>Diğer taraftan, yolcu beraberi getirilen cep telefonları gümrük vergilerinden muaf tutulmakla birlikte,&nbsp; 23/12/2020 tarihli ve 31343 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3324 sayılı ‘<em>Ticari İthalat Maksadı Dışında Yurt Dışından Getirilecek Televizyon, Radyo, Video ve Birleşik Cihazlar ile Görsel ve/veya İşitsel Yayınları Alabilen Diğer Cihazlardan 2021 Yılında Alınacak Maktu Ücretlerin, 23/12/2019 Tarihli ve 1841 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararında Yer Aldığı Şekilde Tespit Edilmesi Hakkında Karar</em>’ gereğince, yurt dışından muafiyet dahilinde getirilen her bir cep telefon için, her yıl belirlenen maktu tutarda bandrol ücreti (2022 için 20 Euro) alınmaktadır. (3324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 23/12/2020 tarihli ve 31343 sayılı Resmî Gazete) Yolcu beraberi muafiyet limiti fazlasında getirilen cep telefonları için ise söz konusu ücret, uygulanan idari yaptırım kapsamında tahsil edilmektedir. (Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 70577457 sayılı ve TRT Bandrol Ücreti- GK 235 konulu tasarruflu yazısı, 2021)</p>



<p><strong>YOLCU BERABERİ GETİRİLEN CEP TELEFONLARINA İLİŞKİN GÜMRÜK KONTROLLERİ</strong></p>



<p>Son dönemde ülkemizde uygulanan vergi politikaları ve bu doğrultuda artan cep telefonları fiyatlarına bağlı olarak, yolcu beraberi cep telefonu muafiyetinin suiistimaline ilişkin karşılaşılan olay sayıları artış göstermektedir. Bu durum, gümrük kapılarında denetim ve kontrollerin arttırılması ve yolcu muafiyet hakkının sorgulanabildiği, getirilen cihaz ile yolcu bilgilerinin kaydedilebildiği teknik bir sistem kurulması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.</p>



<p>Bu çerçevede, yolcu beraberi cep telefonu muafiyet limitinin takibini mümkün kılmak amacıyla, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yürütülen teknik çalışma kapsamında, Muhafaza Entegrasyon Sistemi oluşturularak, 1/11/2022 tarihi itibariyle kullanılmaya başlanmıştır. Gümrük kapılarında kullanılan sistem ile yolcuya ait TCKN/YKN üzerinden yolcunun cep telefonu muafiyet hakkı bulunup bulunmadığına ilişkin kontrol sağlanmaktadır. Ayrıca söz konusu kontrol aşamasında yolcuya ait TCKN/YKN, İsim-Soyisim, IMEI No, Pasaport No (TCKN veya YKN sahibi olmayan yabancı ülke pasaport sahipleri için) ve Telefon Marka/Modeli bilgilerinin kaydedilmektedir.&nbsp; Muhafaza Entegrasyon Sistemi ile 2009/15481 sayılı Karar gereğince yolcu beraberi cep telefonu muafiyetine ilişkin yürütülmekte olan uygulamaların takibi ve olası suiistimallerin önlenmesi amaçlanmaktadır. (Yolcu Beraberi Cep Telefonu Muafiyet Limitinin Takibi İçin Entegrasyon Programı Hazırlandı, <a href="https://www.gumruktv.com.tr/yolcu-beraberi-cep-telefonu-muafiyet-limitinin-takibi-icin-entegrasyon-programi-hazirlandi">https://www.gumruktv.com.tr/yolcu-beraberi-cep-telefonu-muafiyet-limitinin-takibi-icin-entegrasyon-programi-hazirlandi</a>, 20/11/2022.)</p>



<p>Yolcunun muafiyet kapsamında yurt dışından telefon getirme hakkının bulunup bulunmadığı e-Devlet sistemi üzerinden <a href="https://www.turkiye.gov.tr/btk-imei-kayit-hakki-sorgulama">https://www.turkiye.gov.tr/btk-imei-kayit-hakki-sorgulama</a> adresinden kontrol edilebilmektedir. Dolayısıyla yolcunun muafiyete ilişkin yasal düzenlemeleri ve kullanım hakkı bulunup bulunmadığını bilmemesi, suiistimal durumunda yolcuya yönelik adli/idari yaptırım tesisi için engel değildir.</p>



<p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından, 16/1/2014 tarihinde yayımlanan, Gümrük Kanunu Md.235/3 konulu ve 2014/2 sayılı Genelge çerçevesinde, gümrük kapılarında, yolcu beraberi muafiyet fazlası cep telefonu tespitinde yolcuya ilişkin uygulanacak adli/idari işlemlerde; yolcunun “Gümrüğe tabi eşyam yoktur” anlamına gelen yeşil hattan ya da gümrük beyanında bulunmak üzere kırmızı hattan geçmiş olması önem arz etmektedir.</p>



<p>Nitekim gümrük personeli tarafından yapılan kontrolde, yeşil hattan geçen yolcunun üzerinde ya da eşyası içerisinde beyanına aykırı olarak, muafiyet kapsamı dışında cep telefonu olduğu tespit edilirse ve eşyanın ticari miktar ve mahiyet arz ettiğinin değerlendirilmesi halinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 6’ncı maddesi gereğince, ilgili Kanunun 3’üncü maddesinde yer alan kaçakçılık suçları ve yaptırımları çerçevesinde adli işlem tahsis edilmektedir. Ticari miktar ve mahiyette olmadığına kanaat getirilen muafiyet limiti fazlası cep telefonları için ise, Gümrük Kanunu’nun 235/3 maddesinde yer alan “<em>Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır ve eşya</em> <em>sahibine teslim edilir. Gümrük vergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır.”</em> hüküm gereğince idari yaptırım uygulanmaktadır.</p>



<p>Dolayısıyla, 4458 sayılı Kanunun 235/3 maddesi ile Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün tüm Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerine dağıtımlı, 3/2/2017 tarihli ve 22386408 sayılı yazısı gereğince, yolcudan iki kat gümrük vergisi tahsil edilerek cep telefonları yolcuya tekrar teslim edilmektedir. Ayrıca bahsi geçen tasarruflu yazı gereğince söz konusu cep telefonlara ait IMEI’ler, ulusal ağa tanıtılmaması amacıyla BTK’ya iletilmektedir.</p>



<p>Yolcunun kırmızı hattan geçmesi durumunda ve eşyanın ticari nitelikte olduğu belirlenmesi halinde, beyanın doğru olması koşuluyla ithalat rejimi hükümleri çerçevesinde işlem yapılabilmektedir. Ticari miktar ya da mahiyet arz etmesi ancak beyan farklılığı tespitinde ise Gümrük Kanunu’nun 235/1 maddesi gereğince işlem başlatılmaktadır.  Kırmızı hattan geçen yolcuya ait, ticari miktar ve mahiyette olmayan, muafiyet limiti fazlası cep telefonları için ise, yolcunun talebine göre ithalat rejimi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmekte ya da söz konusu cep telefonları, Gümrük Kanunu’nun 48 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 3 aylık süreyle ambara alınmakta ve 3 ay içerisinde yolcunun ülkeden çıkış gerçekleştirilmesi durumunda yolcuya tekrar teslim edilmektedir. (Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2014/2 sayılı ve Gümrük Kanunu Md.235/3 konulu Genelgesi, 2014: madde 1, 2)</p>



<p><strong>YOLCU BERABERİ GETİRİLEN CEP TELEFONLARINA İLİŞKİN IMEI KAYIT SÜRECİ</strong></p>



<p>Yurt dışından yolcu beraberinde ve kişisel kullanım kapsamında ülkeye getirilen cep telefonlarının, ülkede kalıcı suretle kullanıma açılması amacıyla, yolcu tarafından söz konusu cep telefonlarına ait IMEI’lerinin kaydedilmesi gerekmektedir.&nbsp; Bu kayıt sürecinde yapılması gereken işlemler, Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik’in ‘<em>Yolcu beraberinde getirilen cihazlara ait IMEI numaralarının kayıt altına alınması</em>’ başlıklı 14’üncü maddesinde belirtilmektedir.</p>



<p>Mezkur Yönetmeliğin 14’üncü maddesi gereğince, yolcu beraberinde getirilen cihazların kayıt altına alınması başvuruları, yolcunun yurda giriş tarihinden itibaren üç yüz altmış beş gün içerisinde yapılabilmektedir.  Ancak bu süre, kurum kayıtlarında olmadığı halde haberleşme hizmeti sunulan cihazların yüz yirmi(120) günlük kullanım süresini değiştirmemektedir. Diğer bir ifadeyle son bir yıl içerisinde ülkeye giriş yapmış, yolcu sıfatını haiz kişiler tarafından, yurda giriş tarihinden itibaren 120 gün içerisinde kayıt işlemi yapılması öngörülmektedir. </p>



<p><a></a>Bu doğrultuda, ‘Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Tebliğ’de belirtilen bilgi ve belgeleri tamamlanarak e-Devlet sistemi üzerinden başvuru yapılmaktadır. e-Devlet üzerinden başvuru yapamayan Yabancı Misyon Kimlik Kartı hamili kişiler ise, gerekli bilgi ve belgelerle birlikte işletmeci abone kayıt merkezine başvurarak, cep telefonlarının adlarına kayıtlı belirli bir hat üzerinden kullanıma açılmasını sağlayabilmektedir. (Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Tebliğ, 12/07/2014 tarihli ve 29058 sayılı Resmî Gazete)</p>



<p>Söz konusu Yönetmelik çerçevesinde, cihaza ait IMEI numaralarının üç takvim yılı süreyle eşleştirilmiş beyaz listeye alındığı hüküm altına alınmış olup, bu doğrultuda, cep telefonun ülkede kayıt işlemi gerçekleştirilmesinden itibaren 3 yıl süreyle başka hat ile kullanımı veyahut satış işlemi öngörülmemiştir.</p>



<p><strong>&nbsp;SONUÇ</strong></p>



<p>Son dönemde, ülkemizde cep telefonuna ilişkin piyasa fiyatları, yurt dışından yolcu beraberi muafiyet dâhilinde cep telefonu getirilmesini avantajlı kılarken, diğer ülkelere nazaran büyüyen fiyat farklılığı, ticari kazanç amacı taşıyan kişiler tarafından muafiyet uygulamasının suiistimal edilmesine ve ülkeye kaçak yollarla cep telefonu getirme girişimlerde bulunulmasına yol açmaktadır. Bu durum, gümrük kapılarında görevli personel marifetiyle gerçekleştirilen denetimlerin artırılmasını ve yolcu muafiyet haklarına dair teknik takipte bulunulmasını gerekli kılmaktadır.</p>



<p>Gümrük kapılarında yapılan kontrollerde, yolcu beraberi muafiyet limiti fazlası cep telefonu tespitlerinde; yolcuya uygulanacak yaptırımın türünü, yolcu tarafından beyanda bulunup bulunulmadığı, eşyanın ticari miktar arz edip etmediği ve yolcunun muafiyet hakkına sahip olup olmadığı şeklindeki hususlar belirlemektedir.</p>



<p><a></a>Yolcu beraberinde kişisel eşya muafiyeti kapsamına giren cep telefonlarına ilişkin muafiyet süresi, miktarı ve ülkeye girişte uygulanması gereken diğer koşullar, meri mevzuat hükümleri kapsamında belirtilmiştir. Bu çerçevede, 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda yolcu olarak tanımlanan, Türk veya yabancı uyruklu kişiler tarafından ancak üç takvim yılında 1 adet olmak üzere gümrük vergilerinden muaf olarak ülkeye cep telefonu getirilmesi mümkündür.</p>



<p>Muafiyet limiti fazlası cep telefonlarının ülkeye girişinde beyan edilmemesi halinde uygulanacak gümrük işlem süreci farklılaşacaktır. Beyan edilen muafiyet limiti fazlası cep telefonlarına ilişkin uygulanacak yaptırım ise, cep telefonlarının ticari miktar ve mahiyet arz edip etmediğinin değerlendirilmesi üzerine belirlenecektir. Dolayısıyla, yolcu tarafından cep telefonu muafiyetine ilişkin gümrük uygulamalarının bilinmesi, kasıtlı eylemde bulunmayan iyi niyetli kişilerin yaptırıma tabi tutularak maddi kayıplar yaşamasını önleyecektir. </p>



<p><strong>KAYNAKÇA</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="1">
<li>Gümrük Kanunu. (1999). T.C. Resmi Gazete, 23866, 4 Kasım 1999.</li>



<li>Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 2007,&nbsp; T.C. Resmi Gazete, 26479, 21 Mart 2007.</li>



<li>2009/15481 sayılı 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar, 2009, T.C. Resmi Gazete, 27369,07 Ekim 2009.</li>



<li>29/5/2019 tarihli ve 1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, T.C. Resmi Gazete, 30775, 15 Mayıs 2019.</li>



<li>3324 sayılı ‘<em>Ticari İthalat Maksadı Dışında Yurt Dışından Getirilecek Televizyon, Radyo, Video ve Birleşik Cihazlar ile Görsel ve/veya İşitsel Yayınları Alabilen Diğer Cihazlardan 2021 Yılında Alınacak Maktu Ücretlerin, 23/12/2019 Tarihli ve 1841 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararında Yer Aldığı Şekilde Tespit Edilmesi Hakkında Karar</em>’, T.C. Resmi Gazete, 31343, 23 Aralık 2020.</li>



<li>Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik, T.C. Resmi Gazete, 31599, 15 Eylül 2021.</li>



<li>Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Tebliğ, T.C. Resmi Gazete, 29058, 12 Temmuz 2014.</li>



<li>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan, Gümrük Kanunu Md.235/3 konulu ve 2014/2 sayılı Genelge, 16 Ocak 2014.</li>



<li>9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2022/9 sayılı Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı- Gümrük İşlemleri konulu Genelge, 29 Nisan 2022.</li>



<li>10.&nbsp; Ticaret Bakanlığı, Gümrükler Genel Müdürlüğünün tüm Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerine dağıtımlı, 70577457 sayılı ve TRT Bandrol Ücreti- GK 235 konulu tasarruflu yazısı, 31 Aralık 2021. (<a href="https://www.gumrukkulliyati.com/index.php?id=docs/gumruk_mevzuati/dosyalar/tasarruflu_yazilar/31.12.2021_70577457_yolcu_beraberi_muafiyet_fazlasi_esyada_para_ceza_uygulanirken_trt_bandrol_ucretlerinin_de_dahil_edilmesi.htm#secili">https://www.gumrukkulliyati.com/index.php?id=docs/gumruk_mevzuati/dosyalar/tasarruflu_yazilar/31.12.2021_70577457_yolcu_beraberi_muafiyet_fazlasi_esyada_para_ceza_uygulanirken_trt_bandrol_ucretlerinin_de_dahil_edilmesi.htm#secili</a>, 24/11/2022)</li>



<li>&nbsp;Gümrükler Genel Müdürlüğünün tüm Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerine dağıtımlı, 22386408 sayılı ve Gümrük Kanununun Md.235/3 konulu tasarruflu yazısı, 3 Şubat 2017. (<a href="https://www.gumrukkulliyati.com/index.php?id=docs/gumruk_mevzuati/dosyalar/tasarruflu_yazilar/03.02.2017_22386408_yolcu_beraberi_birden_fazla_cep_telefonu_getirildiginde_ime_numarasi_uzerinden_baskasina_kayit_yaptirilmamasi_icin_bildirim.htm#secili">https://www.gumrukkulliyati.com/index.php?id=docs/gumruk_mevzuati/dosyalar/tasarruflu_yazilar/03.02.2017_22386408_yolcu_beraberi_birden_fazla_cep_telefonu_getirildiginde_ime_numarasi_uzerinden_baskasina_kayit_yaptirilmamasi_icin_bildirim.htm#secili</a>, 22/11/2022.)</li>



<li>Yolcu Beraberi Cep Telefonu Muafiyet Limitinin Takibi İçin Entegrasyon Programı Hazırlandı, <a href="https://www.gumruktv.com.tr/yolcu-beraberi-cep-telefonu-muafiyet-limitinin-takibi-icin-entegrasyon-programi-hazirlandi">https://www.gumruktv.com.tr/yolcu-beraberi-cep-telefonu-muafiyet-limitinin-takibi-icin-entegrasyon-programi-hazirlandi</a>, 20/11/2022.</li>



<li>DEMİRAL Baycan, Gümrük Kapılarında Yolcu Beraberi Eşya Uygulaması, <a href="https://ulk.ist/media/kitap/IV-UKODTLK/gumruk-kapilarinda-yolcu-beraberi-esya-uygulamasi.pdf">https://ulk.ist/media/kitap/IV-UKODTLK/gumruk-kapilarinda-yolcu-beraberi-esya-uygulamasi.pdf</a>, 20/11/2022.</li>



<li>HACIKÖYLÜ Canatay, İthalat Sırasında Ödenen Vergiler ve Diğer Mali Yükümlülükler: Türkiye ve Cep Telefonu İthalatı, Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Sayı:7, Sayfa: 29.)</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
