<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Avrupa Birliği &#8211; TİUD &#8211; Ticaret Uzmanları Derneği</title>
	<atom:link href="https://tiud.org.tr/tag/avrupa-birligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tiud.org.tr</link>
	<description>Ticaret Uzmanları Derneği</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 13:49:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://tiud.org.tr/wp-content/uploads/2021/12/cropped-tiud_logo_icon-32x32.png</url>
	<title>Avrupa Birliği &#8211; TİUD &#8211; Ticaret Uzmanları Derneği</title>
	<link>https://tiud.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de Bakanlıkların Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Birimleri: Yapısal ve Fonksiyonel Bir İnceleme</title>
		<link>https://tiud.org.tr/2026/09/23/turkiyede-bakanliklarin-avrupa-birligi-ve-dis-iliskiler-birimleri-yapisal-ve-fonksiyonel-bir-inceleme/</link>
					<comments>https://tiud.org.tr/2026/09/23/turkiyede-bakanliklarin-avrupa-birligi-ve-dis-iliskiler-birimleri-yapisal-ve-fonksiyonel-bir-inceleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Tunç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2026 13:03:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticarette Uzman Görüş 69]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Bakanlık Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[Dış İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[European Union]]></category>
		<category><![CDATA[Foreign Relations]]></category>
		<category><![CDATA[Institutional Coordination]]></category>
		<category><![CDATA[Kurumsal Koordinasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ministerial Organization]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret Müzakereleri]]></category>
		<category><![CDATA[Trade Negotiations]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tiud.org.tr/?p=8757</guid>

					<description><![CDATA[TÜRKİYE’DE BAKANLIKLARIN AVRUPA BİRLİĞİ VE DIŞ İLİŞKİLER BİRİMLERİ: YAPISAL VE FONKSİYONEL BİR İNCELEME Özet Türkiye’de Dışişleri Bakanlığı dışındaki 16 bakanlığın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8757" class="elementor elementor-8757">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7a577669 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7a577669" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-22293ada" data-id="22293ada" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-52d760f8 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="52d760f8" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><strong>TÜRKİYE’DE BAKANLIKLARIN AVRUPA BİRLİĞİ VE DIŞ İLİŞKİLER BİRİMLERİ: YAPISAL VE FONKSİYONEL BİR İNCELEME</strong></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>Özet</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Türkiye’de Dışişleri Bakanlığı dışındaki 16 bakanlığın tamamında Avrupa Birliği (AB) ve/veya dış ilişkiler alanını merkezî düzeyde izleyen bir yapı bulunmaktadır. Bununla birlikte bu birimlerin teşkilat düzeyi, kurumsal görev ve yetki kapsamı ve sektörel hizmet birimleriyle ilişkisi belirgin biçimde farklılaşmaktadır. Çalışmada, 20 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile güncel teşkilat ve görev belgeleri karşılaştırılarak ortak fonksiyonlar, doğrudan müzakere ve işlem sorumlulukları ile sektörel uluslararası kapasite birlikte incelenmiştir. Bulgular, teşkilat düzeyinin kurumsal rolü tek başına açıklamadığını göstermektedir. Merkezî birimin koordinasyonun ötesinde doğrudan müzakere, uluslararası işlem veya merkezî makam sorumluluğu üstlenmesi, birimleri ayırmada daha açıklayıcı bir ölçüt sunmaktadır. Ticaret Bakanlığı, merkezî müzakere kapasitesi ile diğer hizmet birimlerine dağılmış uluslararası uzmanlığın bir araya geldiği en belirgin örnektir. ABD, Güney Kore, Birleşik Krallık ve Brezilya’daki ticaret politikası yapılanmalarıyla karşılaştırma, müzakere sorumluluğu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve sektörel uzmanlığın farklı kurumsal araçlarla birlikte korunabildiğine işaret etmektedir. Çalışma, Ticaret Bakanlığında görev ve yetkileri yeniden dağıtmadan büyük dosyalar için birimler arası sorumlulukların açıklığa kavuşturulmasını ve seçilmiş yatay müzakerelerde üst düzey dosya sorumluluğunun belirginleştirilmesini önermektedir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><em>Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Dış İlişkiler, Ticaret Müzakereleri, Bakanlık Teşkilatı, Kurumsal Koordinasyon</em></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><strong>EUROPEAN UNION AND FOREIGN RELATIONS UNITS IN THE MINISTRIES OF TÜRKİYE: A STRUCTURAL AND FUNCTIONAL REVIEW</strong></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>Abstract</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>All sixteen Turkish ministries other than the Ministry of Foreign Affairs have a central structure dealing with European Union (EU) and/or foreign relations. Their organizational rank, breadth of institutional mandates and relationship with sectoral service units, however, vary substantially. Based on legislation and current official organizational and mandate documents in force as of 20 August 2026, the study examines common functions, direct negotiation and transaction responsibilities, and sector-specific international capacity together. The findings show that organizational rank alone does not explain institutional role. A more meaningful distinction is whether the central unit moves beyond coordination to assume direct negotiation, international transaction or central authority functions. In this respect, the Ministry of Trade is the clearest case in which central negotiating capacity coexists with international expertise distributed across several policy units. A focused comparison with trade-policy structures in the United States, South Korea, the United Kingdom and Brazil demonstrates that negotiation responsibility, inter-agency coordination and sector expertise can be combined through different institutional arrangements. For the Ministry of Trade, the study recommends clarifying inter-unit responsibilities for major files without reallocating statutory powers and establishing clear senior responsibility for selected cross-cutting trade negotiations.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><em>Keywords: European Union, Foreign Relations, Trade Negotiations, Ministerial Organization, Institutional Coordination</em></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>1. GİRİŞ</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Uluslararası düzenlemelerin ve çok taraflı politika alanlarının genişlemesi, dış ilişkiler faaliyetini yalnız Dışişleri Bakanlığının yürüttüğü bir iş olmaktan çıkarmıştır. Sağlık, enerji, çalışma, tarım, ulaştırma, savunma ve özellikle ticaret alanlarında bakanlıklar, yabancı devletler, uluslararası kuruluşlar ve AB kurumlarıyla sürekli ve teknik nitelikte ilişkiler yürüten yapılara dönüşmüştür. Türkiye’de AB sürecinin kurumsal kapasite üzerindeki etkisini inceleyen ulusal literatür de merkezî AB koordinasyonunun yanında bakanlıkların kendi uzmanlaşmış yapılarının önemine işaret etmektedir<a id="_ftnref1" href="#_ftn1"><sup>[1]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Bu çeşitlilik, yalnız birimin adına veya genel müdürlük/daire başkanlığı düzeyine bakılarak yapılacak bir karşılaştırmanın sınırlı kalmasına yol açmaktadır. Aynı hiyerarşik düzeydeki iki birimden biri ağırlıklı olarak kurum içi ve kurumlar arası koordinasyon yürütürken diğeri doğrudan uluslararası müzakere, anlaşma, finansman veya merkezî makam işlemlerinin sahibi olabilmektedir. Sektörel hizmet birimleri de bazı dosyalarda kendi uluslararası temas ve müzakere kapasitesini koruyabilmektedir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Çalışmanın temel sorusu, bütün bakanlıklarda aynı teşkilat şemasının kurulup kurulamayacağı değildir. Asıl mesele, ortak dış ilişkiler koordinasyonu, doğrudan müzakere ve işlem sorumluluğu ile sektörel teknik uzmanlığın hangi birimlerde toplandığı ve bunlar arasındaki görev ilişkisinin nasıl kurulduğudur. Kapsamlı ticaret anlaşmalarında aynı dosyanın mal, hizmet, yatırım, dijital ticaret, gümrük, ürün güvenliği ve sürdürülebilirlik boyutlarıyla birden fazla hizmet birimini aynı masaya getirmesi, bu sorunun Ticaret Bakanlığındaki en görünür biçimidir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>2. KAPSAM VE YÖNTEM</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Çalışma, Dışişleri Bakanlığı dışındaki 16 bakanlığın merkez teşkilatında AB ve/veya dış ilişkiler alanını esas olarak izleyen birimleri kapsar. Dış ilişkiler, Dışişleri Bakanlığının asli görev alanını oluşturduğundan Bakanlık karşılaştırma evrenine dâhil edilmemiştir. Bununla birlikte, genel dış politika ve milletlerarası andlaşma koordinasyonundaki rolü ise hukuki çerçevede dikkate alınmıştır<a id="_ftnref2" href="#_ftn2"><sup>[2]</sup></a>. Birden fazla birimin uluslararası görev taşıdığı bakanlıklarda, teşkilat düzenlemesinde AB ve/veya dış ilişkiler alanında yatay koordinasyon görevi verilen birim merkezî karşılaştırma birimi olarak alınmıştır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Araştırmanın birincil kaynaklarını, başta 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi olmak üzere yürürlükteki mevzuat, Resmî Gazete nüshaları, bakanlıkların görev ve teşkilat sayfaları, yönergeleri ve güncel faaliyet belgeleri oluşturmaktadır. Doğrudan ilgili Türkçe akademik çalışmalardan tamamlayıcı biçimde yararlanılmıştır. Uluslararası karşılaştırma ise ticaret politikasının örgütlenmesine ilişkin resmî G20 ülke kaynaklarıyla sınırlandırılmıştır. Bu nedenle karşılaştırma kurumsal tasarım ve rol dağılımına odaklanır; performans değerlendirmesi içermemektedir. Terminoloji bakımından, mevzuatın resmî ad ve hükümlerine atıf yapılan yerlerde “milletlerarası andlaşma”, genel kurumsal anlatımda ise “uluslararası anlaşma” ifadesi kullanılmıştır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Analizde üç düzey birbirinden ayrılmıştır: merkezî dış ilişkiler/AB koordinasyonu, merkezî birimin doğrudan müzakere, uluslararası işlem veya merkezî makam sorumluluğu ve sektörel hizmet birimlerinin kendi görev alanlarındaki uluslararası kapasitesi. Kamuya açık kaynakların göstermediği fiilî koordinasyon ilişkileri hakkında varsayımda bulunulmamıştır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>3. GENEL KOORDİNASYON VE HUKUKİ ÇERÇEVE</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun, yabancı devletler ve milletlerarası kuruluşlarla temas ve müzakerelerin Dışişleri Bakanlığı eliyle ve ilgili bakanlıklarla iş birliği içinde yürütülmesine ilişkin genel çerçeveyi kurmaktadır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi de dış politikanın hazırlanması ve koordinasyonu bakımından Dışişleri Bakanlığına yatay bir görev vermektedir. Bakanlıkların uluslararası faaliyetleri bu genel koordinasyon çerçevesinden bağımsız düşünülemez<a id="_ftnref3" href="#_ftn3"><sup>[3]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Avrupa Birliği Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığına bağlı bir idare olarak üyelik hazırlıklarının yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile AB müktesebatına uyum çalışmalarında uzmanlaşmış ulusal koordinasyon merkezidir<a id="_ftnref4" href="#_ftn4"><sup>[4]</sup></a>. Buna karşılık milletlerarası andlaşmalarda sektörel bakanlığın teknik içerik sahibi olması, sürecin bütünüyle o bakanlığa ait olduğu anlamına gelmemektedir. İmza, onay, yayımlama ve dış politika koordinasyonu daha geniş bir hukuki katmana tabidir. Bu hukuki katmanın başlıca unsurları, 9 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 244 sayılı Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Cumhurbaşkanına Yetki Verilmesi Hakkında Kanunun yürürlükte kalan hükümleri ile Anayasanın 90 ve 104 üncü maddeleridir<a id="_ftnref5" href="#_ftn5"><sup>[5]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Makalede önerilen kurum içi görev paylaşımı, Dışişleri Bakanlığının genel koordinasyonunu veya Avrupa Birliği Başkanlığının uzmanlaşmış ulusal rolünü ikame etmeyi amaçlamamaktadır. İncelenen mesele, aynı bakanlığın merkez teşkilatı içinde ortak pozisyonun, teknik içeriğin, müzakere dosyasının ve uygulama takibinin hangi birimlerce üstlenildiğinin açıklığa kavuşturulmasıdır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>4. MEVCUT YAPI VE ANALİTİK AYRIŞMA</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>20 Ağustos 2026 itibarıyla incelenen 16 bakanlığın tamamında AB ve/veya dış ilişkiler alanını merkezî düzeyde izleyen bir yapı bulunmaktadır. Bunların 13’ü genel müdürlük, üçü daire başkanlığı düzeyinde teşkilatlanır. Bununla birlikte bu sayısal dağılım, kurumsal görev ve yetki kapsamı veya kurumsal ağırlık hakkında tek başına sonuç vermemektedir<a id="_ftnref6" href="#_ftn6"><sup>[6]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:table --></p>
<table class="has-fixed-layout">
<thead>
<tr>
<td><strong>Bakanlık</strong></td>
<td><strong>Merkezî birim</strong></td>
<td><strong>Bakanlık</strong></td>
<td><strong>Merkezî birim</strong></td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Adalet</td>
<td>Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği GM</td>
<td>Aile ve Sosyal Hizmetler</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler DB</td>
</tr>
<tr>
<td>Çalışma ve Sosyal Güvenlik</td>
<td>Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği GM</td>
<td>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler GM</td>
</tr>
<tr>
<td>Enerji ve Tabii Kaynaklar</td>
<td>Dış İlişkiler GM</td>
<td>Gençlik ve Spor</td>
<td>Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler GM</td>
</tr>
<tr>
<td>Hazine ve Maliye</td>
<td>Dış Ekonomik İlişkiler GM</td>
<td>İçişleri</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler DB</td>
</tr>
<tr>
<td>Kültür ve Turizm</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler DB</td>
<td>Millî Eğitim</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler GM</td>
</tr>
<tr>
<td>Millî Savunma</td>
<td>Savunma ve Güvenlik GM</td>
<td>Sağlık</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler GM</td>
</tr>
<tr>
<td>Sanayi ve Teknoloji</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler GM</td>
<td>Tarım ve Orman</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler GM</td>
</tr>
<tr>
<td>Ticaret</td>
<td>Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği GM</td>
<td>Ulaştırma ve Altyapı</td>
<td>Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler GM</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!-- /wp:table --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><em>Tablo 1. Dışişleri Bakanlığı dışındaki bakanlıkların merkezî AB/dış ilişkiler birimleri (20 Ağustos 2026). GM: Genel Müdürlük; DB: Daire Başkanlığı. Resmî birim adları aynen kullanılmıştır.</em></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Tablo 1 karşılaştırma evreninin envanterini vermektedir. Sonraki analizde bütün bakanlıklar aynı ayrıntı düzeyinde betimlenmemiş; koordinasyonun ötesinde doğrudan müzakere veya işlem, merkezî makam ya da hibrit görev yapısını en açık biçimde gösteren vakalar seçilmiştir. Bu nedenle örnek sayısının sınırlı olması, taramanın yalnız bu bakanlıklarla yapıldığı anlamına gelmemektedir. Karşılaştırmada ayırt edici ölçüt, merkezî birimin yalnız koordinasyonla mı sınırlı kaldığı, yoksa belirli dosyalarda doğrudan müzakere, uluslararası işlem ya da merkezî makam sorumluluğu da mı üstlendiğidir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü (DEİGM) bu ayrımın en belirgin örneklerinden biridir. Genel Müdürlük, Bakanlığın dış ilişkileri ve AB koordinasyonunun yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti adına ve devletin bütünü bakımından sonuç doğuran görevler de üstlenmektedir. Dış kamu borçlanmalarının hazırlık, akit, kefalet ve garanti işlemleri ile bunlara ilişkin müzakere ve muhaberatın yürütülmesi; yabancı devletler, uluslararası ekonomik ve mali kuruluşlar, banka ve fonlar nezdinde Türkiye Cumhuriyetinin temsil edilmesi; borç, hibe ve mali anlaşmalara ilişkin temas, müzakere ve işlemlerin gerçekleştirilmesi bu kapsamdadır. DEİGM böylece bakanlık içi dış ilişkiler koordinasyonu ile devlet adına yürütülen mali ve diplomatik nitelikteki icrai yetkileri aynı yapıda birleştirmekte, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü (UAABGM) için de güçlü bir yerli karşılaştırma oluşturmaktadır<a id="_ftnref7" href="#_ftn7"><sup>[7]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Adalet ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıkları bu ayrımın iki farklı görünümünü sunmaktadır. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, milletlerarası adli yardımlaşma ve merkezî makam işlevleriyle yalnız dış temasları koordine eden bir birim olmanın ötesine geçmektedir<a id="_ftnref8" href="#_ftn8"><sup>[8]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında 20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 198 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğünün adı Nükleer Enerji Genel Müdürlüğü olarak değiştirilmiştir. Aynı düzenlemeyle uluslararası projeler ile uluslararası transit petrol ve doğal gaz geçiş projelerine ilişkin görevler Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne aktarılmıştır. Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü böylece genel koordinasyonun yanında uluslararası proje işlemleri, ikili ve çok taraflı anlaşma taslakları, bunların müzakere ve uygulama koordinasyonu ile transit projelerin uygulanmasında da doğrudan görev üstlenmektedir<a id="_ftnref9" href="#_ftn9"><sup>[9]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Millî Savunma Bakanlığı ise karşılaştırmanın istisnai ve hibrit örneğini oluşturmaktadır. Savunma ve Güvenlik Genel Müdürlüğünün güncel teşkilatında Askerî Ataşeler, Uluslararası İlişkiler, Askerî ve Savunma Sanayii İşbirliği Koordinasyon ile NATO ve Uluslararası Güvenlik daireleri doğrudan dış ve uluslararası boyutu taşır. Aynı genel müdürlük bünyesinde güvenlik politikaları, harekât ve istihbarat koordinasyonu, KBRN savunması ve hava sahası yönetimi gibi savunma-güvenlik işlevleri de yer almaktadır. Genel Müdürlük bu nedenle sayısal sınıflandırmada merkezî dış ilişkiler yapıları arasında gösterilse de diğer bakanlıkların klasik AB/dış ilişkiler genel müdürlükleriyle kurumsal açıdan eşdeğer değildir. Bu örnek, teşkilat kademesine dayalı sayımın neden tek başına yeterli olmadığını doğrudan ortaya koymaktadır<a id="_ftnref10" href="#_ftn10"><sup>[10]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>5. ORTAK FONKSİYONLAR, DOĞRUDAN MÜZAKERE VE SEKTÖREL KAPASİTE</strong></p>
<p><strong><!-- /wp:heading --><!-- wp:heading --></strong></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>5.1. Ortak Fonksiyonel Çekirdek</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Görev hükümlerinin karşılaştırılması beş alanın tekrarlandığını ortaya koymaktadır: AB ve uyum; ikili ve bölgesel ilişkiler; çok taraflı ilişkiler ve uluslararası kuruluşlar; milletlerarası andlaşmalar ve hukuki koordinasyon; programlar, projeler ve teknik iş birliği. Politika geliştirme, koordinasyon, izleme ve değerlendirme bu alanları birbirine bağlayan yatay işlevlerdir. Söz konusu ortak çekirdek, bütün birimlerin aynı ölçüde politika veya müzakere sorumluluğu taşıdığı anlamına gelmemektedir. Asıl farklılaşma Tablo 2’de özetlenen rol düzeyinde ortaya çıkmaktadır<a id="_ftnref11" href="#_ftn11"><sup>[11]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>5.2. Koordinasyondan Doğrudan Müzakere ve İşleme</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Karşılaştırmadaki asıl ayrışma, merkezî birimin ortak pozisyonu koordine etmesiyle belirli bir dosyanın doğrudan müzakere veya işlem sorumluluğunu üstlenmesi arasındadır. Bu çalışmada doğrudan sorumluluk; birimin yalnız görüş verme ve eşgüdümle yetinmeyip görev hükmü uyarınca anlaşma veya finansman müzakeresini yürütmesi, akit, imza ya da uygulama işlemi yapması, merkezî makam görevi üstlenmesi veya somut uluslararası dosyayı doğrudan yürütmesi hâlinde kabul edilmiştir. Fiilî dosya sahipliği açık kaynaklardan izlenemediğinde sınıflandırma mevzuat ve resmî görev hükümleriyle sınırlandırılmıştır. DEİGM ve UAABGM doğrudan müzakere/işlem rolüne açık biçimde girerken, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün merkezî makam ve adli iş birliği fonksiyonları müzakere dışındaki operasyonel uzmanlaşmanın ayrı bir biçimidir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:table --></p>
<table class="has-fixed-layout">
<thead>
<tr>
<td><strong>Rol türü</strong></td>
<td><strong>Ayırt edici işlem</strong></td>
<td><strong>Örnek görünüm</strong></td>
<td><strong>Örgütsel anlam</strong></td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>Koordinasyon ve izleme</td>
<td>Bakanlık görüşü, temas, temsil, bilgi akışı ve uluslararası dosyanın takibi</td>
<td>Birçok merkezî AB/dış ilişkiler biriminde ortak çekirdek</td>
<td>Tek başına teşkilat düzeyini açıklamaz.</td>
</tr>
<tr>
<td>Doğrudan müzakere / uluslararası işlem</td>
<td>Anlaşma veya finansman müzakeresi, akit/uygulama ve uyuşmazlık takibi</td>
<td>Hazine ve Maliye (DEİGM), Ticaret (UAABGM), Enerji ve Tabii Kaynaklar (Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü)</td>
<td>Merkezî birime koordinasyonun ötesinde dosya sorumluluğu kazandırır.</td>
</tr>
<tr>
<td>Merkezî makam / operasyonel uzmanlık</td>
<td>Adli iş birliği, merkezî makam işlemleri ve somut uluslararası dosya yürütümü</td>
<td>Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği GM</td>
<td>Müzakere dışındaki icrai uluslararası kapasiteyi gösterir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Sektörel uluslararası kapasite</td>
<td>Teknik proje, standart, organizasyon veya sektörel yükümlülüğün yürütülmesi</td>
<td>Enerji, kültür, tarım, spor ve diğer hizmet birimleri</td>
<td>Merkezî dış ilişkiler yapısıyla açık rol ve koordinasyon sınırı gerektirir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!-- /wp:table --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><em>Tablo 2. Bakanlıkların uluslararası görevlerinde rol farklılaşmasının analitik özeti. Not: Kategoriler kümülatiftir; bir birim aynı anda birden fazla rol taşıyabilir.</em></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>5.3. Sektörel Hizmet Birimlerinde Uluslararası Kapasite</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Merkezî dış ilişkiler biriminin görev ve yetkilerinin kapsamlı olması, uluslararası faaliyetin bütünüyle bu yapıda toplandığı anlamına gelmemektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında 2026’daki görev aktarımından sonra uluslararası proje sahipliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünde yoğunlaşmış olsa da Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, enerji istatistikleri ve modellemesi alanında uluslararası proje ve çalışma gruplarına katılmakta ve IEA, OECD ve EUROSTAT’a gönderilen enerji istatistiklerinin hazırlanması, koordinasyonu ve izlenmesinde görev almaktadır<a id="_ftnref12" href="#_ftn12"><sup>[12]</sup></a>. Kültür ve Turizm Bakanlığında Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı ikili ilişkiler, iş birliği anlaşmaları, uluslararası kuruluşlar ve AB koordinasyonunu yürütür. Sektörel düzeyde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü UNESCO Dünya Mirası ile yurt dışındaki kültür varlıkları ve iadeleri alanında görev taşır. Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesini izlerken Tanıtma Genel Müdürlüğü yurt dışı tanıtım ve yabancı seyahat ticareti bakımından doğrudan uluslararası görevler üstlenmektedir. Merkezî dış ilişkiler biriminin daire başkanlığı, uluslararası sözleşme ve yükümlülük taşıyan sektörel birimlerin ise genel müdürlük düzeyinde bulunması, teşkilat kademesi ile uluslararası sorumluluk arasında zorunlu bir koşutluk olmadığını ortaya koymaktadır<a id="_ftnref13" href="#_ftn13"><sup>[13]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı ayrı bir uzmanlık merkezidir. Daire; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvuruların takibi, savunmalar, dostane çözüm ve tek taraflı deklarasyon işlemleri, kararların icrası ve tazminat süreçlerinde görev almaktadır. Güncel resmî sayfada beş başkan yardımcısı ve dokuz daire başkanının yer alması, daire başkanlığı statüsünün tek başına birimin örgütsel hacmini açıklamadığını da gösteren bir olgudur. AİHM dosyaları tek bir kurumun görev alanıyla sınırlı değildir: Başkanlık süreçleri Dışişleri Bakanlığıyla iş birliği içinde yürütürken, Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü Devlet adına savunmaların hazırlanmasına katılma, dostane çözüm önerilerini değerlendirme ve gerektiğinde oturumlara temsilci gönderme görevlerini üstlenmektedir.<a id="_ftnref14" href="#_ftn14"><sup>[14]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, bu çok merkezli yapının açık bir koordinasyon ilişkisiyle nasıl bağlanabileceğini sunan güçlü bir yerli örnektir. Güncel görev yönergesinde bazı sektörel birimlerin yabancı ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla yürüttüğü faaliyetlerin Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ile koordineli biçimde sürdürülmesi açıkça öngörülmektedir. Sorun sektörel uluslararası kapasitenin varlığı değil, merkezî birim ile sektörel görev sahibinin aynı dosyada üstlendiği rollerin görünür ve öngörülebilir olmasıdır. Temas noktaları, dosya bazlı sorumluluk düzenleri ve süreli çalışma grupları gibi araçlar bu ilişkiyi yeni bir teşkilat kademesi oluşturmadan güçlendirebilmektedir.<a id="_ftnref15" href="#_ftn15"><sup>[15]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>6. G20 EKONOMİ VE TİCARET İDARELERİNDEN ÖRGÜTSEL KARŞILAŞTIRMA</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Uluslararası karşılaştırmanın analitik değeri, genel bir “koordinasyon gereklidir” tespitini tekrar etmekten çok, ticaret politikasında müzakere sorumluluğu ile kurumlar arası eşgüdümün farklı idari araçlarla nasıl kurulduğunu göstermesidir. Karşılaştırma bu nedenle genel dış ilişkiler yapıları yerine G20 içindeki dört ticaret ve ekonomi idaresiyle sınırlandırılmıştır. Örnekler farklı örgütsel çözümleri temsil edecek biçimde seçilmiştir: ABD bakanlık dışı müzakere merkezini, Güney Kore bakanlık içi siyasi sorumlulukla sürekli müzakere ofisinin birlikteliğini, Birleşik Krallık yatay siyasi portföyü, Brezilya ise profesyonel müzakere kapasitesi ile bakanlıklar arası müzakere mandasının ayrıştığı yapıyı gösterir. Bu dört örnek, Ticaret Bakanlığı vakasının değerlendirilmesine karşılaştırmalı bir zemin sağlamaktadır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>ABD modeli Türkiye’ye doğrudan aktarılabilecek bir örnek değildir. ABD Ticaret Temsilciliği (Office of the United States Trade Representative &#8211; USTR), Ticaret Bakanlığı benzeri bir bakanlık bünyesinde değil, Başkanın Yürütme Ofisi içinde yer almakta ve ticaret politikasını kurumlar arası mekanizmalar aracılığıyla koordine etmektedir. Buna karşılık ABD Ticaret Bakanlığı (Department of Commerce) bünyesindeki Uluslararası Ticaret İdaresi (International Trade Administration &#8211; ITA), ihracat ve yatırımın geliştirilmesi, pazar ve sanayi analizi ile ticaret anlaşmalarının uygulanması ve uyumunun izlenmesi gibi farklı işlevler yürütmektedir<a id="_ftnref16" href="#_ftn16"><sup>[16]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Güney Kore, Türkiye açısından daha yakın bir örgütsel karşılaştırma sunmaktadır. Ticaret, Sanayi ve Kaynaklar Bakanlığı (Ministry of Trade, Industry and Resources &#8211; MOTIR) bünyesinde Ticaretten Sorumlu Bakanın (Minister for Trade) altında Ticaret Politikası ve Uluslararası Ticaret İlişkileri büroları ile Ticaret Müzakereleri Ofisi (Office of Trade Negotiations) yer alır. 2026 Kore-Singapur STA güncelleme süreci Ticaretten Sorumlu Bakanın katıldığı üst düzey temaslarla başlatılmış, sonraki turda Kore heyetine Ticaret Anlaşması Politikası Genel Müdürü başmüzakereci olarak başkanlık etmiştir. Bu yapı, üst düzey siyasi sorumluluk ile sürekli profesyonel müzakere kapasitesinin aynı bakanlıkta birlikte işletilebildiğini göstermektedir<a id="_ftnref17" href="#_ftn17"><sup>[17]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Birleşik Krallıkta İş ve Ticaret Bakanlığı (Department for Business and Trade &#8211; DBT) içinde Ticaret Politikası ve Ekonomik Güvenlikten sorumlu Devlet Bakanının portföyü, STA müzakerelerinden tarifelere ve ekonomik güvenliğe uzanan kesişen ticaret dosyalarını tek bir siyasi sorumluluk altında toplamaktadır<a id="_ftnref18" href="#_ftn18"><sup>[18]</sup></a>. Brezilya’da ise Dış Ticaret Sekreterliğinin (Secretaria de Comércio Exterior &#8211; SECEX) müzakere kapasitesi, Dış Ticaret Odasının (Câmara de Comércio Exterior &#8211; CAMEX) stratejik organı eliyle ticaret politikasını belirleyen ve müzakere mandası veren bakanlıklar arası yapıyla tamamlanmaktadır<a id="_ftnref19" href="#_ftn19"><sup>[19]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:table --></p>
<table class="has-fixed-layout">
<thead>
<tr>
<td><strong>Ülke</strong></td>
<td><strong>Başlıca yapı</strong></td>
<td><strong>Müzakere/koordinasyon modeli</strong></td>
<td><strong>Türkiye açısından analitik değer</strong></td>
</tr>
</thead>
<tbody>
<tr>
<td>ABD</td>
<td>USTR + Ticaret Bakanlığı/ITA</td>
<td>USTR: müzakere ve kurumlar arası politika; ITA: ihracat, pazar erişimi, analiz ve uygulama.</td>
<td>Müzakere sorumluluğu ile uygulama kapasitesi ayrılabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Güney Kore</td>
<td>Ticaretten Sorumlu Bakan + Ticaret Müzakereleri Ofisi</td>
<td>Bakanlık içinde siyasi sorumluluk ve sürekli müzakere ofisi; bazı turlarda GM düzeyinde başmüzakereci.</td>
<td>Siyasi sorumluluk ile profesyonel müzakere kapasitesi birlikte kurulabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Birleşik Krallık</td>
<td>İş ve Ticaret Bakanlığı (DBT)</td>
<td>Siyasi portföy: STA müzakereleri, tarifeler, ekonomik güvenlik ve diğer yatay ticaret dosyaları.</td>
<td>Yatay ticaret dosyaları üst düzey siyasi portföyde toplanabilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Brezilya</td>
<td>SECEX + CAMEX</td>
<td>SECEX: müzakere; CAMEX: strateji, müzakere mandası ve bakanlıklar arası karar.</td>
<td>Müzakere ekibi ile hükümet düzeyindeki stratejik karar sorumluluğu ayrılabilir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!-- /wp:table --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><em>Tablo 3. Seçilmiş G20 ticaret politikası yapılarında müzakere sorumluluğu ve eşgüdüm.</em></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>7. TİCARET BAKANLIĞI VAKASI</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:heading --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>7.1. İki Kurumsal Miras ve 2018–2021 Yeniden Dağılımı</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Ticaret Bakanlığının bugünkü dış ilişkiler yapısı, 2011’de kurulan iki bakanlığın farklı kurumsal miraslarının birleşmesinden doğmuştur. Ekonomi Bakanlığında Anlaşmalar Genel Müdürlüğü ile Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü ayrı hizmet birimleri olarak kurulurken, Gümrük ve Ticaret Bakanlığında Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü daha yatay ve birleşik bir model içinde düzenlenmiştir<a id="_ftnref20" href="#_ftn20"><sup>[20]</sup></a>. 2018’deki birleşmenin ilk düzenlemesinde bu iki ayrı yapı korunmuş, 27 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 2019’da görev alanları UAABGM bünyesinde bütünleştirilmiştir<a id="_ftnref21" href="#_ftn21"><sup>[21]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>2021’de 79 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Dış Temsilcilikler ve Uluslararası Etkinlikler Genel Müdürlüğü kaldırılmıştır. Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü (UHTGM) kurulmuş; Ticaret Araştırmaları Genel Müdürlüğü de Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü (TARDGM) olarak yeniden yapılandırılmıştır. Mal ihracatına yönelik tanıtım ve heyet faaliyetleri, hizmet ticareti faaliyetleri ve yurt dışı teşkilatıyla bilgi paylaşımı gibi görevler işlevlerine göre farklı birimlere dağıtılmıştır. Bu yeniden dağılım, Ticaret Bakanlığındaki uluslararası kapasitenin tek bir genel müdürlüğe indirgenemeyeceğini göstermektedir. Buna karşılık müzakere dosyasının bütünlüğünü koruyacak açık bir merkeze duyulan ihtiyaç sürmektedir<a id="_ftnref22" href="#_ftn22"><sup>[22]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>7.2. Bugünkü Çok Merkezli Kapasite ve Ticaretin Kolaylaştırılması</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>UAABGM’nin güncel görevleri uluslararası ticari ve ekonomik anlaşmaların hazırlanması, müzakere edilmesi, uygulanması ve izlenmesi; ikili ve çok taraflı ekonomik ilişkiler; DTÖ, AB ve Gümrük Birliği çalışmaları ile ticari uyuşmazlıkların takibini kapsamaktadır<a id="_ftnref23" href="#_ftn23"><sup>[23]</sup></a>. Ancak Bakanlığın uluslararası kapasitesi UAABGM ile sınırlı değildir. İhracat, İthalat, Ürün Güvenliği ve Denetimi, İç Ticaret, Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik ile UHTGM gibi hizmet birimlerinde de doğrudan uluslararası görevler veya bu alana özgü alt yapılanmalar bulunmaktadır<a id="_ftnref24" href="#_ftn24"><sup>[24]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>UAABGM’nin koordinasyon işlevinin somutlaştığı yapılardan biri Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesidir. DTÖ Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının ulusal komite yükümlülüğü kapsamında 2016/27 sayılı Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulu Genelgesiyle Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulu kurulmuştur. Yapı, 2019/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle Ticaret Bakanlığının ilgili Bakan Yardımcısı başkanlığındaki Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi olarak yeniden düzenlenmiştir. Güncel Komite sekretaryası UAABGM Bölgesel Anlaşmalar ve Anlaşmazlıkların Halli Dairesi tarafından yürütülmektedir. Altyapı ve Lojistik, Gümrük ve Dış Ticaret ile Şeffaflık çalışma grupları 2024-2028 dönemindeki eylem planını izlemektedir. UAABGM böylece yalnız uluslararası kural veya anlaşma metninin müzakeresinde değil, bu yükümlülükleri ulusal uygulama ve kurumlar arası eşgüdüme dönüştürme sürecinde de kurumsallaşmış bir rol üstlenmektedir<a id="_ftnref25" href="#_ftn25"><sup>[25]</sup></a>. Komitenin bu işlevi gümrük ve lojistik politikaları bakımından da doğrudan önem taşımaktadır. Türkiye–Birleşik Krallık STA modernizasyon müzakerelerinde “Ticaretin Kolaylaştırılması ve Gümrük İşlemleri” ayrı bir müzakere başlığı olarak ele alınmaktadır. Gümrük işlemleri, lojistik, dijital süreçler ve kurumlar arası koordinasyon böylece UAABGM’nin ticaret müzakeresi kapasitesiyle aynı dosyada kesişmektedir<a id="_ftnref26" href="#_ftn26"><sup>[26]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>7.3. UAABGM–TARDGM–UHTGM Arasında Görev Ayrımı ve Dosya Bazlı Eşgüdüm</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Bu bölümde önerilen yaklaşım, UAABGM, TARDGM ve UHTGM arasında mevzuatla belirlenmiş görev ve yetkileri yeniden dağıtmak değildir. Mevcut görev hükümleri birlikte okunduğunda roller birbirini tamamlayan eksenlerde ayrışmaktadır: UAABGM ortak müzakere pozisyonunun oluşturulması, anlaşma metni ve hukuki çerçeve, müzakere sürecinin yürütülmesi ile anlaşmaların bütüncül uygulama ve izleme takibinde merkezî rol üstlenmekte; TARDGM araştırma, veri, etki ve risk analizi ile yurt dışı teşkilatından gelen genel bilgi akışını sağlarken; UHTGM hizmet ticaretindeki sektörel politika, destek ve uygulama kapasitesini taşımaktadır. Diğer sektörel genel müdürlükler de kendi görev alanlarına giren müzakere başlıklarının teknik içeriğinden sorumlu olmaya devam etmektedir<a id="_ftnref27" href="#_ftn27"><sup>[27]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Büyük ve çok birimli dosyalarda ihtiyaç, bu rollerin dosya özelinde baştan görünür kılınmasıdır. Her önemli müzakere için müzakere koordinasyonunu yürütecek birim, teknik başlıkların içerik sahibi birimleri, analiz sağlayıcı birim, yurt dışından bilgi sağlayacak ağ ve uygulama takibinden sorumlu yapı önceden belirlenebilmektedir. Bu düzen bir görev ve sorumluluk tablosu, görev bölümü onayı veya benzeri kurum içi çalışma usulüyle kurulabilir. Ancak uygulamada sürekli tekrarlanan ve mevcut görev hükümleriyle giderilemeyen bir boşluk ortaya çıkarsa, mevzuat değişikliği ihtiyacı ayrıca değerlendirilebilmektedir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Ticaret müşavirlikleri ve ataşelikleri de bu iş bölümünün ortak bilgi ve temas ayağıdır. Yurt dışı teşkilatının genel bilgi akışının TARDGM tarafından izlenmesi korunabilir; belirli bir müzakere dosyasına yönelik hedefli bilgi ve geri bildirim talepleri UAABGM tarafından yönlendirilebilir; ilgili sektörel birimler de kendi teknik başlıkları için doğrudan katkı sunabilir. Böylece yurt dışı ağından üretilen bilgi belirli bir genel müdürlüğe ait olmaktan çıkar ve aynı dosyada görev alan birimlerin ortak karar ve müzakere zemininin parçası hâline gelebileceği düşünülmektedir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>7.4. Büyük Müzakerelerde Üst Düzey Dosya Sorumluluğu</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Kapsamlı ticaret anlaşmaları mal ticareti, hizmetler, yatırım, dijital ticaret, gümrük ve ticaretin kolaylaştırılması, ürün güvenliği ve sürdürülebilirlik gibi farklı başlıkları aynı müzakere altında birleştirir. 7.3’teki dosya bazlı görev bölümü teknik ve işlevsel sorumlulukları görünür kılmaktadır; ancak birden fazla genel müdürlüğün önceliklerinin uzlaştırılması veya Bakanlık adına ortak bir stratejik tercih yapılması gerektiğinde karar ihtiyacının tek bir genel müdürlüğün yetki alanını aşabilme riski bulunmaktadır. Bakanlığın kendi bünyesinde bunun daha sınırlı bir örneği Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesidir: ilgili Bakan Yardımcısının başkanlığı ile UAABGM sekretaryası, aynı yatay dosyada üst düzey eşgüdüm ile teknik sürekliliği bir araya getirmektedir. Öneri, bu düzeni her müzakereye yaymak değil; yalnız büyük ve yatay nitelikli dosyalarda Bakanın ilgili Bakan Yardımcısını üst düzey dosya sorumlusu olarak görevlendirebilmesidir. Bu yaklaşım yeni ve sürekli bir “başmüzakereci” unvanı ihdas etmemektedir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Türkiye’nin AB katılım sürecinde 2005/15 sayılı Görev Dağılımı Genelgesiyle ilk Başmüzakerecinin atanması da karmaşık ve kurumlar arası bir müzakere sürecinde üst düzey siyasi sorumluluk kurulmasının tarihsel bir örneğidir. Karşılaştırma, Başmüzakereci unvanının günümüzde aynı veya başka bir makam altında devam ettiği varsayımına değil, üst düzey sorumluluk işlevine dayanmaktadır<a id="_ftnref28" href="#_ftn28"><sup>[28]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Üst düzey dosya sorumlusunun görevi teknik müzakereyi yürütmek değil, birimler arasında çözülemeyen öncelik ve pozisyon farklılıklarını Bakanlık düzeyinde uzlaştırmak, gerekli kararları üst makama taşımak ve ortak pozisyonun sürekliliğini sağlamaktır. UAABGM müzakere koordinasyonu, anlaşma metni ve hukuki çerçeve, teknik sekretarya ve kurumsal hafıza işlevlerini sürdürür; sektörel genel müdürlükler kendi teknik başlıklarındaki sorumluluklarını korumaktadır. TARDGM ile UHTGM de 7.3’te açıklanan analiz ve sektörel politika rollerini yerine getirir. Güney Kore’de Ticaretten Sorumlu Bakanın (Minister for Trade) sürekli Ticaret Müzakereleri Ofisiyle birlikte çalışması, siyasi sorumluluk ile profesyonel müzakere kapasitesinin aynı bakanlıkta birlikte örgütlenebildiğini gösterir. ABD’deki USTR ise bakanlık dışı ve Başkanlık merkezli yapısıyla doğrudan emsalden çok alternatif bir kurumsal modeldir<a id="_ftnref29" href="#_ftn29"><sup>[29]</sup></a>.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Bu düzen, 1173 sayılı Kanun çerçevesindeki Dışişleri Bakanlığı koordinasyonuyla birlikte işlemelidir. Hangi konuların birimler arasında çözüleceği, hangilerinin Bakan Yardımcısı düzeyine taşınacağı ve ortak pozisyonun nasıl kayda bağlanacağı dosyanın çalışma usulünde baştan belirlenmelidir. Teknik sürekliliğin UAABGM’de tutulması, siyasi görev değişikliklerinde kurumsal hafızanın korunmasını sağlamaktadır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>8. SONUÇ</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Çalışmanın temel bulgusu, ortak bir fonksiyonel çekirdeğe rağmen bakanlıkların merkezî dış ilişkiler birimlerinin koordinasyon, doğrudan müzakere ve işlem sorumluluğu ile sektörel uluslararası kapasite bakımından farklılaştığıdır. DEİGM ve UAABGM doğrudan müzakere ve işlem sorumluluğunu, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü merkezî makam niteliğindeki operasyonel uzmanlaşmayı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığındaki 2026 görev aktarımı ise uluslararası proje sorumluluğunun merkezî dış ilişkiler birimine taşınabildiğini örneklemektedir. Bu bulgu, bakanlıkların dış ilişkiler teşkilatında tek tip bir hiyerarşik model aramak yerine iki soruya odaklanmayı gerektirir: ortak dış ilişkiler koordinasyonunun nerede toplandığı ve somut uluslararası dosyada hukuki/teknik sorumluluğun hangi birimde bulunduğu. Birimin hiyerarşik düzeyi ancak bu iki soruyla birlikte anlam kazanmaktadır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Ticaret Bakanlığı, merkezî müzakere kapasitesi ile farklı hizmet birimlerine dağılmış uluslararası uzmanlığın aynı teşkilat içinde en yoğun biçimde bir arada bulunduğu vakadır. Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi bu açıdan özellikle önemlidir: Bakan Yardımcısı başkanlığı ile UAABGM sekretaryasını bir araya getiren mevcut yapı, üst düzey eşgüdüm ile teknik sürekliliğin Bakanlık içinde birlikte kurulabildiğini göstermektedir. Aynı örnek, 7.4’te önerilen dosya sorumluluğunun yabancı bir modelin aktarımı değil, Bakanlığın kendi kurumsal pratiğinde karşılığı bulunan bir çalışma biçiminin seçilmiş büyük müzakerelere uyarlanması olarak okunmasına imkân vermektedir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Bu çerçevede iki araç birbirini tamamlamaktadır: ilk olarak büyük dosyalarda müzakere, teknik içerik, analiz, yurt dışı bilgi akışı ve uygulama takibi sorumlulukları dosya bazında ayrıntılandırılabilir; ikinci olarak, yalnız kapsamlı ve yatay müzakerelerde bir Bakan Yardımcısının üst düzey dosya sorumlusu olarak görevlendirilmesi, genel müdürlükler arasında çözülemeyen stratejik tercihlerin Bakanlık düzeyinde uzlaştırılmasını sağlayabilir. Çalışma mevzuat ve kamuya açık kurumsal belgelere dayandığından koordinasyonun fiilî etkinliği ancak kurum içi dosya incelemesi ve birim düzeyinde saha çalışmasıyla ölçülebilmektedir. Buna karşılık bakanlıkların uluslararası kapasitesini teşkilat kademesinden çok dosya üzerindeki sorumluluk üzerinden okumak, hem karşılaştırmalı inceleme hem de kurum içi görev tasarımı için daha açıklayıcı bir başlangıç noktası sunmaktadır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:heading {"level":1} --></p>
<p class="wp-block-heading"><strong>KAYNAKÇA</strong></p>
<p><!-- /wp:heading --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><strong>Mevzuat</strong></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 9 Kasım 1982 tarihli ve 17863 sayılı Resmî Gazete (Mükerrer).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>244 sayılı Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Cumhurbaşkanına Yetki Verilmesi Hakkında Kanun, 11 Haziran 1963 tarihli ve 11425 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun, 17 Mayıs 1969 tarihli ve 13201 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 8 Haziran 2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmî Gazete (1. Mükerrer).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 8 Haziran 2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmî Gazete (1. Mükerrer).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 10 Temmuz 2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete ve yürürlükteki değişiklikleri.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>9 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>27 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 10 Ocak 2019 tarihli ve 30651 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>79 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 7 Temmuz 2021 tarihli ve 31534 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>198 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatı Birimlerinin Görev, Yetki ve Sorumluluklarına Dair Yönerge (2022/2), son değişiklik 19.07.2025. (Adres: https://www.tarimorman.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>2005/15 sayılı Görev Dağılımı Genelgesi, 3 Haziran 2005 tarihli ve 25834 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>2016/27 sayılı Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulu Genelgesi, 3 Aralık 2016 tarihli ve 29907 sayılı Resmî Gazete. (2019/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle yürürlükten kaldırılmıştır).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>“Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi” konulu 2019/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 13 Nisan 2019 tarihli ve 30744 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><strong>Akademik Makaleler</strong></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>SADİOĞLU, Uğur, ÇİFCİ, Yasemin, EZİN, Emre ve DİNÇ, Betül. (2020). “Avrupa Birliği’ne Üyelik Sürecinde Türk Kamu Yönetiminin Kurumsal Kapasitesi”. Siyasal: Journal of Political Sciences, 29(2), 291-312. DOI: 10.26650/siyasal.2020.29.2.0073.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>SAYLAM, Ayşegül ve ÖMÜRGÖNÜLŞEN, Uğur. (2013). “Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nden Avrupa Birliği Bakanlığı’na: Türk Kamu Yönetiminde Yeni Bir Bakanlık Teşkilatlanması”. Akdeniz İİBF Dergisi, 13(25), 178-196.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>TARHAN, Bora ve EZİCİ, Erhan. (2020). “Türkiye &#8211; Avrupa Birliği İlişkisinin Teşkilat Yapısı Üzerinden İncelenmesi: Avrupa Birliği Başkanlığı”. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 21(2), 525-544.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><strong>Kurumsal İnternet Kaynakları</strong></p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Avrupa Birliği Başkanlığı. (2025). “Avrupa Birliği Başkanlığı &#8211; Tarihçe”. (Adres: https://www.ab.gov.tr/tarihce_53840.html, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Department for Business and Trade (United Kingdom). (2026). “Minister of State (Minister for Trade Policy and Economic Security)” ve “List of Ministerial Responsibilities”. (Adres: https://www.gov.uk/government/ministers/minister-of-state&#8211;172, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü. (2026). “Görev ve Yetkileri”. (Adres: https://www.hmb.gov.tr/bashukuk-musavirligi-ve-muhakemat-genel-mudurlugunun-gorev-ve-yetkileri, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). “Hakkımızda / Görev ve Sorumluluklar”. (Adres: https://www.hmb.gov.tr/dis-ekonomik-iliskiler-genel-mudurlugu-hakkinda, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Ministério do Desenvolvimento, Indústria, Comércio e Serviços (MDIC). (2026). “Secretaria de Comércio Exterior (SECEX)” ve “Câmara de Comércio Exterior (CAMEX)”. (Adresler: https://www.gov.br/mdic/pt-br/assuntos/comercio-exterior; https://www.gov.br/mdic/pt-br/assuntos/camex/a-camex, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>Ministry of Trade, Industry and Resources (Republic of Korea). (2026). “Organizational Structure”; “Korea and Singapore Launch FTA Upgrade Negotiations”; “Korea and Singapore Hold Second Round of FTA Upgrade Negotiations”. (Adres: https://english.motir.go.kr/eng/contents/12, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Adalet Bakanlığı. (2026). Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü ile İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı görev, teşkilat ve kurumsal sayfaları. (Adresler: https://diabgm.adalet.gov.tr/; https://inhak.adalet.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. (2026). Güncel kurumsal ve hizmet sayfaları. (Adres: https://aile.gov.tr/sss/avrupa-birligi-ve-dis-iliskiler-dairesi-baskanligi/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü. (2026). Güncel kurumsal, görev ve teşkilat sayfaları. (Adres: https://www.csgb.gov.tr/diabgm/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). Güncel kurumsal sayfa. (Adres: https://ab.csb.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. (2026). Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü “Görev ve Yetkiler / Daire Başkanlıkları” ile Enerji İşleri Genel Müdürlüğü “Daire Başkanlıkları”. (Adresler: https://enerji.gov.tr/digm; https://enerji.gov.tr/digm-daire-baskanliklari; https://www.enerji.gov.tr/eigm-dairebaskanliklari, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). “Görevler”, “Teşkilat Şeması” ve kurumsal faaliyet sayfaları. (Adres: https://uogm.gsb.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. İçişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. (2026). “Çalışma Yönergesi” ve güncel teşkilat sayfası. (Adresler: https://www.icisleri.gov.tr/diab/calisma-yonergesi; https://www.icisleri.gov.tr/icisleri-bakanligi-teskilat-semasi, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. (2026). Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü ile Tanıtma Genel Müdürlüğü güncel görev ve faaliyet sayfaları. (Adresler: https://disiliskiler.ktb.gov.tr/; https://kvmgm.ktb.gov.tr/; https://yakegm.ktb.gov.tr/; https://tanitma.ktb.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). Güncel kurumsal ve faaliyet sayfaları. (Adres: https://abdigm.meb.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Millî Savunma Bakanlığı. (2026). “Savunma ve Güvenlik Genel Müdürlüğü &#8211; Teşkilat Şeması”, güncelleme 24.04.2026. (Adres: https://www.msb.gov.tr/Bakanlik/TeskilatSemasi/a4ItKqg2b3kAX866NXRC3A, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Sağlık Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). Güncel kurumsal, teşkilat ve iletişim sayfaları. (Adres: https://disab.saglik.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). “Teşkilat”. (Adres: https://www.sanayi.gov.tr/merkez-birimi/ef21bcb86065/teskilat, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). Güncel kurumsal sayfa. (Adres: https://www.tarimorman.gov.tr/ABDGM, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Ticaret Bakanlığı, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü. (2026). “Görevlerimiz ve Yetkilerimiz”. (Adres: https://tagm.ticaret.gov.tr/kurumsal/gorevlerimiz-ve-yetkilerimiz, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Ticaret Bakanlığı, Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi. (2026). “Komite Yapısı ve II. Beş Yıllık Eylem Planı (2024-2028)”. (Adres: https://kolayticaret.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü. (2026). “Görev ve Yetkiler”. (Adres: https://uaabgm.ticaret.gov.tr/kurumsal/gorev-ve-yetkiler, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü. (2026). “Görevlerimiz”. (Adres: https://uhtgm.ticaret.gov.tr/kurumsal/gorevlerimiz, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Ticaret Bakanlığı. (2025). “Türkiye ve Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması (STA) Müzakereleri”, 4 Temmuz 2025. (Adres: https://uaabgm.ticaret.gov.tr/haberler/turkiye-ve-birlesik-krallik-serbest-ticaret-anlasmasi-sta-muzakereleri, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Ticaret Bakanlığı. (2026). İhracat, İthalat, İç Ticaret, Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik ile Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüklerinin güncel görev ve teşkilat sayfaları. (Adresler: https://ihracat.ticaret.gov.tr/; https://ithalat.ticaret.gov.tr/; https://icticaret.ticaret.gov.tr/; https://esnafkoop.ticaret.gov.tr/; https://urunkurallari.ticaret.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü. (2026). “Görevler” ve güncel kurumsal sayfalar. (Adres: https://abdi.uab.gov.tr/, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>United States Department of Commerce, International Trade Administration. (2026). “About Us” ve ilgili organizasyon sayfaları. (Adres: https://www.trade.gov/about-us, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p>United States Trade Representative. (2026). “About USTR” ve “Interagency Role”. (Adresler: https://ustr.gov/about-us/about-ustr; https://ustr.gov/about-us/interagency-role, Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:separator --></p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<p><!-- /wp:separator --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn1" href="#_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Bu çerçevedeki ulusal çalışmalar için bkz. Uğur Sadioğlu, Yasemin Çifci, Emre Ezin ve Betül Dinç, “Avrupa Birliği’ne Üyelik Sürecinde Türk Kamu Yönetiminin Kurumsal Kapasitesi”, Siyasal: Journal of Political Sciences, 29(2), 2020, s. 291-312, DOI: 10.26650/siyasal.2020.29.2.0073; Bora Tarhan ve Erhan Ezici, “Türkiye &#8211; Avrupa Birliği İlişkisinin Teşkilat Yapısı Üzerinden İncelenmesi: Avrupa Birliği Başkanlığı”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 21(2), 2020, s. 525-544; Ayşegül Saylam ve Uğur Ömürgönülşen, “Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nden Avrupa Birliği Bakanlığı’na: Türk Kamu Yönetiminde Yeni Bir Bakanlık Teşkilatlanması”, Akdeniz İİBF Dergisi, 13(25), 2013, s. 178-196.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn2" href="#_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 10 Temmuz 2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete; Kararnamenin ilgili bakanlıklara ilişkin 20 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükteki hükümleri ile bakanlıkların aynı tarih itibarıyla güncel resmî teşkilat ve birim sayfaları birlikte esas alınmıştır. Kaynak sayfaları 20 Ağustos 2026 tarihinde son kez erişim kontrolünden geçirilmiştir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn3" href="#_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun, m. 1, 17 Mayıs 1969 tarihli ve 13201 sayılı Resmî Gazete; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, m. 128.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn4" href="#_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, m. 58, 59 ve 62, 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete; T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı, “Tarihçe”, https://www.ab.gov.tr/tarihce_53840.html (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn5" href="#_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 90 ve 104, 9 Kasım 1982 tarihli ve 17863 sayılı Resmî Gazete (Mükerrer); 9 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, m. 1-6, 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete; 244 sayılı Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Cumhurbaşkanına Yetki Verilmesi Hakkında Kanun, özellikle m. 5 ve 7, 11 Haziran 1963 tarihli ve 11425 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn6" href="#_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili hizmet birimi hükümleri ile 20 Ağustos 2026 tarihli resmî bakanlık teşkilat/birim sayfalarının karşılaştırılmasına dayanan yazar tespitidir. Tablo 1’de yer verilen merkezî birimlerin resmî kurumsal sayfaları Kaynakça’nın “Kurumsal İnternet Kaynakları” bölümünde ayrıca gösterilmiştir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn7" href="#_ftnref7"><sup>[7]</sup></a> T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, “Hakkımızda / Görev ve Sorumluluklar”, https://www.hmb.gov.tr/dis-ekonomik-iliskiler-genel-mudurlugu-hakkinda (Erişim Tarihi: 20.08.2026); ayrıca 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğüne ilişkin yürürlükteki görev hükümleri.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn8" href="#_ftnref8"><sup>[8]</sup></a> T.C. Adalet Bakanlığı, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, “Görevler” ve uluslararası adlî iş birliği/merkezî makam sayfaları, https://diabgm.adalet.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn9" href="#_ftnref9"><sup>[9]</sup></a> 198 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, m. 1-3, 20 Haziran 2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, “Daire Başkanlıkları”, https://enerji.gov.tr/digm-daire-baskanliklari (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn10" href="#_ftnref10"><sup>[10]</sup></a> T.C. Millî Savunma Bakanlığı, “Savunma ve Güvenlik Genel Müdürlüğü &#8211; Teşkilat Şeması”, güncelleme 24.04.2026, https://www.msb.gov.tr/Bakanlik/TeskilatSemasi/a4ItKqg2b3kAX866NXRC3A (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn11" href="#_ftnref11"><sup>[11]</sup></a> Bu beşli işlev tasnifi, incelenen 16 bakanlığın yürürlükteki görev hükümleri ile ulaşılabilen güncel kurumsal görev düzenlemelerinin karşılaştırılması sonucunda yazar tarafından oluşturulmuştur.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn12" href="#_ftnref12"><sup>[12]</sup></a> T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, “Daire Başkanlıkları”, güncelleme 10.06.2026. İlgili görev tanımlarında ulusal/uluslararası kurum ve kuruluşlarla enerji istatistikleri ve modellemesi alanında proje yürütme; IEA, OECD ve EUROSTAT’a gönderilen enerji istatistiklerini hazırlama, koordine etme ve izleme görevleri yer almaktadır. https://www.enerji.gov.tr/eigm-dairebaskanliklari (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn13" href="#_ftnref13"><sup>[13]</sup></a> T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, “Başkanlığın Görevleri”, https://disiliskiler.ktb.gov.tr/TR-22092/baskanligin-gorevleri.html; Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, görev ve uluslararası faaliyet sayfaları, https://kvmgm.ktb.gov.tr/; Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü, Yaşayan Mirasın Korunması Daire Başkanlığı görevleri, https://yakegm.ktb.gov.tr/TR-11777/yasayan-mirasin-korunmasi-daire-baskanligi.html; Tanıtma Genel Müdürlüğü, “Görevleri”, https://tanitma.ktb.gov.tr/TR-22527/gorevleri.html (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn14" href="#_ftnref14"><sup>[14]</sup></a> T.C. Adalet Bakanlığı, İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı, “Görev ve Sorumluluklarımız”, “Teşkilat Şeması”, “Başkan Yardımcıları” ve “Daire Başkanları”, https://inhak.adalet.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 20.08.2026); T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü, “Görev ve Yetkileri”, https://www.hmb.gov.tr/bashukuk-musavirligi-ve-muhakemat-genel-mudurlugunun-gorev-ve-yetkileri (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn15" href="#_ftnref15"><sup>[15]</sup></a> T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatı Birimlerinin Görev, Yetki ve Sorumluluklarına Dair Yönerge (2022/2), son değişiklik 19.07.2025. Yönergede bazı sektörel birimlerin uluslararası faaliyetlerinin Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ile koordineli yürütülmesi açıkça düzenlenmektedir (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn16" href="#_ftnref16"><sup>[16]</sup></a> Office of the United States Trade Representative, “About USTR” ve “Interagency Role”, https://ustr.gov/about-us/about-ustr, https://ustr.gov/about-us/interagency-role; United States Department of Commerce, International Trade Administration, “About Us”, https://www.trade.gov/about-us (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn17" href="#_ftnref17"><sup>[17]</sup></a> Ministry of Trade, Industry and Resources (Republic of Korea), “Organizational Structure”, https://english.motir.go.kr/eng/contents/12; 2026 yılı STA/CEPA müzakere duyuruları. Resmî teşkilat şeması Minister for Trade altında Office of Trade Negotiations ve ilgili genel müdürlükleri göstermekte; 2026 müzakere duyuruları bazı turlarda Director General for Trade Agreement Policy düzeyinde başmüzakerecilik yürütüldüğünü göstermektedir (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn18" href="#_ftnref18"><sup>[18]</sup></a> Department for Business and Trade (United Kingdom), “Minister of State (Minister for Trade Policy and Economic Security)” ve “List of Ministerial Responsibilities”, https://www.gov.uk/government/ministers/minister-of-state&#8211;172 (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn19" href="#_ftnref19"><sup>[19]</sup></a> Ministério do Desenvolvimento, Indústria, Comércio e Serviços (Brazil), Secretaria de Comércio Exterior (SECEX) ve Câmara de Comércio Exterior (CAMEX) resmî teşkilat/görev sayfaları, https://www.gov.br/mdic/pt-br/assuntos/comercio-exterior, https://www.gov.br/mdic/pt-br/assuntos/camex/a-camex (Erişim Tarihi: 20.08.2026). CAMEX’in stratejik organı dış ticaret stratejisini belirleme ve ikili, bölgesel ve çok taraflı müzakereler için müzakere mandası ve yönlendirme oluşturma görevleri taşımaktadır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn20" href="#_ftnref20"><sup>[20]</sup></a> 3 Haziran 2011 tarihli ve 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, özellikle m. 9 ve 10, 8 Haziran 2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmî Gazete (1. Mükerrer); 3 Haziran 2011 tarihli ve 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, özellikle m. 14, 8 Haziran 2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmî Gazete (1. Mükerrer).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn21" href="#_ftnref21"><sup>[21]</sup></a> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 10 Temmuz 2018 tarihli ilk hâli; 9 Ocak 2019 tarihli ve 27 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 10 Ocak 2019 tarihli ve 30651 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn22" href="#_ftnref22"><sup>[22]</sup></a> 6 Temmuz 2021 tarihli ve 79 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, özellikle ilgili Ticaret Bakanlığı hükümleri, 7 Temmuz 2021 tarihli ve 31534 sayılı Resmî Gazete.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn23" href="#_ftnref23"><sup>[23]</sup></a> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin UAABGM’ye ilişkin yürürlükteki hükmü; T.C. Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, “Görev ve Yetkiler”, https://uaabgm.ticaret.gov.tr/kurumsal/gorev-ve-yetkiler (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn24" href="#_ftnref24"><sup>[24]</sup></a> T.C. Ticaret Bakanlığının İhracat, İthalat, İç Ticaret, Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik, Ürün Güvenliği ve Denetimi ile Uluslararası Hizmet Ticareti genel müdürlüklerinin güncel görev ve alt teşkilat sayfaları birlikte incelenmiştir (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn25" href="#_ftnref25"><sup>[25]</sup></a> 3 Aralık 2016 tarihli ve 2016/27 sayılı Ticaretin Kolaylaştırılması Kurulu Genelgesi, 3 Aralık 2016 tarihli ve 29907 sayılı Resmî Gazete; “Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi” konulu 2019/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 13 Nisan 2019 tarihli ve 30744 sayılı Resmî Gazete. Güncel Komite yapısı ve 2024-2028 Eylem Planı için bkz. T.C. Ticaret Bakanlığı, Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi, https://kolayticaret.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 20.08.2026). 2019/6 sayılı Genelge, 2016/27 sayılı Genelgeyi yürürlükten kaldırmıştır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn26" href="#_ftnref26"><sup>[26]</sup></a> T.C. Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, “Türkiye ve Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması (STA) Müzakereleri”, 04.07.2025, https://uaabgm.ticaret.gov.tr/haberler/turkiye-ve-birlesik-krallik-serbest-ticaret-anlasmasi-sta-muzakereleri (Erişim Tarihi: 20.08.2026).</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn27" href="#_ftnref27"><sup>[27]</sup></a> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin UAABGM, UHTGM ve TARDGM’ye ilişkin yürürlükteki hükümleri; T.C. Ticaret Bakanlığı, UAABGM “Görev ve Yetkiler”; UHTGM “Görevlerimiz”; TARDGM “Görevlerimiz ve Yetkilerimiz” resmî sayfaları (Erişim Tarihi: 20.08.2026). Buradaki üçlü işlev ayrımı, söz konusu görev hükümlerinin karşılaştırılmasına dayanan analitik bir tasniftir.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn28" href="#_ftnref28"><sup>[28]</sup></a> T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı, “Tarihçe”, https://www.ab.gov.tr/tarihce_53840.html (Erişim Tarihi: 20.08.2026). Resmî tarihçeye göre ilk Başmüzakereci, 3 Haziran 2005 tarihli ve 25834 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2005/15 sayılı Görev Dağılımı Genelgesiyle atanmış; izleyen dönemde AB işlerinden sorumlu Devlet Bakanı ve Başmüzakereci, ardından Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci yapıları kullanılmıştır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --><!-- wp:paragraph --></p>
<p><a id="_ftn29" href="#_ftnref29"><sup>[29]</sup></a> Ministry of Trade, Industry and Resources (Republic of Korea), “Organizational Structure” ve 2026 müzakere duyuruları; Office of the United States Trade Representative, “About USTR” (Erişim Tarihi: 20.08.2026). Karşılaştırma, kurumların hukuken eşdeğer olduğu iddiasına değil, üst düzey siyasi sahiplik ile sürekli uzman müzakere kapasitesinin farklı örgütsel biçimlerde kurulabildiği gözlemine dayanmaktadır.</p>
<p><!-- /wp:paragraph --></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://tiud.org.tr/2026/09/23/turkiyede-bakanliklarin-avrupa-birligi-ve-dis-iliskiler-birimleri-yapisal-ve-fonksiyonel-bir-inceleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hekim-Hasta İlişkisinin Tüketici İşlemi Kapsamında Değerlendirilmesi ve Avrupa Birliği Bakış Açısı</title>
		<link>https://tiud.org.tr/2023/12/24/hekim-hasta-iliskisinin-tuketici-islemi-kapsaminda-degerlendirilmesi-ve-avrupa-birligi-bakis-acisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esra Ünal Yeşilyurt &#38; Burcu Köse]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Dec 2023 14:25:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ticarette Uzman Görüş 64]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Pazar]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tiud.org.tr/?p=6926</guid>

					<description><![CDATA[Bu makale, Türkiye'deki hekim-hasta ilişkisinin tüketici işlemi niteliğine odaklanmaktadır. Özellikle, 2014 yılında yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un hekimlik sözleşmesine getirdiği yeni boyut, bu ilişkiyi tüketici işlemi kavramı kapsamına almaktadır. Avrupa Birliği uygulamalarında, hekim-hasta ilişkilerine yönelik bakış açısı, hizmet sunma özgürlüğü ve tek pazar hedefinden türetilmiş olup hastayı tüketici, hekimi hizmet sağlayıcısı olarak değerlendirmektedir. Makalede, özellikle Türk hukukunda bağımsız çalışan hekim ile hasta ilişkisinin sözleşmesel boyutu hukuki dayanaklarıyla kapsamlı bir şekilde ele alınırken, konuya ilişkin AB perspektifi incelenmektedir. Sonuç olarak, hekim ile hasta ilişkisine tüketici hukuku perspektifinden bakılmasına ilişkin doktrinsel görüşlere yer verilerek konunun avantajlı ve dezavantajlı noktaları irdelenmektedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>ÖZET</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu makale, Türkiye&#8217;deki hekim-hasta ilişkisinin tüketici işlemi niteliğine odaklanmaktadır. Özellikle, 2014 yılında yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun&#8217;un hekimlik sözleşmesine getirdiği yeni boyut, bu ilişkiyi tüketici işlemi kavramı kapsamına almaktadır. Avrupa Birliği uygulamalarında, hekim-hasta ilişkilerine yönelik bakış açısı, hizmet sunma özgürlüğü ve tek pazar hedefinden türetilmiş olup hastayı tüketici, hekimi hizmet sağlayıcısı olarak değerlendirmektedir. Makalede, özellikle Türk hukukunda bağımsız çalışan hekim ile hasta ilişkisinin sözleşmesel boyutu hukuki dayanaklarıyla kapsamlı bir şekilde ele alınırken, konuya ilişkin AB perspektifi incelenmektedir. Sonuç olarak, hekim ile hasta ilişkisine tüketici hukuku perspektifinden bakılmasına ilişkin doktrinsel görüşlere yer verilerek konunun avantajlı ve dezavantajlı noktaları irdelenmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Anahtar Kelimeler: </strong>Hekim, Hasta, Tüketici, Avrupa Birliği, Tek Pazar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABSTRACT</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">This article focuses on the consumer transaction nature of the physician-patient relationship in Turkey. Specifically, the new dimension introduced by Law No. 6502 on the Protection of Consumers, which came into effect in 2014, encompasses this relationship within the concept of a consumer transaction. In the European Union practices, the perspective on physician-patient relationships is derived from the freedom to provide services and the goal of a single market, considering the patient as a consumer and the physician as a service provider. The article extensively examines the contractual dimension of the relationship between an independent practicing physician and a patient in Turkish law, along with its legal foundations, while also delving into the EU perspective on the matter. In conclusion, doctrinal opinions regarding viewing the physician-patient relationship from a consumer law perspective are presented, and the advantages and disadvantages of this approach are discussed.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Keywords:</strong> Physician, Patient, Consumer, European Union, Single Market.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>GİRİŞ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bireylerin en temel insan hakları arasında yer alan “Sağlıklı yaşam hakkı” başta İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi&#8217;nin 3. maddesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi&#8217;nin 12. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 2. maddesi olmak üzere çeşitli uluslararası belgelerde koruma altına alınmıştır. Ülkemizde yer alan düzenlemeler yönünden ise Anayasa’nın 17. maddesi ve 56. maddesi hükümleri ile kişilerin sağlıklı yaşam hakkı anayasal güvence ile teminat altına alınmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu gibi yasal düzenlemeler yanında Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği gibi ülkemizde tıbbi faaliyetlerle ilgili çeşitli mevzuat düzenlemeleri bulunmasına rağmen, söz konusu düzenlemelerde hekim-hasta ilişkisi yönünden hekimlerin sorumluluğu gibi asli düzenlemelerin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır<a href="#_ftn1" id="_ftnref1">[1]</a>. Bu kapsamda hekim ve hasta arasındaki ilişkisinin hukuki niteliğinin esas olarak doktrin ve yargı içtihatları çerçevesinde belirlendiği gözlemlenmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genel anlamda hekim kavramı, “hukuk düzeni tarafından kendisine tıp mesleğini icra etme yetkisi tanınmış kişiler”<a href="#_ftn2" id="_ftnref2">[2]</a> olarak ifade edilmekte olup, hasta kavramı ise “Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimse”<a href="#_ftn3" id="_ftnref3">[3]</a> şeklinde tanımlanmaktadır. Hekim ile hasta ilişkisinin çeşitli hukuk disiplinlerine temas eden noktalarının bulunduğu doktrinde kabul edilmektedir<a href="#_ftn4" id="_ftnref4">[4]</a>. Hekim ile hasta arasındaki ilişki, 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun<a href="#_ftn5" id="_ftnref5">[5]</a> ile yeni bir boyut kazanarak tüketici işlemleri kapsamında değerlendirilmeye başlanmış ve hekim-hasta ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu ve tüketici hukuku esaslarının gündeme geldiği bir dönem başlamıştır. Bu çerçevede, çalışmada Türk Hukukunda hekim-hasta ilişkisinin sözleşmeye dayalı tüketici işlemi kısmı ele alınmış olup, tüketici işlemi kapsamına girmediğinden haksız fiilden kaynaklı sorumluluk boyutu ele alınmamaktadır<a href="#_ftn6" id="_ftnref6">[6]</a>. Ayrıca, hekimlerin suç niteliği arz eden fiil ve davranışları bakımından ceza hukuku ve kamu hastaneleri bünyesinde yer alan hekim-hasta ilişkileri yönünden idare hukuku boyutu kapsam dışında bırakılmaktadır. Diğer taraftan, Avrupa Birliği’nin konuya ilişkin özel bir düzenlemesi bulunmaması nedeniyle genel olarak bakış açısı ortaya konulmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği’nde Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları ve Avrupa Birliği organları, Avrupa Birliği&#8217;nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın &#8220;Birlik içinde hizmet sunma özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların yasaklanmasını&#8221; öngören 56. maddesinden ve Avrupa’nın tek pazar olması amacından yola çıkarak hekim-hasta ilişkilerine konu hususu tüketici perspektifinden ele almakta, hastanın bir tüketici, hekimin bir servis sağlayıcısı, kullanılan veya satın alınan sağlık ürünlerini ise tüketici ürünü olarak değerlendirmektedir. Bu bakış açısı da farklı yönleriyle doktrinde ve tıp camiasında eleştirilere yol açmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçevede söz konusu çalışmanın ilk bölümünde hekim-hasta ilişkisinin hukuki niteliği, ikinci bölümde bu ilişkinin tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi hususu ele alınmakta olup, üçüncü bölümde de konuyla bağlantılı Avrupa Birliği uygulamaları ve bakış açısı değerlendirilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1. HEKİM &#8211; HASTA İLİŞKİSİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin belirlenmesi, tarafların hak ve yükümlülüklerinin tespiti, hekimin sorumluluğunun kaynağı, uyuşmazlıkların çözümlenmesi gibi konular bakımından önem arz etmektedir. Özel hastanelerde çalışan hekimler yönünden doktrin ve Yargıtay kararları çerçevesinde özel hastane ve hasta arasında sözleşmesel bir ilişki mevcut iken hekim ile hasta arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı kabul edilmekte olup,<a href="#_ftn7" id="_ftnref7">[7]</a> yalnızca bağımsız çalışan hekim ve hasta ilişkisinde sözleşmesel sorumluluk bulunmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yakın tarihli bir kararında da<a href="#_ftn8" id="_ftnref8">[8]</a> ; <em>“Öte yandan Devlet, üniversite, belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait hastaneler ile doktorlar arasındaki ilişki kamusal bir ilişki olduğundan hasta ile doktor arasında sözleşme ilişkisi söz konusu değildir.” </em>açıklamasına yer verilerek yalnızca bağımsız çalışan hekimler yönünden hasta ile sözleşmesel bir ilişkinin söz konusu olabileceği ifade edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hekim ile hasta arasındaki sözleşme ilişkisi “tedavi sözleşmesi” ya da “hekimlik sözleşmesi” olarak isimlendirilmektedir. İlgili sözleşmesinin taraflarını hekim ve hasta oluşturmaktadır. Hekimin, hukuken tıp mesleğini yürütmeye haiz olması ve ayrıca serbest çalışan bağımsız bir hekim olması gereklidir<a href="#_ftn9" id="_ftnref9">[9]</a>. Hekim ve hasta arasında tıbbi müdahaleye ilişkin açık veya zımni bir sözleşme olması halinde hekimin hukuki sorumluluğunun kaynağını sözleşme oluşturmaktadır<a href="#_ftn10" id="_ftnref10">[10]</a>. Anılan sözleşme kapsamında hekim gerekli teşhisi koymak ve bu teşhise uygun tedaviyi seçerek uygulamak, hasta ise ücret ödemeyi kabul etmek yükümlülüğündedir<a href="#_ftn11" id="_ftnref11">[11]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doktrinde hekim ile hasta arasındaki sözleşmesel ilişkinin hukuki niteliğinin, vekalet sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, eser sözleşmesi, kendine özgü sözleşme olduğu yönünde görüşler bulunmakla birlikte<a href="#_ftn12" id="_ftnref12">[12]</a> baskın görüş bağımsız çalışan hekim ve hasta arasındaki hekimlik sözleşmesinin “vekalet sözleşmesi” olarak kabul edildiği yönündedir<a href="#_ftn13" id="_ftnref13">[13]</a>. İçtihatlar yönünden konu değerlendirildiğinde; Yargıtay’ın hekimlik sözleşmesini vekâlet sözleşmesi olarak nitelendiren kararlarının istikrar kazandığı tespit edilebilmektedir<a href="#_ftn14" id="_ftnref14">[14]</a>. Örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yakın tarihli bir kararında<a href="#_ftn15" id="_ftnref15">[15]</a> hekimin mesleki faaliyetlerini serbest olarak icra etmesi durumunda hekimle hasta arasında bir sözleşmenin söz konusu olduğu, hekimin bu sözleşme ile bir sonuç borcunu değil özenli iş görme borcu altına girdiğinden bu sözleşmenin Türk hukukunda genel olarak vekâlet sözleşmesi olarak kabul edildiği ifade edilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk Borçlar Kanunu’nun<a href="#_ftn16" id="_ftnref16">[16]</a> 502. ve devamı maddelerinde vekalet sözleşmesi düzenlenmektedir. Mezkur Kanun’da vekalet sözleşmesi; vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Vekâlet sözleşmesinin konusu, bir işin görülmesi ya da bir işlemin yapılmasıdır. Hekim de hastaya karşı tıbbi müdahalelerde bulunarak örneğin teşhis, tedavi, iyileştirme çabası gibi eylemlerle iş görme edimini yerine getirmektedir. Vekalet sözleşmesinde iş görme borcu, zaman sınırlaması olmadan ve sonucun elde edilmesi garantilenmeden taahhüt edilmektedir. Vekil yüklendiği işi özenle yerine getirmekle yükümlü olup, sonucun gerçekleşmemesinden sorumlu değildir. Hekimle hasta arasındaki hekimlik sözleşmesinde, hekimin hastayı iyileştirmeyi garanti etmemesi ve bir sonuç taahhüt etmemesi vekalet sözleşmesi olarak kabul edilmesini sağlayan en önemli özelliğidir. Vekalet sözleşmesinde süre unsuru bulunmamaktadır. Hekimlik sözleşmesinde de bu anlamda hekim ve hasta arasında, tıbbi faaliyetler için belirli bir süre kararlaştırılmamaktadır. Hekim hastanın durumuna ve hastalığın türüne göre, hastaya karşı belirsiz bir süre için iş görme borcu altına girmektedir. Vekalet sözleşmesine ilişkin düzenlemeler uyarınca vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Aynı yükümlülük, hekimin hastasına karşı olan davranışları için de bulunmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hekim hastaya karşı yükümlülüklerini yerine getirirken ona bağımlı olarak hareket etmez. Hekim ve hasta arasında “nisbi bağımsızlık” ilişkisi bulunmaktadır. Bu unsur da vekalet sözleşmesinin belirleyici unsurlarındandır. Vekalet sözleşmesinde vekalet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür. Bu açıdan hastaya yüklenen sorumluluk bilgi ve belge verme, hekimin verdiği talimatlara uyma ve ücret ödeme sorumluluklarıdır<a href="#_ftn17" id="_ftnref17">[17]</a>. Yer verilen açıklamalar neticesinde; hekimlik sözleşmesi yönünden vekâlet sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağı kanaatine varılmakla birlikte, sonucun garanti edilebildiği durumlarda ise eser sözleşmesi söz konusu olabilmektedir<a href="#_ftn18" id="_ftnref18">[18]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eser sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmektedir. Mezkur Kanun’da eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme, şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesinin konusu, ücret karşılığında bir eserin oraya çıkarılmasıdır. Başka bir ifadeyle eser sözleşmesinin asli unsuru maddi veya maddi bir varlığı olmayan bir sonucun taahhüt edilmesidir. Eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilen hekim-hasta ilişkisi, bir sonucun taahhüt edildiği çoğunlukla diş hekimi ve hasta arasında ortaya çıkan tıbbi müdahaleler ve estetik amaçlı yapılan cerrahi müdahalelerdir<a href="#_ftn19" id="_ftnref19">[19]</a>. Yargıtay, estetik amaçlı ameliyatların bir sonucu garantilemesi unsuru ağır bastığından bu ameliyatlar nedeniyle oluşan hukuki ilişkiye eser sözleşmesi hükümlerini uygulamaktadır<a href="#_ftn20" id="_ftnref20">[20]</a>. Yine Yargıtay’a göre, diş tedavisinde, hasta ile hekim arasındaki hukukî ilişki vekâlet sözleşmesiyken diş protezinde ise, eser sözleşmesidir.<a href="#_ftn21" id="_ftnref21">[21]</a> Yer verilen tüm bu açıklamalar çerçevesinde; bağımsız hekim ve hasta arasındaki sözleşme kaynaklı ilişkinin “vekâlet sözleşmesi” ya da “eser sözleşmesi” şeklinde karşımıza çıkabildiği değerlendirilmektedir<a href="#_ftn22" id="_ftnref22">[22]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2. HEKİM &#8211; HASTA İLİŞKİSİNİN TÜKETİCİ İŞLEMİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek şeklinde düzenlenmektedir. İlgili düzenlemede tüketicilerin sağlığının korunması hususunun açıkça belirtildiği anlaşılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mezkur Kanun’un kapsamını ise her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar oluşturmaktadır. Bu çerçevede anılan Kanun’da tüketici; “<em>Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi</em>” şeklinde tanımlanırken tüketici işlemi ise; “<em>Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem</em>” şeklinde tanımlanmaktadır.&nbsp; Bu çerçeve önceki bölümde belirtildiği üzere hekim ve hasta arasında sözleşme kaynaklı ilişki vekalet veya eser sözleşmesi şeklinde vuku bulduğundan 6502 sayılı Kanun kapsamında bir tarafını ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen tüketicinin(hastanın) oluşturduğu diğer tarafını ise bağımsız faaliyet gösteren hekimin oluşturduğu sözleşme ilişkisinde bir tüketici işlemi söz konusudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">6502 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yer alan tüketici işlemi tanımında açıkça vekalet ve eser sözleşmesinin zikredilmesi dolayısıyla doktrin ve içtihatlar yönünden de aynı kabulün söz konusu olduğu görülmektedir<a href="#_ftn23" id="_ftnref23">[23]</a>. Örneğin, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/23304 E. ve&nbsp; 2019/11117 K. sayılı kararında; “<em>Somut olayda, davacılar ile davalı doktor &#8230; arasındaki ilişki vekalet akdi niteliğindedir ve dairemizin öteden beri değişmeyen uygulaması da bu yöndedir. Vekalet akdi ise 28.5.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasa kapsamına alınmış olup, 28.5.2014 tarihinden sonra açılan davalarda, Tüketici Mahkemeleri görevlidir.”</em> gerekçeleri ile hekim ve hasta arasındaki vekalet sözleşmesinin 6502 sayılı Kanun kapsamında olduğu ifade edilmektedir. Benzer şekilde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/28586 E.&nbsp; ve 2020/2243 K sayılı kararında da; “<em>davacı ile davalı doktor arasındaki ilişki vekalet akdi niteliğindedir ve Dairemizin öteden beri değişmeyen uygulaması da bu yöndedir. Vekalet akdi ise 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa kapsamına alınmış olup, 28.05.2014 tarihinden sonra açılan davalarda, Tüketici Mahkemeleri görevlidir.”</em> denilmektedir. Diğer taraftan daha önce de belirtildiği üzere yargı içtihatlarında kamu hastanelerinde görevli hekim ve hasta ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun kapsamında bir tüketici işleminin söz konusu olmadığı kabul edilmektedir<a href="#_ftn24" id="_ftnref24">[24]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4077 sayılı mülga Kanun döneminde verilen Yargıtay kararlarında kanun ile getirilen amaç ve tüketici işlemi tanımı çerçevesinde hekim ve hasta ilişkisini içerir vekalet veya eser sözleşmelerinde uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde genel mahkemede görülmesi gerektiği yönünde kararlar tesis edilmekteydi<a href="#_ftn25" id="_ftnref25">[25]</a>. İlgili durum ise 4077 sayılı Kanun’un mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı hükmüne yer verilmesi, anılan Kanunun 3/e maddesinde tüketicinin; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanması, Kanunda dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkilerinin tüketici işlemi kapsamına alınması,&nbsp; bu çerçevede bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerektiği kabulünden kaynaklanmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un da yer alan kanuni düzenlemede ise tüketici işlemi kavramının kapsamını daha geniş tutularak önceki dönemde kapsam dışında kalan bazı sözleşme türleri ve hukuki işlemler açıkça sayılarak tüketici işlemi tanımında yer almaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte, 6502 sayılı Kanun’un 8. maddesinde ayıplı mal kavramı, 13. maddesinde ayıplı hizmet tanımlanmış olup, ayıplı maldan sorumluluk kapsamında tüketicinin seçimlik hakları 11. madde ve ayıplı hizmetten sorumluluk kapsamında seçimlik hakların kullanımı 14. maddede düzenlenmektedir. Bu çerçevede doktorun hastasını yanlış tedavisi, taraflar arasında kararlaştırılandan farklı sonuç doğuran estetik ya da lazer operasyonları da tüketici işlemi tanımında kaynaklı olarak ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmekte, tüketicinin kullandığı tıbbi ilaçlar gibi ürünler de ayıplı mal kavramı altında uyuşmazlığa konu olabilmektedir. Benzer bir şekilde, hasta ve hekim arasındaki sözleşme dolayısıyla haksız şart hükümleri, 6502 sayılı Kanun’un 4. maddesinde düzenlenen temel ilkeler gibi hükümlerin uygulama alanı bulması da gündeme gelebilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu itibarla, sözleşme kaynaklı hekim-hasta ilişkisinin tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi doğrultusunda tüketici hakem heyetleri veya tüketici mahkemelerine başvurulabilmektedir. Zira 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesinde bu Kanun’un uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını düzenlenmektedir. Ayrıca anılan Kanun’da belirtilen miktarlar çerçevesinde tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunluluğu söz konusudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3. HEKİM &#8211; HASTA İLİŞKİSİNİN TÜKETİCİ İŞLEMİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİNDE AVRUPA BİRLİĞİ BAKIŞ AÇISI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Genel olarak, sağlık hizmetlerine ilişkin AB düzeyinde çok az düzenleme bulunmaktadır, ulusal sağlık sistemleri içerisinde bu tür hizmetlerin organizasyonu ve sunumu ulusal hukukun konusudur. Bu kapsamda, AB hukukunun kapsamı sınırlıdır ve profesyonel bakım etiğine, hasta koruma ve güvenliğine veya kamu hizmeti sunumuna dayalı ulusal yaklaşımlar yürürlükte kalmaya devam etmektedir. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) ve diğer Avrupa Birliği kurumları sağlık hizmetlerini bir tüketici hizmeti olarak kavramsallaştırmaktadır<a href="#_ftn26" id="_ftnref26">[26]</a>. AB hukuku, sosyal ilişkileri ekonomik sistemin içine gömülü olarak görmekte, bunun tersini düşünmemekte ve sonuç olarak toplumdaki ilişkileri esasen sözleşmeye dayalı olarak görmektedir. ABAD bunu yaparken hastaları bir pazar veya pazarlar içerisinde sağlık hizmetlerinin tüketicileri olarak yeniden çerçevelendirmiştir. Sağlık sistemlerini ve sağlık hizmetlerini, bir hizmetin (örneğin tıbbi tedavi, tıbbi tavsiye) veya bir ürünün (örneğin ilaçlar, tıbbi cihazlar) tüketicisi ile bu hizmetin veya ürünün sağlayıcısı arasındaki ilişki merceğinden kavramsallaştırmaktadır. Bu durum, AB&#8217;nin tek pazarı içerisinde serbest ticaretin faydalarına ilişkin AB iç pazar hukuku fikriyle bağdaşır. Konuya ilişkin varsayım, sağlık ürün ve hizmetlerinin esasen AB içinde tüketicilere yasal olarak sunulan diğer mal ve hizmetlerle aynı şekilde muamele görmesi gerektiğidir. Bununla birlikte, tüketimci çerçeve sınırsız ticaret özgürlüğüne ya da sözleşme özgürlüğüne dayanmamaktadır, zira sözleşmenin bir tarafının (tüketici) diğer tarafa göre daha güçsüz bir konumda olduğu (örneğin, bir ürün ya da hizmetten kaynaklanan riskler ve faydalar konusunda daha az bilgiye sahip olması nedeniyle) fikrini de içermektedir<a href="#_ftn27" id="_ftnref27">[27]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AB&#8217;nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın (ABİHA) &#8220;Birlik içinde hizmet sunma özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların yasaklanmasını&#8221; öngören 56. maddesi konunun yasal başlangıç noktasıdır<a href="#_ftn28" id="_ftnref28">[28]</a>. ABAD bu hükmü, bireylerin hizmet almak için başka bir üye devlete seyahat etmelerine yönelik tüketici temelli bir hak tesis edecek şekilde yorumlamıştır. Bir &#8216;hizmet&#8217; ücret karşılığında sunulmalıdır ve özel olarak ücretlendirilen sağlık hizmetleri, Antlaşma&#8217;nın hizmet sunma özgürlüğüne ilişkin hükümleri kapsamına girmektedir. Ancak, ücretin doğrudan hizmet alıcısından gelmesi gerekmemektedir. Hastanın kendisi sağlık profesyonelleriyle kurabileceği ilişkiyi, &#8216;doktor en iyisini bilir&#8217; türünden bir ilişkiden, hastanın kendisinin kendi sağlık gereksinimleri konusunda uzman olduğu bir konuma doğru yeniden şekillendirmektedir<a href="#_ftn29" id="_ftnref29">[29]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AB serbest dolaşım hukukunun temelinde yatan düşünce, nihai olarak tüketicilerin tek bir Avrupa pazarı yaratmanın doğasında var olan daha büyük ölçek ekonomilerinden faydalanması gerektiğidir. Ticari aktörlerin (ilaç endüstrisi gibi) AB hukukuna dayalı taleplerde bulunduğu durumlarda, bu talepler nihai tüketicisinin çıkarları tarafından desteklenmektedir. AB hukuku temelinde açılan bu tür davalar, aslında pazar içindeki tüketici ilişkileri açısından kurgulanmaktadır. Sağlık hizmetleri elektronik iletişimle giderek daha fazla desteklendiğinden, AB sağlık hukukunun bu alanı da gelişmektedir ve daha da gelişme potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, ayıplı ürünlerin tüketicilere verdiği zararlar için kusursuz sorumluluk getiren Ürün Sorumluluğu Direktifi<a href="#_ftn30" id="_ftnref30">[30]</a> de üye devletlere, ürünün dolaşıma girdiği tarihteki bilimsel ve teknik bilgi durumunun kusuru tespit etmek için yetersiz olduğu hallere istisna getirebileceği düzenlenmiştir. Bu durumun nedeninin, tüketicinin korunması ile endüstride yenilikçilik arasında bir denge sağlamak olduğu savunulmaktadır<a href="#_ftn31" id="_ftnref31">[31]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AB iç pazar hukukunun hastalar ve sağlık sistemleri arasındaki ilişkilerin &#8216;tüketicileştirilmesine&#8217; ilişkin bazı etkileri, AB&#8217;nin bu alandaki en son yasal müdahalesi olan 2011/24/EU sayılı Sınır Ötesi Sağlık Hizmetlerinde Hasta Hakları Direktifi<a href="#_ftn32" id="_ftnref32">[32]</a> ile yumuşatılmıştır. Bu Direktifin ikili yasal dayanağı ABİHA&#8217;nın 114. maddesi (iç pazar) ve ABİHA&#8217;nın 168’inci maddesi (kamu sağlığı) olup, bir hizmetin alıcılarından ziyade hastalar ve sağlık hizmetleriyle ilgili bir kavramsallaştırmaya işaret etmektedir. Sağlık hizmetlerinin iç pazardaki hizmetlere ilişkin 2006/123/EC sayılı Genel Direktif&#8217;in<a href="#_ftn33" id="_ftnref33">[33]</a> dışında bırakılması da bu durumla tutarlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hastaları tüketici olarak tanımlayan ilk kişiler 1930&#8217;larda Amerikalı tıbbi ekonomistler olmuştur<a href="#_ftn34" id="_ftnref34">[34]</a>. Ancak bu kavramın Birleşik Krallık&#8217;ta yaygınlık kazanması 1960&#8217;ları bulmuştur. 1962&#8217;de kurulan Hastalar Derneği gibi hasta örgütleri ve 1956&#8217;da kurulan Tüketiciler Derneği gibi tüketici grupları, hastaların kendi tedavilerinde ve daha geniş anlamda sağlık hizmetleriyle ilgili kararlarda daha büyük bir rol oynamaları için lobi yapmak üzere tüketici ideolojisinden yararlandılar. Bu tür kuruluşların ilk amaçlarının başında hastalar için daha fazla özerklik geliyordu. 1960&#8217;larda hastalara hastalıkları ve hastalığın tedavisi hakkında çok az şey söylenmesi alışılmadık bir durum değildi. Uluslararası araştırma kılavuzlarının gelişimi ve biyoetiğin yükselişi, hasta özerkliği ilkesini yerleştirmek için katkıda bulundu. Hastaların daha fazla tüketici gibi davranması için, hasta grupları ve diğerleri de hastaların bilgiye daha iyi erişmesi gerektiğini kabul etti. Geçmişte, bireysel seçim genellikle daha fazla özerklik, şikayet edebilme, daha fazla bilgi alma ve hasta hakları gibi diğer önemli konulara göre ikincil bir endişe kaynağı olmuştur<a href="#_ftn35" id="_ftnref35">[35]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hekimler bir bütün olarak tıbbi tüketicilik yaklaşımından hoşlanmamakta ve birçok akademisyen de bu konuda şüpheci davranmaktadır. Tüketicilik, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki ilk günlerinden itibaren tıp dünyasında istenmeyen bir husus olmuştur. Hasta merkezli ve kişiselleştirilmiş bakım tıp mesleğinin onayını kazanmıştır, ancak tüketiciler olarak hastalar bu kadar olumlu karşılanmamaktadır. Doktrinde de bu konu farklı eleştirilere yol açmıştır. Hastaların hekim otoritesine meydan okumaları, hasta ve hekim arasındaki ilişkileri kötüleştirebileceği, uzun süreli çatışmalara yol açabileceği, hastaların tedavilere uyumunu azaltabileceği, odaklanılan hizmetin ticareti yapılabilen bir meta olamayacağı öne sürülmektedir<a href="#_ftn36" id="_ftnref36">[36]</a>. Ayrıca, hasta haklarının esasen tüketici hakları haline gelmesi durumunda, AB sağlık hukukunda sağlık haklarının insan hakları olarak tanınmasının azaldığı, AB Temel Haklar Şartları’nda da yer alan kolektif “sağlık hizmeti hakkı”nı da zayıflattığı ileri sürülmektedir. Çünkü bu hak kapsamında bireylerin sağlık kaynaklarına erişimi bir bireysel hak olarak yer alırken, bu perspektifin bunu zayıflattığı savunulmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüketicilerin isteklerinin onların en çok yararına olacağına dair tüketimci argümanları tıp uzmanlarının kabul etmesi zordur. Tüketici teriminin sağlık hizmetlerindeki değişiklikleri anlamada sınırlı bir değere sahip olduğunu, karşılıklı beklentilerin özgürce iletilmesine olanak tanıyan olumlu, uzun vadeli, saygılı klinik ilişkiler arzusu da dahil olmak üzere tüketiciler (hastalar) ve sağlayıcılar (profesyoneller) arasındaki güveni sarstığı ileri sürülmektedir. Politika yapıcılar hastaların seçimini savunduklarını iddia ederken, bazı sağlık profesyonelleri Google veya diğer internet aramaları ile yanlış bilgilendirilen hasta-tüketicinin &#8220;yanlış&#8221; şeyler talep ettiğinden şikayet etmektedir<a href="#_ftn37" id="_ftnref37">[37]</a>. Sağlık politikalarını belirleyenler, daha geniş bir nüfusun ihtiyaçlarını dengelerken bireysel hasta-tüketicilerin isteklerini karşılama zorluğuyla karşı karşıyadır. Hekimleri tetikte tutmak için daha fazla dava sorumluluğuyla karşı karşıya bırakılmalarını önermenin, hekim/hasta ilişkisini baltalayacıyı bir girişim olduğu, tıbbi çalışmaların çoğunun hassas ve gizli doğası, kamu sırrının ve mesleki itibarının önemi nedeniyle böyle bir eylemin, hekimleri görevlerini yerine getirmede zorlaştıracağı öne sürülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar doktrinde eleştirilerse de akademisyenler tarafından tıbbi tüketiciliğin avantajlarına değinilen görüşler olduğu da görülmektedir<a href="#_ftn38" id="_ftnref38">[38]</a>. Sağlık hizmetlerinde tüketicilik sürecinde hastaların profesyonel otoritenin bazı yönlerine meydan okumaya başladığı, tüketicilerin genellikle seçeneklere sahip olduğu ve maliyetlerin kontrol altına alınmasına olanak sağladığı, bakım kalitesinin iyileştirilmesine, klinik araştırma ve savunuculuk faaliyetlerine katılınmasını arttırdığı ve sağlık hizmetlerinin verimliliğini artırmaya teşvik edildiği ileri sürülmektedir. Özel tıbbın hızla genişlemesi hususunun tüketici seçimini teşvik ediyor olduğu, hekimleri tarafından daha iyi hizmet verildiği ve rekabetçi standartları koruduğu da savunulmaktadır<a href="#_ftn39" id="_ftnref39">[39]</a>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SONUÇ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çalışmada, hekim-hasta ilişkileri tüketici işlemi olarak incelenerek hem Türk hukuku hem de Avrupa Birliği perspektifinden irdelenmiştir. Türk hukukunda, hekim ile hasta arasındaki ilişkinin mahiyeti ve bu ilişkiye dair sözleşmesel yükümlülükler, genellikle bağımsız çalışan hekimlerle sınırlı olarak vekâlet sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde, özellikle bağımsız çalışan hekimler arasındaki hekim-hasta ilişkisi, genellikle vekalet sözleşmesi olarak kabul edilse de özellikle estetik amaçlı yapılan cerrahi müdahalelerde eser sözleşmesi hükümleri uygulanabilmektedir. Diğer taraftan, hekim-hasta ilişkisinin tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında mümkündür. Dolayısıyla, tüketici hakem heyetleri veya tüketici mahkemelerine başvuru yapma hakkı söz konusu olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği perspektifinde, AB hukuku hastaları tüketiciler olarak değerlendirmekte ve sağlık hizmetlerini bir tüketici hizmeti olarak kavramsallaştırmaktadır. AB iç pazar hukuku, hastaların sağlık hizmetlerinden sınırsızca faydalanma haklarını güvence altına almaktadır. Ancak, tüketicilik kavramının hastalar üzerinde olumlu bir etkisi olup olmadığı, bu yaklaşımın hekim-hasta ilişkisi üzerindeki etkileri, tartışmalı bir konu olarak durmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, 1960’lı yıllardan itibaren ortaya çıkan sağlık hizmetlerine tüketici perspektifinden bakılması, hastaların tedavilerinde gerekli bilgiye sahip olabilmeleri, özerkliklerinin arttırılması ve hak ettikleri hizmetleri alabilmeleri ile bunun savunuculuğunu yapabilmeleri amacıyla ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu durumun tüketici bakış açısıyla ele alınmasının da gerek sağlık hizmetleri gerekse de tüketici konumundaki hastaların korunması açısından birçok avantajı bulunmaktadır. Hastaların tüketici kapsamında değerlendirilmesi ve özel tıp hizmetlerinin gelişmesiyle birlikte, bu bakış açısının rekabeti arttırıcı, kaliteli hizmetin sunulmasına teşvik edici yönleri sağlık sistemlerinin daha iyi hale gelmesine yol açmaktadır. Diğer taraftan, mahkemelere başvurmanın masraflı olması, uzun süren yargı süreçleri gibi olumsuzluklar hekim-hasta ilişkilerinin tüketici işlemi sayılmasıyla birlikte tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemelerinde uyuşmazlığın çözüm yoluna hızlı, masrafsız ve kolay bir şekilde erişimin sağlanması ile bir nebze de olsa giderilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer taraftan, konunun tüketici boyutuyla ele alınmasının güvene dayalı hekim-hasta ilişkisini temelden sarsacağı, hekimlerin mesleklerine yerine getirirken hareket etme alanlarını sınırlandıracağı, hekimlerin yanlış bilgi sahibi hastalarca yanlış tedavi talepleriyle karşılaşmaları ve sağlığa erişim hakkının insan hakkı boyutundan uzaklaşılması sonucunu doğurabileceği tartışmalarını da göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu bağlamda, hekim ile hasta ilişkisinin tüketici işlemi olarak kabulüne kıyasla ilgili alanın daha bilimsel ve karmaşık yapısından ve hasta ile hekim ilişkisinin metalaştırılamaz doğasından dolayı hekimlik sözleşmesinin kendine özgü bir sözleşme olarak yeniden kavramlaştırılması ve hekim-hasta ilişkisine ilişkin uyuşmazlıkların çözümünün tıp alanında uzmanlaşmış “Tıp İhtisas Mahkemesi” gibi özel nitelikli mahkemelerce sağlanmasının daha uygun olacağı göz önünde bulundurulmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KAYNAKÇA</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ARSLAN, Firdevs. (2020), “Hekimin Sorumluluğunun Belirlenmesi Bakımından Hekim ile Hasta Arasındaki İlişkinin Hukuki Mahiyeti”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi. Cilt 26, Sayı 1, s.400-422.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HERVEY, Tamara K., MCHALE, Jean V. (2015) “European Union Health Law&nbsp;<em>Themes and Implications</em>”, Cambridge University Press.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İPEKYÜZ YAVUZ, Filiz. (2015). “Hekimin Tazminat Sorumluluğu”, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 20, Sayı 33, s.19-61.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KÖK, Ahmet Nezih. (2015). “Hekim &#8211; Hasta İlişkisi Tüketici Hukuku Anlayışı İle Bağdaşır Mı?”, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi. Cilt 1, Sayı 5, s.605-616.</p>



<p class="wp-block-paragraph">LLIFFE, Steve, MANTHORPE, Jill (2020). “Medical Consumerism in the UK, From ‘Citizen’s Challenge’ To The ‘Managed Consumer’—A Symbol Without Meaning?”, Health Expect. S.24, s. 182–187.</p>



<p class="wp-block-paragraph">LLOYD, Peter, LUPTON, Deborah, DONALDSON, Cam (1991). “Consumerism in the Health Care Setting: An Exploratory Study of Factors Underlying The Selection And Evaluation Of Primary Medical Services” Australian and New Zealand Journal of Public Health, C.15, S.3, s.194-201.</p>



<p class="wp-block-paragraph">MAARTEN, Hajer, LAWS, David (2006). “Ordering Through Discourse’ in Moran”, Oxford Handbook of Public Policy, Oxford University Press.</p>



<p class="wp-block-paragraph">MOLD, Alex (2015). “Making British Patients İnto Consumers”, The Art Of Medicine, C.385, S.9975, s.1286-1287.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">ÖZMUMCU, Seda. (2015). “6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Hükümleri ve Yargıtay Kararları Çerçevesinde Tüketici Mahkemelerinin Görev Alanına Giren Uyuşmazlıklara Genel Bir Bakış”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 16, s. 831-871.</p>



<p class="wp-block-paragraph">PETEK, Hasan. (2014). “Tıbbî Müdahalelerden Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Uygulanması”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. Cilt 15, Özel S., s.969-1017.</p>



<p class="wp-block-paragraph">YÖRDEM, Yılmaz. (2019). “Hekimin Hatalı Tıbbi Uygulamaya Bağlı Hukuki Sorumluluğu”, TAAD, Yıl 11, Sayı 39, s.129-155.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.olcuhukuk.com.tr/hasta-ile-hekim-arasindaki-hukuki-iliskinin-mahiyeti">https://www.olcuhukuk.com.tr/hasta-ile-hekim-arasindaki-hukuki-iliskinin-mahiyeti</a> Erişim Tarihi: 01/11/2023</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.corpus.com.tr/">https://www.corpus.com.tr/</a> Erişim tarihi: 01/11/2023</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref1" id="_ftn1">[1]</a> YÖRDEM, 2019: s.132.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref2" id="_ftn2">[2]</a>&nbsp; AYAN, 199: s. 5. Akt. İPEKYÜZ, 2015 s. 19.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref3" id="_ftn3">[3]</a> Hasta Hakları Yönetmeliği, Resmî Gazete Tarihi: 01.08.1998 Resmî Gazete Sayısı: 23420.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn4" href="#_ftnref4">[4]</a> ARSLAN,2020: s.400-401. <a href="http://www.olcuhukuk.com.tr">www.olcuhukuk.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref5" id="_ftn5">[5]</a> Resmî Gazete Tarihi: 28.11.2013, Resmî Gazete Sayısı: 28835.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref6" id="_ftn6">[6]</a> ÖZMUMCU, 2015: s.867. PETEK, 2014: s.972. İPEKYÜZ, 2015: s.24.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn7" href="#_ftnref7">[7]</a> KÖK, 2015: s. 610. <a href="http://www.olcuhukuk.com.tr">www.olcuhukuk.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023. İPEKYÜZ, 2015: s. 24. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2002/13-1011, K. 2002/1047 T. 11.12.2002; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/13-669 K. 2020/346 T. 4.6.202025. <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn8" href="#_ftnref8">[8]</a> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/592 K. 2022/356 T. 22.03.2022.  <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref9" id="_ftn9">[9]</a> ARSLAN, 2020: s. 403.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref10" id="_ftn10">[10]</a> ARSLAN, 2020: s. 403.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref11" id="_ftn11">[11]</a> YÖRDEM, 2019: s.133.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn12" href="#_ftnref12">[12]</a> <a href="http://www.olcuhukuk.com.tr">www.olcuhukuk.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref13" id="_ftn13">[13]</a>ARSLAN, 2020: s. 404. YÖRDEM, 2019: s.135.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn14" href="#_ftnref14">[14]</a> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/(13)3-849 K. 2021/1385 T.11.11.2021. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 1991/8375 K. 1991/14336 T. 18/11/1991, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/5920 K.  2016/9175 T.17.10.2016. <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn15" href="#_ftnref15">[15]</a> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2020/592 K. 2022/356 T.22.03.2022. <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref16" id="_ftn16">[16]</a> Resmî Gazete Tarihi: 04.02.2011, Resmî Gazete Sayısı: 27836.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref17" id="_ftn17">[17]</a> YÖRDEM, 2019: s. 135. ARSLAN, 2020: s. 410. KÖK, 2015: s. 610.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref18" id="_ftn18">[18]</a> PETEK, 2014: s.990.; KÖK, 2015: s.610.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref19" id="_ftn19">[19]</a> ARSLAN, 2020: s. 412- 413.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref20" id="_ftn20">[20]</a> YÖRDEM, 2019: s. 135.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn21" href="#_ftnref21">[21]</a> Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/4800 K.2007/5945 T.03.10.2007. <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref22" id="_ftn22">[22]</a> KÖK, 2015: s. 609.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn23" href="#_ftnref23">[23]</a> ÖZMUMCU, 2015: s. 863. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi   E. 2016/23304 K. 2019/11117 K., Yargıtay 13. Hukuk Dairesi   E.2016/31244 K. 2019/12793. <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn24" href="#_ftnref24">[24]</a> Yargıtay 11.Hukuk Dairesi E. 2018/4358 K. 2018/6839 T.07.11.2018. <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a id="_ftn25" href="#_ftnref25">[25]</a> Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/1177 K.2013/9534 T.15.04.2013. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi T.24.01.2013 E. 2021/22501 K. 2013/1065. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2005/ 7314 K. 2005/ 9444 T. 08.07.2005. <a href="http://www.corpus.com.tr">www.corpus.com.tr</a> Erişim tarihi: 01/11/2023.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref26" id="_ftn26">[26]</a> Hajer ve Laws, 2008: s.251-268.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref27" id="_ftn27">[27]</a> Hervey ve McHale, 2015: s.74.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref28" id="_ftn28">[28]</a> Treaty on the Functioning of the European Union (TFEU), 1957.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref29" id="_ftn29">[29]</a> Hervey ve McHale, 2015: s.81.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref30" id="_ftn30">[30]</a> 85/374/AET sayılı Direktif, RG. L 210/29.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref31" id="_ftn31">[31]</a> Hervey ve McHale, 2015: s.99.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref32" id="_ftn32">[32]</a> 2011/24/EU sayılı Direktif, RG. L 88/45.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref33" id="_ftn33">[33]</a> 2006/123/AT sayılı&nbsp;Direktif, RG. L 376/36</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref34" id="_ftn34">[34]</a> Mold, 2015: s. 1286.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref35" id="_ftn35">[35]</a> Mold, 2015: s. 1286.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref36" id="_ftn36">[36]</a> Iliffe ve Manthorpe, 2020: s.183.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref37" id="_ftn37">[37]</a> Mold, 2015: s. 1286.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref38" id="_ftn38">[38]</a> Haug ve Lavin, 1983.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="#_ftnref39" id="_ftn39">[39]</a> Llyod, Lupton ve Donaldson, 1991: s.194.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
